Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5442 E. , 2024/6844 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5442 Karar No : 2024/6844 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişk
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5442 E. , 2024/6844 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5442 Karar No : 2024/6844 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, 19 Temmuz 2018 tarihi itibariyle OHAL uygulamasına son verildiği, tesis edilen kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL döneminde durumun gerektirdiği ölçüde geçici nitelikte tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarılma yönünde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa'ya göre OHAL döneminde dahi ihlal edilemeyecek türden bir hak olan masumiyet karinesinden yararlanma hakkının ihlal edildiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici olması ve nihai nitelikte olmaması gerektiği, OHAL KHK'larının 30 günlük süre içerisinde onaylanmadığı, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Mahkemelerce MGK kararlarına dayanılarak karar verilemeyeceği, hiçbir savunma hakkı tanınmadan, mahkemeye erişim hakkı engellenerek, masumiyet karinesi ihlal edilerek, ceza hukuku alanında bir sanığın sahip olduğu en temel sanık haklarından hiçbirine saygı gösterilmeden ve bir daha kamu görevinde çalışamayacak ve sivil ölüm oluşturur şekilde kamu görevinden çıkarıldığı, mahkumiyet kararının KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten çok sonra ortaya çıkmış bir durum olduğu, sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, MİT, Emniyet ve Jandarma tarafından istihbari amaçlı toplanan bilgilerin yasalara uygun olarak elde edilmiş olsalar dahi bir disiplin ya da ceza yargılamasında delil olarak kullanılamayacakları, ByLock verileri hukuka uygun olarak elde edilmediğinden hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş bellek'in kendisine verilmesi ve savunma hakkı tanınması gerektiği, çelişmeli yargılama, silahların eşitliği ve bağımsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın bu suçun kurucu unsurlarından birisi olduğu, kast olmazsa bu suçun oluşmayacağı, terör örgütü üyeliği suçlaması açısından sadece 15 Temmuz 2016 tarihinden sonraki faaliyetleri, eylem ve işlemleri nedeniyle sorumlu tutulabileceği, en erken olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararının Bakanlar Kurulunca kabul edildiği ve kamuoyuna deklare edildiği 30 Mayıs 2016 tarihinden sonraki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanarak cezalandırılabileceği, bu tarihten önceki faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasının suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, hukuki güvenlik ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edileceği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.