12. Ceza Dairesi 2022/5507 E. , 2024/4844 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1302 E., 2021/2984 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı…
**12. Ceza Dairesi 2022/5507 E. , 2024/4844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1302 E., 2021/2984 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; mahkemenin hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verdiğini, davacının tutuklandığı suçtan beraat ettiğini bu yüzden davanın kabulü gerektiğine ve resen temyiz sebeplerine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/9 Esas 2019/374 Karar sayılı ilamı sanık ...'un "silahla birden fazla kişi ile birlikte konutta yağma" suçundan yargılandığı ve cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 05/05/2020 tarih 2020/1256 Esas 2020/987 Karar sayılı ilamı ile sanık ...'un "nitelikli yağma" suçundan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ve sanığın tespit edilen eyleminin TCK'nın 165 veya 28. maddeleri kapsamında soruşturulması için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, kararın 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği, sanığın 25-26-27/10/2018 tarihlerinde gözaltında kaldığı, Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/10/2018 gün 2018/918 sayılı tutuklama müzekkeresi ile 28/10/2018 tarihinde tutuklanmasına ve Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2019 gün 2018/9 sayılı müzekkeresi ile 22/05/2019 tarihinde tahliyesine karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 142/1. maddesinde koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasında davacının tutuklu veya gözaltında kaldığı suçtan ve eylemden beraat kararının kesinleşmesi halinde dava açılmasının koşul olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 05/05/2020 tarih 2020/1256 Esas 2020/987 Karar sayılı ilamı ile sanığın üzerine atılı "nitelikli yağma" suçundan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve tespit edilen eyleminin TCK'nın 165 veya 281. maddeleri kapsamında soruşturulması için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve bu davadaki anılan eylemin değişen suç vasfına göre tam olarak neticelendirilmediği ve kesinleşmediği, CMK 142/1 maddesinde düzenlenen tazminat isteminin bu anlamda kötüye kullanılmaması ve zenginleşme aracı olmaması gerektiği vicdani kanaatiyle 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesi gereğince koşulları oluşmayan davacı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacı vekili tarafından 29/07/2020 havale tarihli dilekçesi ile davacı müvekkilinin nitelikli yağma suçundan 25/10/2018 tarihinde gözaltına alındığını, 28/10/2018 tarihinde tutuklandığını ve açılan kamu davası neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 05/05/2020 tarih 2020/1256 Esas 2020/987 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiğini müvekkilinin haksız bir şekilde gözaltında ve tutuklu kaldığını belirterek bu nedenle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Tazminat istemine esas Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/9 Esas 2019/374 Karar sayılı dava dosyasındaki belgelere göre, davacı sanığın da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında silahla birden fazla kişi ile birlikte konutta yağma suçundan kamu davası açıldığı, sanığın (davacının) bu suçtan 28/10/2018 tarihinde tutuklandığı, 22/05/2019 tarihinde salıverildiği ve yapılan kovuşturma sonucunda mahkumiyetine hükmedildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 05/05/2020 tarih 2020/1256 Esas 2020/987 Karar sayılı ilamı ile "Sanık ...'un tespit olunan eylemlerinin; sanıklardan ... ile birlikte suça konu tavuz kuşu heykelini satmaya çalışmak olduğu, bu eylemin sanık ...'ın sanık ...'nın yağmalama eylemine iştirak ettiği veya bu eyleme yardımda bulunması eylemi olarak nitelendirilemeyeceği, sanığın eyleminin TCK'nın 165. ve 281. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, incelenen iddianamenin niteleme bölümünde sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kamu davası açılmış olmasına karşın, TCK'nın 165. veya 281. maddelerine muhalefet suçlarından açılmış bir kamu davasının bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında ilk derece mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılıp sanığın eylemi nedeniyle ilk derece mahkemesine TCK.nın 165. veya 281. maddeleri gereğince suç duyurusunda bulunmak gerektiği" gerekçesi ile davacı sanığın nitelikli yağma suçundan beraatine, sanığın tespit edilen eyleminin TCK'nın 165. veya 281. maddeleri kapsamında soruşturulması için karar kesinleştiğinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, kararın 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği, davacının talebinin 5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesinde “Kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler için tazminat” hükmüne dayanması ve davacının tutuklandığı suçtan beraat etmesi ve davacı yönünden belirtilen madde hükümleri gereğince tutukluluk müzekkeresinin infaz edildiğinin tespiti halinde 5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesindeki koşulların oluştuğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince ceza yargılamasını yapan Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin TCK'nın 165. ve 281. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle suç duyurusunda bulunulmasını suç vasfı değişikliği kabul edilerek "bu davadaki anılan eylemin değişen suç vasfına göre tam olarak neticelendirilmediği ve kesinleşmediği, CMK 142/1 maddesi gereğince koşulları oluşmadığı şeklindeki hatalı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar verilmesi ve bu karar yönelik Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi , Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.