22. Hukuk Dairesi 2012/1944 E. , 2012/6080 K. "" MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 05/05/2010 Davacı vekili; davacının iş sözleşmesinin sebepsiz feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili; yeniden yapılandırma çalışmaları yapıldığını ve norm kadro çalışması ile tüm çalışanların yeniden değe…
**22. Hukuk Dairesi 2012/1944 E. , 2012/6080 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 05/05/2010 Davacı vekili; davacının iş sözleşmesinin sebepsiz feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili; yeniden yapılandırma çalışmaları yapıldığını ve norm kadro çalışması ile tüm çalışanların yeniden değerlendirildiğini, Fiyatların %20 düşmesine bağlı olarak daha az personelle çalışılmasının kararlaştırıldığını, toplu feshe gidilmeden önce sosyal seçim kriterlerinin uygulandığını ve emeklilik hakkını kazanan personelle gönüllülere öncelik tanındığını, sayının yetersiz kalması üzerine şirket için objektif yetkinlik kriterleri belirlenmiş olduğu ve norm kadro çalışmasının da yapıldığını, davacının toplu fesih sürecinde işten çıkartıldığını, Mahkemece davalı şirketin başka bir şirketi satın alması sonucu, ne tür yeniden yapılanmaya gidildiği bunun sonucu olarakta ne kadar işgücünün ne sebeple fazla kaldığı kesin olarak belirtilmediğini, davacı tarafından sunulan internet çıktılarından davacının işten çıktıktan sonraki tarihlerde satış mümessili alımı için ilan verildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki iş ilişkinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erip ermediği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır. Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesinin de mümkündür. Sözleşmenin doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak değerlendirilmelidir. İşçi ve işveren iradelerin fesih konusunda birleşmesi, bir taraf feshi niteliğinde değildir. İş Kanununda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklamanın (icap) ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur. Bozma sözleşmesinde icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale sözleşmesi akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip, feshe tahvil edilemez. Bu anlamda bozma sözleşmesinin şekli, yapılması, kapsam ve geçerliliği Borçlar Kanunu hükümlerine göre saptanacaktır. Buna karşılık iş sözleşmesinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erdirilmesi, İş Hukukunu yakından ilgilendirdiği için ikalenin yorumunda iş sözleşmesinin yorumunda olduğu gibi genel hükümler dışında İş Hukukunda yararına yorum ilkesi göz önünde bulundurulacaktır.