Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4633 E. , 2024/3483 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4633 Karar No : 2024/3483 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 15/05/2020 tarih ve 31128 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarında tonu 75 …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4633 E. , 2024/3483 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4633 Karar No : 2024/3483 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 15/05/2020 tarih ve 31128 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarında tonu 75 dolardan İran’dan birçok kez karpuz ithalatı yaptığı, dava konusu Tebliğ ile karpuzun gümrük kıymetinin tonu 300 dolar olacak şekilde belirlendiği, vergi oranındaki artış nedeniyle ürünlerin yurda girişinin yapılamadığından bozulduğu, yerel üreticinin korunması istenirken sınır esnafının mağdur edildiği, karpuzun tonu 300 dolar beyan edilirse masraflar da eklendiğinde ithalatçının zarar edeceği, üreticiden alış fiyatının araştırılmadığı, ayrıca yerli ürün yüksek fiyatlarla arz olduğundan vatandaşların menfaatinin gözetilmediği, Tebliğden önce sınır kapısına getirilen ve zirai karantina nedeniyle bekletilen ürüne gözetim kararının uygulanmaması gerektiği, gözetim kararından sonra bu karardan haberdar olan hiç kimsenin karpuz ithalatı yapmadığı, Bakanlığın Tebliğ yayınlama konusunda yetkisiz olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi, açılmamış ise süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden, gümrük ve dış ticaret mevzuatı kapsamında Bakanlıklarının dava konusu düzenlemeyi yapma görev ve yetkisinin bulunduğu, tarımsal piyasalar, arz talep dengesi, iç ve dış piyasa fiyatları, yerli üretim, ithal maliyetleri, döviz kuru gibi değişkenlerin dikkate alındığı, diğer kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak tarım ürünlerine yönelik politikaların belirlendiği, zirai karantina kontrolüne tabi ürünlerde Tarım ve Orman Bakanlığının uygunluk yazısı aranmasının dava konusu Tebliğ ile ilgisinin olmadığı, mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde Tebliğin yayımlandığı ileri sürülerek dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 15/05/2020 tarih ve 31128 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in, davacı tarafından Tebliğ kapsamı ürünün ithalinin bir kısmını gerçekleştirdikten sonra yapılan düzenleme ile gümrük kıymetinin yüksek belirlenmesinden dolayı Gümrüğe getirilen ürünün ithalinin gerçekleştirilemediği, Gümrükte bekleyen ürünler için bu Tebliğ hükmünün uygulanmaması, uygulamanın ileriye dönük olarak yapılması gerektiği, davalı Bakanlığın Tebliğ yayımlama yetkisinin bulunmadığı ileri sürülerek, iptali istemiyle açılmıştır. 08/06/2011 tarihli ve 27958 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 637 sayılı Ekonomi Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, Görevler başlıklı 2 nci maddesinin (e), bendinde, Ekonomi Bakanlığı'nın görevleri arasında "İthalatın ülke ekonomisinin yararına gerçekleştirilmesi ve yerli sanayinin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almak ve ticaret politikası savunma araçlarını uygulamak" olduğu belirtilmiştir. Ekonomi Bakanlığı'nın ana hizmet birimlerinden olan İthalat Genel Müdürlüğünün görevleri arasında; anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin (c) bendinde. '”İthalat Rejim Kararı da dahil olmak üzere, ithalata dahil mevzuatı hazırlamak, madde politikalarını teklif etmek uygulamak, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, gelişmeleri takip etmek ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak"; (d) bendinde, "İthal malların dünya piyasalarına uygun olarak ithalini sağlayıcı tedbirler almak, uygulamak ve izlemek"; (e) bendinde, "Dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi ve korunma önlemleri" gibi ticaret politikası savunma araçları ile ilgili mevzuatı hazırlamak, uygulamak, mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek, ticaret politikası savunma araçlarının etkisini incelemek ve ticaret politikası savunma araçlarının etkisiz kılınmasına ilişkin girişimleri araştırmak, tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak"; (f) bendinde ise, "İthalat ile ilgili politikaları izlemek, ithalatın her aşamasında gerekli görülecek incelemeleri ve denetimleri yapmak, yaptırmak, önlemleri almak ve bu hususlarla ilgili düzenlemeler yapmak" sayılmaktadır. Öte yandan, bahse konu Kanun Hükmünde Kararname'de Hak ve Yetkiler ile Personelin Devri ve Atıflar başlık Geçici 2 maddesinin (6) nolu bendinde; "Mevzuatta Dış Ticaret Müsteşarlığına, İhracatın Geliştirme Etüt Merkezine ve Hazine Müsteşarlığının bu Kanun Hükmünde Kararname ile Ekonomi Bakanlığı'na devredilen birimlerinin görevleri nedeniyle Hazine Müsteşarlığına yapılmış olan atıflar Ekonomi Bakanlığına yapılmış sayılır" hükmü bulunmaktadır. Bu kapsamda, mülga Ekonomi Bakanlığı ile mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 10 Temmuz 2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile birleştirilerek Ticaret Bakanlığı kurulmuştur. