(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10409 E. , 2007/15006 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 102 ada 292 parsel sayılı 20.600,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesi…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10409 E. , 2007/15006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 102 ada 292 parsel sayılı 20.600,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır. Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir.Şöyle ki çekişmeli taşınmazın üç parsel doğusunda 102 ada 359 sayılı orman parseli bulunduğu halde mahkemece orman araştırması yapılmamış ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları (40/100 dönüm limitin aşılıp aşılmadığı, sulu kuru arazi olup olmadığı vb) yöntemince belirlenmemiştir. Bunlardan ayrı çekişmeli taşınmazın bir bölümünde halihazırda taşlık, kayalık ve makilik alanlar bulunmakta olup bu yerlerde 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında imar ve ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Mahkemece bu durum dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.