Ceza Genel Kurulu 2013/40 E. , 2014/318 K. "" Mahkemesi : BARTIN Ağır Ceza Günü : 08.04.2008 Sayısı : 153-51 Kasten öldürme suçundan sanık F.Ç. B.'in beraatına ilişkin, Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.04.2008 gün ve 153-51 sayılı hükmün C.. C.. savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.01.2012 gün ve 10226-216 sayı ile; “Sanığın evlilik dışı ilişki nedeniyle hamile kaldığı bu durumu ailesinden gizlediği, olay tarihind…
**Ceza Genel Kurulu 2013/40 E. , 2014/318 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : BARTIN Ağır Ceza Günü : 08.04.2008 Sayısı : 153-51 Kasten öldürme suçundan sanık F.Ç. B.'in beraatına ilişkin, Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.04.2008 gün ve 153-51 sayılı hükmün C.. C.. savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.01.2012 gün ve 10226-216 sayı ile; “Sanığın evlilik dışı ilişki nedeniyle hamile kaldığı bu durumu ailesinden gizlediği, olay tarihinde savunmaya göre herhangi bir tıbbi yardım almaksızın evin tuvaletinde doğum yaptığı, doğum sırasında bebeğin yere düşerek başını çarptığı göbek bağının kendiliğinden koptuğu, doğan bebeğin ağlamadığı ve nefes almadığı bu şekilde tuvaletin yanındaki lavabonun altına bıraktığı, kanama nedeniyle baygınlık geçiren sanığın yakınları tarafından doğum hastanesine kaldırıldığı, olayı uzman doktora anlatması üzerine durumun ortaya çıkıp adli soruşturmaya başlanıldığı, ölüm nedeninin tespiti için Adli Tıp 1. İhtisas Kurulundan 25.06.2007 tarih 1637 sayılı rapor alındığı, raporun sonuç kısmında; ölüm nedeninin tespit edilemediği belirtilmiş ise de, bebeğin miadında canlı olarak doğduğu, yaşamını etkileyecek konjenital anomali saptanmadığı tespit edildiğine göre, ölümün doğal nedenlerden gerçekleşmediği göz önünde bulundurulduğunda; a) Sanığın savunmasında belirttiği şekilde doğumun gerçekleşip gerçekleşemeyeceği, b) Kordon bağının tıbbi koşullara uygun kesilmemesi ve bağlanmamasının ölüme sebebiyet verip veremeyeceği, c) 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesi gereğince İhtisas Kurulu raporları kapsamı itibariyle yeterince kanaat oluşturmaya elverişli olmadığı takdirde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak ölüm nedeninin tespitine çalışılması, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmesi” isabetsizliklerinden oyçokluğu ile bozulmasına karar verilmiş, Daire Başkanvekili S.Z.İ. ve Daire Üyesi M. Ü. ise; “a) Eksik Soruşturma Yönünden: Öncelikle belirtmek gerekir ki, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin raporu bilimsel tutarlılığı ve gerekçeyi içermektedir. Genel Kuruldan yeniden rapor istenmesinin somut ve sonuca etkili bir gerekçesi yoktur. Bu raporda açıkça ölü bebeğin zamanında ve canlı doğduğu, ölü doğduğu ölümü açıklar hiçbir nedenin bulunmadığı, ölüm nedenin zorlamalı olup olmadığının adli soruşturmayla ortaya çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle eksik soruşturma nedeniyle bozma kararına katılmadık. b) Sanığın Hukuksal Konumunun Değerlendirilmesi: