16. Ceza Dairesi 2017/2037 E. , 2017/5409 K. "" TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2017 tarih ve 2017/50313 sayılı yazısı ile, Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/06/2017 tarihli ve 2017/80905 soruşturma, 2017/18569 esas, 2017/2918 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3 ve 174/1-a maddeleri gereğince iadesine dair Ankara 20. Ağ…
**16. Ceza Dairesi 2017/2037 E. , 2017/5409 K.** **"İçtihat Metni"** TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2017 tarih ve 2017/50313 sayılı yazısı ile, Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/06/2017 tarihli ve 2017/80905 soruşturma, 2017/18569 esas, 2017/2918 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3 ve 174/1-a maddeleri gereğince iadesine dair Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/06/2017 tarihli ve 2017/61 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2017 tarihli ve 2017/4 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya kapsamına göre; 1- Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/06/2017 tarihli ve 2017/61 iddianame değerlendirme sayılı kararında “....şüphelinin örgütün faaliyeti çerçevesinde eylemlerini Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi olduğu dönem ve öncesini kapsayacak şekilde gerçekleştirdiğinin iddia olunduğu, iddianamede şüphelinin görevinden ayrıldıktan sonraki süreçte herhangi bir eyleminden bahsedilmediği” belirtilerek şüphelinin eyleminin kişisel suç olarak değerlendirilmesi halinde yürürlükte bulunan mevzuat gereği yargılamasının Yargıtay’da, görev suçu olarak nitelendirilmesi halinde ise yargılamasının Anayasa Mahkemesinde yapılması gerektiği belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 170/3 ve 174/1-a maddeleri gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, silahlı terör örgütüne üye olma suçu mütemadi bir suç olup suçun örgütün hiyerarşik yapısına bağlılık devam ettiği sürece devam edeceği, hiyerarşik yapıyla bağlantı sona erdiği takdirde son bulacağı, iddianamede 2014 yılında yapılan HSYK seçimlerinde kurul üyeliği sona eren şüphelinin temadinin kesildiği suç tarihi olan 29/07/2016 tarihine kadar örgütten ayrıldığına dair bir tespitin bulunmaması aksine örgüt içerisinde yer aldığının belirtilmesi, bu tarihte şüphelinin HSYK üyesi ve yüksek yargı mensubu olmaması nedeniyle hakkında 680 sayılı KHK ile değişik 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 38. maddesinin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında merciince yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde,