Başvuru, duruşma tarihinden haberdar edilmeme nedeniyle savunma için gerekli zamana sahip olma hakkının, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmek suretiyle haksız olarak mahkûm edilme nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; duruşma tarihinden haberdar edilmeme nedeniyle savunma için gerekli zamana sahip olma hakkının, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmek suretiyle haksız olarak mahkûm edilme nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Alacak meselesi yüzünden başvurucunun da aralarında bulunduğu şüphelilerle müşteki arasında çıkan tartışma sırasında şüphelilerin yumruklamak suretiyle müştekiyi kasten yaraladıkları, dışarıya çıkmak istemesine rağmen kapıyı kilitli tutarak müştekiyi bırakmadıkları iddiasıyla başvurucu hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 25/6/2007 tarihli iddianamesiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır. Duruşmaları on yedi celsede tamamlanan yargılamada başvurucunun adresinin tespiti için birçok müzekkere yazılmıştır. Neticeten Samsun Asliye Ceza Mahkemesince başvurucunun 28/1/2011 tarihinde savunması istinabe suretiyle alınmış, savunmasının tespitinden önce kendisine iddianame ve ekleri okunmuş, yasal hakları kendisine hatırlatılmış ve ek savunma hakkı verilmiştir. Başvurucu, müdafi ile temsil edilmek istemediğini bildirmiş; ayrıca ek savunma için süre istemediğini ve duruşmalardan bağışık tutulmayı istediğini ifade etmiştir. Aksaray Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 15/2/2011 tarihli kararıyla başvurucu hakkında kasten yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise neticeten başvurucunun 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/6/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucunun 22/9/2014 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz yoluna başvurulması talebini içeren dilekçesi üzerine Başsavcılık 21/11/2014 tarihli tebliğnamesiyle, meydana gelen kapı kilitleme eyleminin tek başına suçun unsuru olamayacağı ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçeleriyle kesin hükmün bozulması talebiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 19/1/2016 tarihli kararıyla başvurucu hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasının ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğunu belirterek itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu 30/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.