11. Hukuk Dairesi 2011/919 E. , 2013/1334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2007/708-2010/612 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin i
**11. Hukuk Dairesi 2011/919 E. , 2013/1334 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2007/708-2010/612 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin üstlendiği yol inşaatının %85’i koasürans esası üzerinden davalı tarafından İnşaat All Risk Sigorta Poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığını, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sigortalı yol inşaatının 21/22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle hasara uğradığını, genişletilmiş bakım teminatının da verildiğini, başvuruya rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 857.292,792 USD’nin reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, sigorta sözleşmesini ...’da mukim ... firmasının imzaladığını, rizikonun 1 yıllık inşaat devresi bittikten sonra meydana geldiğini, daha sonra genişletilmiş bakım devresi klozunun başladığını, anılan kloza göre bir veya birden çok yüklenicinin sigorta konusuna verdiği zararlar ile inşaat süresi içinde veya kati kabul öncesi meydana gelmiş olmak koşuluyla bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararların teminat altına alındığını, rizikonun inşaat süresi içinde kısmi veya kati kabul öncesi meydana gelmediğini, teminat içinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin davacının üstlendiği yol inşaatına ilişkin olduğu, sel rizikosunun 21/22.03.2007 tarihinde meydana geldiği, yetkili mahkemece hasar tespiti yapıldığı, geçici kabul komisyonunun 22.01.2007 tarihli tutanağından tali işlerin tamamen bitirilmesi için bu tarihten itibaren 90 gün süre belirlendiği, bu sürenin 22.04.2007 tarihinde dolacağı, geçici kabul tutanağının 14.12.2006 tarihinden itibaren kabulünün tavsiye edilerek, ilgili makamlarca onaylandığı, yol yapım işlerine ait 55 numaralı hakediş referans ön yazılarıyla 26.12.2007 tarihinde tanzim edilip ve denetim hizmetleri için de Nisan/Mayıs 2007 ayları için makbuz karşılığı ödeme yapıldığının anlaşıldığı, 14.12.2006 tarihiyle 22.04.2007 tarihleri arasında geçici kabulde belirlenen işlerin giderilmesi için hakediş ile denetim hizmetleri ödemelerine göre 2007 yılı sonuna kadar dava konusu yol yapım işlerinde çalışmalar yapıldığı ve bunlara devam edildiği, zeyilname ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki muafiyetin 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşn geçici kabulüne göre değil, kısmi yada kesin kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu teminatının da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2 maddesi uyarınca sel rizikosunun teminat içinde olduğu, kesin kabulün bulunmadığı, poliçe genel şartlarının 14/b ve 14/g maddeleri kapsamında mahalli mahkemece zararın belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 857.292,79 USD’nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ... ettirenin rizikoyu ihbarla birlikte eksper tayin edilerek zararının belirlenmesi yönündeki talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir parçası olan genel şartlarda belirlenen hakem-bilirkişi prosedürüyle bir ilgisinin olmamasına, ... Asliye Mahkemesi'ne başvurularak yaptırılan tespit sonrası düzenlenen raporun kesinleşmiş hakem raporu olarak değerlendirilmesinin yerinde bulunmamasına, her ne kadar anılan rapor tarafları bağlayıcı bir nitelik taşımaz ise de zarar tutarının belirlenmesinde bir veri olarak alınmasında yanlışlık olmamasına, aralarında inşaat mühendisliği alanında uzmanın bulunduğu bilirkişi kurulu tarafından bu tespit raporu da değerlendirilerek tüm kanıtlar çerçevesinde zararın belirlenmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 63.920,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.01.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı olarak açılan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davacının yüklenicisi olduğu inşaat nedeniyle davalı şirketin poliçe tanzim ettiği, poliçenin süresinin zeyilnameler ile 14.12.2006 tarihine kadar uzatıldığı, sürenin dolması ile birlikte on iki aylık bakım devresi teminatının başladığı, poliçede Munich Re 004 Genişletilmiş Bakım (12 ay) klozu bulunduğu ve inşaattaki hasarın 22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle oluştuğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf bakım devresi içinde sel nedeniyle meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı noktasındadır. İnşaat sigortalarında inşaat faaliyetlerinin başladığı tarihten geçici kabulün onaylanmasına kadar devam eden süre inşaat süresini oluşturur bu aşamadan sonra kesin kabule kadar geçecek süre ise teminat süresi veya bakım devresi olarak adlandırılır. İnşaat sigortasında maddi sigorta süresi sigorta sözleşmesinde gösterilen esas inşaat süresi ile sınırlıdır. Bununla beraber müteahhidin faaliyetleri ve sorumluluğu geçici kabulden sonra da devam eder. İnşaat sigortası sadece esas inşaat süresi için koruma sağladığından bu süreden sonra da sorumluluğu devam eden müteahhidin bakım devresi için de sigortacı ile anlaşması ve ek prim ödemesi gerekir. İnşaat sigortalarındaki bakım devresinde sigortacı açısından risk azalmaktadır. Bu devrede poliçe all risks özelliğinden çıktığından, sadece eksikliklerin tamamlanması sırasında ve genellikle bu faaliyetlerle sınırlı olarak müteahhit tarafından gerçekleştirilen zarar ve hasarlar güvence altına alınmaktadır. Bu nedenle bakım devresinde meyadana gelen ziya ve hasarların teminata dahil sayılabilmesi için müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerekir. Doğal afetler, yangın, hırsızlık gibi nedenlerden kaynaklanan ziya ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından bakım devresi teminatı dışında kalır. (MR 003 ve 004) Bu nedenle bu tür riskler için müteahhidin işletme sigortası yaptırması gerekir. (Yrd. Doç.Dr Ali Ayli İnşaat Bütün Riskler Sigortasında Riziko ... 2012 s 149-150) Somut olayda, mahkemece hasarın meydana geldiği tarihte sigorta konusu işin kısmi yada kesin kabulünün yapılmamış olup geçici kabulünün yapıldığı, bakım klozu teminatının yürürlükte olduğu, bu süreçte inşaat işinin devam ettiği, bu nedenle Munich Re 004 klozunun 2. Bendindeki şartın gerçekleşmiş olduğu ve hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Ancak, yüklenici davacı, inşaatın bitmemesi sebebiyle, ilk poliçenin süresi sona ermesine rağmen davalı ... şirketi ile zeyilname düzenlemek suretiyle inşaatın bitiş tarihini geçici kabul tarihi olan 14.12.2006 tarihine kadar uzatmıştır. Geçici kabul ile birlikte bakım devresi teminatının başladığı da taraflar arasında ihtilafsızdır. Munich Re 004 klozunun ikinci bendine göre ancak “inşaat süresi içinde meydana gelip bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararlar” sigorta teminatına dahildir. Mahkemenin inşaat süresi dışında (geçici kabul tarihinden sonra) bakım devresi içinde 22. 04.2007 günü meydana gelen sel hasarının da bu madde kapsamında olduğunu kabul etmesi doğru olmayıp mahkemece verilen kararın bozulması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından klozun başlangıcındaki “..poliçe şartalarında ve ekli zeyilnamelerde yer alan diğer hükümler aynen saklı kalmak…” ibareleri nedeniyle 14.12.2006 tarihinden öncesi için verilen tüm teminatların bakım devresi içinde geçerli olduğundan hareketle mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüne varılmış ise de yukarıda da belirtildiği gibi bakım devresinde poliçe, all risks özelliğinden çıktığından ve bakım devresinde sigortacı açısından risk azaldığından klozun ikinci bendi kapsamında kalmadığı açık olan sel hasarının da teminat dışında bulunduğu ve mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.