Başvuru, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması nedeniyle yüksek lisans eğitimine devam edemeyen başvurucunun uğramış olduğu zararın tazmin edilmemesinin eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması nedeniyle yüksek lisans eğitimine devam edemeyen başvurucunun uğramış olduğu zararın tazmin edilmemesinin eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Olayların gerçekleştiği tarihte Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapan başvurucu, aynı zamanda Pamukkale Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalında yüksek lisans öğrencisidir. Başvurucu 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Ayrıca başvurucu, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 2/5/2017 tarihinde tutuklanmış ve hakkında kamu davası açılmıştır. Bunun üzerine başvurucunun eğitim gördüğü Üniversite, 16/4/2018 tarihinde başvurucunun yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına karar verilmiştir. Başvurucu önce söz konusu çıkarma işleminin iptali istemiyle dava açmış, ayrıca bu dava sonuçlanmadan anılan çıkarma işlemi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için de tam yargı davası açmıştır. Söz konusu çıkarma işleminin iptali talebiyle açılan davada İdare Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun karara yönelik istinaf başvurusu, Bölge Mahkemesince reddedilmiştir. Başvurucu anılan kararı, temyiz etmiştir. Danıştay, Bölge Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"...Bu durumda, işlem tarihi itibariyle, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden herhangi biri ya da hepsini işlediğine veya bu yönde eylemde/faaliyette bulunduğuna dair adli yargı mahkemelerince verilen kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, dolayısıyla ortada Yönetmeliğin 9/1-a maddesi uyarınca verilmiş böyle bir karar olmadan yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilemeyeceği, bundan bahisle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Diğer yandan, işlem tarihi itibariyle davacı hakkında, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 9/1-a maddesi uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmamakta ise de, davacı hakkında Şırnak Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün dava sürecinde 2019 tarihi itibariyle kesinleştiği görülmekte olup, bu durumda idarece yeniden işlem tesis edilebileceği de açıktır.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır." Bölge Mahkemesi, Danıştayın bozma kararına uymuş ve bozma kararı doğrultusunda İdare Mahkemesinin kararını kaldırarak dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge Mahkemesinin söz konusu iptal kararı, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Başvurucunun, söz konusu çıkarma işlemi nedeniyle uğradığı zararların tazminine yönelik tam yargı davasında ise İdare Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara yönelik istinaf ve temyiz başvuruları da reddedilmiştir. Danıştayın gerekçesi şöyledir;"...davacının davalı idare bünyesinde lisansüstü eğitim öğrencisi olduğu, öğretmen olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Eki Liste'de ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, öte yandan, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/285 esasına kayden açılan davada davacı hakkında FETÖ/PDY Terör Örgütü Üyeliği suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bahsi geçen kararın temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiği, bundan bahisle davacının yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasına ilişkin işlem nedeniyle idarece maddi ve manevi zarara uğratıldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır." Bu arada başvurucu hakkında Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan 21/11/2018 tarihinde mahkûmiyet hükmü verilmiş, söz konusu mahkûmiyet hükmü 25/9/2019 tarihinde Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, tam yargı davasına ilişkin nihai hükmü 8/3/2021 tarihinde öğrendikten sonra 17/3/2021 tarihinde adli yardım talepli olarak bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca aralarında konu yönünden irtibat bulunan 2021/43260 numaralı başvurunun 2021/21435 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.