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 441. maddesinde; Ticaret Bakanlığının görev ve yetkileri sayılmış, "a) İç ve dış ticaret hizmetlerine ilişkin ana hedef ve politikaların belirlenmesine yardımcı olmak ve belirlenen dış ticaret politikasını geliştirmek amacıyla çalışmalar yapmak ve gerekli koordinasyonu sağlamak, b) Ekonomik faaliyetlerin dış ticarete dönük yapılandırılması için gerekli tedbirleri almak, uygulamak ve bu tedbirlerin ilgili kamu ve özel kurum ve kuruluşlarca uygulanmasının ve koordinasyonunun sağlanması konusunda çalışmalar yürütmek, c) İç ve dış ticaretin ülke ekonomisi yararına yapılması amacıyla ürün ve yurtdışı müteahhitlik dâhil ulusal ve uluslararası hizmet ticaretine ilişkin gerekli her türlü tedbiri almak, ç) Kamu kurum ve kuruluşlarına çeşitli mevzuatla verilmiş yetki ve görevlerin kullanımında iç ve dış ticarete dair politikaların uygulanmasına ilişkin esasları düzenlemek ve koordine etmek,(...), p) Dünya ticaretinden alınan payın artırılmasını ve sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak üzere ihracatın pazar ve ürün çeşitliliğini genişletmeye yönelik gerekli tedbirleri almak ve buna yönelik destek yöntemlerini geliştirmek ve uygulamak, r) İthalatın ülke ekonomisinin yararına gerçekleştirilmesi ve yerli sanayinin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almak ve ticaret politikası savunma araçlarını uygulamak, s) Diğer kurum ve kuruluşların iç ve dış ticaret politikasını etkileyen faaliyet, temas ve düzenlemelerinin, genel ticaret politikasına uygunluğunu sağlamak, ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği halinde söz konusu faaliyet, temas ve düzenlemelerin koordinasyonunu ve yürütülmesini temin etmek, ş) Türkiye Cumhuriyetinin yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlarla olan ikili, bölgesel ve çok taraflı ticarî ve ekonomik ilişkilerini düzenlemek, yürütmek ve bu konularda ilgili mevzuatı çerçevesinde anlaşmalar yapmak, uluslararası kuruluşların Bakanlığın yetki ve görev alanına giren konulardaki çalışmalarını takip etmek ve bu konularda görüş oluşturmak, t) Ülke kalkınmasında yabancı sermayeden beklenen katkıları sağlamak ve yönlendirmek amacıyla gerekli tedbirleri almak, u) Dış ticarete konu ürünlerin güvenli, mevzuata ve standartlara uygun olmasını sağlamak, bu amaçla ithalatta ve ihracatta denetim yapmak ve yaptırmak, ticarette teknik engellerin önlenmesine ilişkin çalışmalar yürütmek," görevlerine yer verilmiştir. Teşkilat yapısı içinde hizmet birimleri arasında İthalat Genel Müdürlüğü yer almış ve aynı Kararnamenin 445. maddesinin 1. fıkrasında görev ve yetkileri düzenlenmiş, c) bendinde; İthalat Rejimi Kararı da dâhil olmak üzere ithalata dair mevzuatı hazırlamak, madde politikalarını teklif etmek, uygulamak, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, gelişmeleri takip etmek ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak, ç) İthalatı iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarını iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek ve ithal mallarına uygulanacak mali yüklere ilişkin hazırlıkları yürütmek ve uygulanmasını sağlamak, d) İthal malların dünya piyasalarına uygun olarak ithalini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamak ve izlemek, e) Dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi ve korunma önlemi gibi ticaret politikası savunma araçları ile ilgili mevzuatı hazırlamak, uygulamak, mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek, ticaret politikası savunma araçlarının etkisini incelemek ve ticaret politikası savunma araçlarının etkisiz kılınmasına ilişkin girişimleri araştırmak, tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak, f) İthalat ile ilgili politikaları izlemek, ithalatın her aşamasında gerekli görülecek incelemeleri ve denetimleri yapmak, yaptırmak, önlemleri almak ve bu hususlarla ilgili düzenlemeler yapmak," görev ve yetkileri arasında yer almıştır. Yukarıda anılan mevzuata göre, ithalatla ilgili izinleri vermek ve ilgili kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak, iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçların iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek, ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınarak gözetim kararı vermek ve uygulamak davalı idarenin görev ve yetkisindedir. Bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla 29/05/2004 tarihli