11. Hukuk Dairesi 2024/3753 E. , 2025/2174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Daireis SAYISI : 2023/1253 Esas, 2024/427 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/602 E., 2023/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten
**11. Hukuk Dairesi 2024/3753 E. , 2025/2174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Daireis SAYISI : 2023/1253 Esas, 2024/427 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/602 E., 2023/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkili aleyhine 1.068.956,37 TL bedelli 12 adet bonoya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, ticari ilişkisi bulunmadığı gibi kendisini tanımadığını, bonolardaki imzaların müvekkile ait olmadığını, müvekkili hakkında bu bonolara istinaden icra takipleri başlatıldığını, taraflar arasında borçlandırıcı işlem olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespiti ile davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonolarda yazılı miktar olan 1.068.956,37 TL'nin %40 üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı 12 adet bononun daha önce ortaklık yaptığı Yılmaz Berber tarafından ciro edilip...'e,....'ten de ciro edilip ...'e geçtiğini, davacının imzasının kullanıldığını, borcun ve imzanın davacıya ait olmadığını belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün raporlarında takiplere konu 12 adet bonoda davacıya atfen atılan keşideci imzalarının davacıya ait olmadığının saptandığı, sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olduğu, dolayısıyla hamile karşı da ileri sürülebileceği, yine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporuna göre, dava konusu takiplere esas bonolardaki davacıya atfen atılı imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, senetlerde keşideci olarak adına atılı bulunan imzalar davacı ...'ın elinden çıkmadığından takibe konu senetler yönünden borçlu olmadığının anlaşıldığı, diğer yandan davalının son hamil olduğu, keşideci imzasının aidiyetini bildiği ve kötüniyetli olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu takipler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıda olduğunu, ATK raporuna göre; davaya konu edilen senetlerdeki borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu raporun ceza dosyası kapsamında alınan raporlar ile birbirini tevsik ettiği, imza inkarı mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebileceği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında borçlu olmadığının tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.