DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3638 E. , 2024/1602 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3638 Karar No : 2024/1602 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/06/2022 tarih ve E:2016/58690, K:2022/4416 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3638 E. , 2024/1602 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3638 Karar No : 2024/1602 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/06/2022 tarih ve E:2016/58690, K:2022/4416 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/06/2022 tarih ve E:2016/58690, K:2022/4416 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-b maddesi uyarınca anılan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının istinaf edilmeksizin 28/10/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, Davacının kendi beyanları yönünden, davacının ifadesinde geçen anlatımlarının örgüt içerisinde yer aldığına ilişkin somut bir veri içermediği ve gerek Yargıtay içerisinde H.Ü. ve H.Ş ile görüşmesi ve gerekse de davacının çocuğunun örgüte müzahir dershaneye gitmiş olmasına ilişkin hususun, davacının açıklamalarının aksine örgütsel saiklerle yapıldığına ilişkin bir bilgi belge veya tanık ifadesiyle ortaya konulamamış olması nedeniyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacının iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen karar yönünden, davalı idare tarafından dosyaya sunulan 18/07/2016 tarihli tutanakta; davacının iş yerindeki çalışma odasında yapılan aramada "Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar numaralı Davacı Asya Katılım Bankası, Davalı F.D. adına düzenlenen Yargıtay ilamı 3 (üç) sayfa"nın ele geçirildiğinin görüldüğü, Asya Katılım Bankası'nın taraf olduğu bir adet Yargıtay kararının davacının görev yaptığı Yargıtay'daki odasında bulunmasına ilişkin davacının anlatımlarının aksini ortaya koyabilecek nitelikte örgütsel destek ve saikle hareket ettiğine dair somut bir delil ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, HTS Kaydı ve davacı hakkındaki iddianamede yer alan tespitler yönünden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürüttüğü soruşturma sonucunda hazırladığı ... tarih ve Sor. No:..., E:..., İddianame No:... sayılı iddianamede yer alan, HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen 14/03/2017 tarihli raporda; davacının örgüt ile iltisaklı olan kurumlardan olan; Bank Asya ile 2 defa, Kimse Yok Mu Derneği ile 1 defa ve Asya Kart ile 1 defa görüşmesinin bulunduğu, davacının bu kurumlardan aranması ve mesaj almasının örgütsel saikle yapıldığını gösterir nitelikte somut herhangi bir veri, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dosya kapsamına sunulmadığı görüldüğünden, yalnızca örgüt ile iltisaklı kişi ve kurumlarla arama, aranma ve mesaj alma yoluyla telefon görüşmesinin bulunduğu iddiasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Ankesörlü/Sabit Hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca hazırlanan Raporlar ile davacının beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisi üzerine kayıtlı olan üç ayrı GSM hattının 2012-2015 yılları arasında üç farklı tarihte ankesör/sabit hattan aranmış olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan deliller yönünden, davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Diğer hususlar yönünden, davalı idare tarafından; davacı hakkındaki "sosyal çevre bilgilerinin" davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğunun ileri sürüldüğü, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 26/05/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceği de açık olduğu gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının ve bu kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmeme gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, dava dosyasına sunulan delillerin, idarelerince davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli görüldüğü, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dava konusu işlem "üyelik" isnadıyla değil "iltisak ve irtibat" isnadına dayandığından, söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmeyeceği, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu; davacının oğlunu görev yaptığı yerde bulunan FETÖ/PDY bağlantılı dershaneye gönderdiği ve 2014 HSYK seçimleri döneminde FETÖ/PDY destekli sözde bağımsız adaylardan olan ve ByLock kullanıcısı olan H.Ü. ile ve FETÖ/PDY'nin yargıda etkin olduğu dönemde İstanbul'da Özel Yetkili Hakim olan ve FETÖ/PDY kapsamında çok sayıda isnat ile aranmaktayken sahte kimlikle yakalanan eski hakim H.Ş. ile Yargıtay'da görüştüğüne ve bununla itham edildiğine yönelik kendi ifadesindeki anlatımları; odasında yapılan aramada, örgütün finans kuruluşu olan Bank Asya lehine verilmiş olan bir Yargıtay kararı bulunduğuna yönelik tutanak; davacı hakkında düzenlenen iddianamede geçen; HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen raporda; haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunması ve örgüt ile iltisaklı olan kurumlardan olan; Bank Asya ile 2 defa, Kimse Yok Mu Derneği ile 1 defa ve Asya Kart ile 1 defa görüşmesinin bulunduğu şeklindeki tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair delil bulunduğunu ortaya koyduğu, ayrıca her ne kadar davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan beraat kararı verilmiş ise de; dava konusu işlem "üyelik" isnadına değil "iltisak ve irtibat" isnadına dayandığından söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmediği aksine işbu dosyadaki bilgi ve belgeler ve anılan beraat kararı içeriğindeki bilgilerin ve davacı hakkında düzenlenen iddianamedeki tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olduğunu ortaya koyduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 20/12/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/06/2022 tarih ve E:2016/58690, K:2022/4416 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 16/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.