ve 25476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2004/7304 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar yayımlanmış, bu Kararın 3. maddesinde, "Bu Karar kapsamında; a)İthalatta gözetim uygulanmasına, b)Gözetim uygulamasının usul ve esaslarını belirlemeye, c)Yürürlükteki gözetim uygulamalarını değiştirmeye veya kaldırmaya, d)İthal mallarla ve yapılan beyanın doğruluğuyla ilgili incelemeleri yapmaya veya yaptırmaya, e)Uygulamaya ilişkin ilgili kurum ve kurutuşlar arasında koordinasyon sağlamaya ve talimat vermeye, f)Yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya Müsteşarlık yetkilidir." hükmü, 4. maddesinde ise "Bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin karar, başvuru üzerine veya re'sen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verilir. Yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal"şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınır. Gözetim kararı Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabilir. İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra "Gözetim Belgesi" de aranır." hükümleri yer almıştır. 10/5/2004 tarihli ve 2004/7304 sayılı Karar uyarınca bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsamak üzere İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. Anılan Yönetmeliğin 2. maddesinde, Gözetim belgesi: Gözetime tabi malların ithali için Genel Müdürlükçe verilen veya onaylanan belgeyi (Söz konusu belge elektronik ortamda da verilebilir.) ifade edeceği belirtilmiştir. 3. maddesinde; "Bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin karar, başvuru üzerine veya re’sen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verilir. Yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınır. Gözetim kararı Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabilir. Bir malın ithalatı geçmişe dönük gözetime tabi tutulduğunda bu malın ithalatı sırasında Müsteşarlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kayıt tutulur. İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra "Gözetim Belgesi" de aranır. Gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile başvuru sahiplerinden alınacak olan taahhütnameler Tebliğlerle belirlenir." kuralı getirilmiş, "Gözetim Belgesi" başlıklı 4. maddesinde de; "Gözetim Belgesi, yürürlükteki mevzuatın öngördüğü diğer koşullar saklı kalmak üzere, ithalatçının usulüne uygun başvurusunun Genel Müdürlüğe ulaşmasından itibaren 10 (on) işgünü içinde talep edilen tüm miktar üzerinden, ücretsiz olarak verilir. Yapılan beyanın gerçeğe aykırı olduğunun ve başvurularda sunulan bilgi ve belgelerde tutarsızlık bulunduğunun tespit edilmesi halinde Gözetim Belgesi düzenlenmez. Gözetim belgeleri devredilemez.(...). Gümrüklerce tespit ve kabul edilen kıymet veya miktarın, Gözetim Belgesinde kayıtlı kıymet veya miktarı, toplam %5'ten (%5 dahil) daha az bir oranda aşması ithalatın yapılmasını engellemez. Genel Müdürlük, malın ve işlemlerin özelliklerini dikkate alarak, %10'u aşmamak üzere farklı bir oran tespit edebilir." kuralı yer almıştır. Yönetmelikle tanınan yetkiye istinaden İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin 2020/8 sayılı Tebliğ yayımlanmış, 1. maddesinde, bu Tebliğ, GTİP: ..., Eşyanın Tanımı: Karpuzlar, Gümrük Kıymeti(ABD Doları/Ton):300 olarak tanımı belirtilen eşyanın (yalnız karşısında gösterilen Gümrük Kıymetinin altında birim kıymetleri haiz olanlarının) ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları içerdiği kurala bağlanmış, "Gözetim uygulaması" başlıklı 2. maddesinde; bu Tebliğin 1 inci maddesinde belirtilen eşyanın ancak Ticaret Bakanlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) düzenlenecek Gözetim Belgesi ile ithal edileceği, Gözetim Belgesinin gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranacağı, kuralı getirilmiştir. Davalı idarece, ilgili ürün rekoltesi, arz talep dengesi, iç dış piyasa fiyatları, yerli üretim ve ithal maliyetleri, döviz kuru ve makro ekonomik değişkenler esasında Tarım ve Orman Bakanlığı ve diğer kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak tarım ürünleri ithalatına ilişkin politikaların belirlendiği, gerçekleşen karpuz ithalatı değil Tebliğin yayımlanmasından sonra ileriye yönelik tüm ülkeler için ithalatın gözetime tabi tutulduğu açıklanmıştır. Tebliğin Resmi Gazetede yayımı üzerine yürürlüğe gireceği belirlenmiş olmakla, ileriye yönelik olarak, bu tarihten sonra yapılacak ithal işlemi için geçerli olacağı kuşkusuzdur. Ancak davacı hakkında yapılan uygulamadan kaynaklanabilecek uyuşmazlıkların bireysel işlemlerin dava konusu edilmesi halinde değerlendirilebilmesi mümkündür. Bu durumda, davalı idareye yukarıda yer verilen düzenlemeler ile tanınan yetkiye istinaden yerli üretimin korunması gereği belirlenen