11. Ceza Dairesi 2010/14616 E. , 2010/14870 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 S TCK:nun 503/1,522,59/2 mad göre 3 ay 10 gün hp ve 39.YTL apc 27-28-29-30.11.2009 tarihlerinin Kurban Bayramı resmi tatili olduğu cihetle, 23.11.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü 01.12.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz eden hükümlünün temyizinin yasal süresinde olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar verilmesini isteyen tebliğnamedeki düşünceye…
**11. Ceza Dairesi 2010/14616 E. , 2010/14870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 S TCK:nun 503/1,522,59/2 mad göre 3 ay 10 gün hp ve 39.YTL apc 27-28-29-30.11.2009 tarihlerinin Kurban Bayramı resmi tatili olduğu cihetle, 23.11.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü 01.12.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz eden hükümlünün temyizinin yasal süresinde olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar verilmesini isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, önceki hükmolunan ceza ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması sonucu denetime olanak verecek şekilde aleyhe yasanın tespitinin, kararın gerekçe bölümü yerine hüküm fıkrasında yapılması, 5237 sayılı Yasaya ile uygulama yapıldıktan sonra hükme “Bu sonuca göre olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 503/1. maddesinin sanık lehine bulunacağı buna göre …” şeklinde cümlenin eklenmesi nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir. Hükümlü ... hakkında bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, önceki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile olaya uygulanması gereken 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş olmasına ve incelenen dosyaya göre hükümlünün lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak: 5271 sayılı CMK.nun 324/1 ve 326/2. maddeleri uyarınca, iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, geriye kalan ortak yargılama giderlerinden eşit şekilde sorumlu oldukları da göz önüne alınarak, uyarlama yargılaması sonucu kurulan yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki vekalet ücreti, müsadere, yargılama giderleri ve benzeri hususların infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, son iki paragrafından önce gelmek üzere hüküm fıkrasına önceki hükümde yer alan “Olay sırasında sanık ... Çektir tarafından kullanıldığından bahisle halen Tekin Garajı’nda zabt altında bulunan ve dosyamıza konu suç bakımından suçta kullanılmış kabul edilmeyen 20 NK 212 plakalı otomobilin karar kesinleşinceye kadar yediemin sıfatıyla ve ruhsat aslı ibraz edildiğinde ruhsat sahibi İbrahim Karaçay’a teslimine, karar kesinleştiğinde yedieminlik sıfatının kaldırılmasına, Emanetin 2001/1092 sırasında kayıtlı 3 adet tornavida, birer adet pense, kerpeten, ucu kesik tahra, 10-11 anahtar, 2 adet beyaz ve kırmızı renkli kablonun karar kesinleştiğinde sahibine iadesine,” bölümleri ile önceki hükümde yer alan yargılama giderleri ile ilgili bölümün, “Toplam 18.400.000.-TL (18,40 TL) yargılama giderindeki, sebebiyet verdiğinin tamamının, ortak olanların eşit şekilde sanık ...’den tahsiline” şeklinde düzeltilerek aynen eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.