tarım ürünleri ithalatına ilişkin politikalar çerçevesinde, hazırlanan Tebliğ ile ... GTİP da yer alan karpuzlar için ileriye yönelik olarak tüm ülkeler yönünden gözetim uygulaması getirilmesinde, hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Bakılan dava; karpuz ithalatı işiyle iştigal eden davacı tarafından, 15/05/2020 tarih ve 31128 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve karpuzun ithalatının gözetim belgesine bağlanmasını öngören 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi talep edilerek, açılmamış ise süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 3. fıkrasında ise, bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu da dahil olmak üzere usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler 13/03/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/04/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmuş, bu sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceği hüküm altına alınmış; 30/04/2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresi 01/05/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatılmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Tebliğ'in 15/05/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, yukarıda bahsi geçen düzenlemeler uyarınca hiç işlememiş olan dava açma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar durduğu, bu tarihten itibaren 60 günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 14/08/2020 tarihinin adli tatile rastlaması nedeniyle dava açma süresinin 07/09/2020 tarihine kadar uzadığı ve davacı tarafından 07/09/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ticaret Bakanlığı" alt başlıklı Onaltıncı Bölümünde yer alan "Görev" başlıklı 441. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde, "İthalatın ülke ekonomisinin yararına gerçekleştirilmesi ve yerli sanayinin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almak ve ticaret politikası savunma araçlarını uygulamak," Ticaret Bakanlığının görevleri arasında sayılmış; -dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihteki haliyle- "İthalat Genel Müdürlüğü" başlıklı 445. maddesinde, "(1) İthalat Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) İthalatın uluslararası anlaşmalar ile kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen ilke, hedef ve politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak, b) ... c) İthalat Rejimi Kararı da dâhil olmak üzere ithalata dair mevzuatı hazırlamak, madde politikalarını teklif etmek, uygulamak, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, gelişmeleri takip etmek ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak, ç) İthalatı iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarını iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek ve ithal mallarına uygulanacak mali yüklere ilişkin hazırlıkları yürütmek ve uygulanmasını sağlamak, d) İthal malların dünya piyasalarına uygun olarak ithalini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamak ve izlemek, e) Dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi ve korunma önlemi gibi ticaret politikası savunma araçları ile ilgili mevzuatı hazırlamak, uygulamak, mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek, ticaret politikası savunma araçlarının etkisini incelemek ve ticaret politikası savunma araçlarının etkisiz kılınmasına ilişkin girişimleri araştırmak, tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak, f) İthalat ile ilgili politikaları izlemek, ithalatın her aşamasında gerekli görülecek incelemeleri ve denetimleri yapmak, yaptırmak, önlemleri almak ve bu hususlarla ilgili düzenlemeler yapmak, ..." hükümleri yer almıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 55. maddesinde, "1. Aksine hüküm bulunmadıkça; niteliğine, miktarına, menşeine, yükleme veya varış ülkesine bakılmaksızın, bir eşya, belirlenmiş şartlar altında her zaman gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanımlardan birine tabi tutulabilir. 2. Cumhurbaşkanı; kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal hazinelerin korunması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması gerekçeleri ile eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyabilir." hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun hükmü ile 1567 sayılı Kanun, 474 sayılı Kanun, 3283 sayılı Kanun ve 2976 sayılı Kanun hükümlerine istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı "İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar", 29/05/2004 tarih ve 25476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Kararın 1. maddesinde, bu Kararın bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtildikten sonra 3. maddesinde, bu Karar kapsamında; ithalatta gözetim uygulanmasına, gözetim uygulamasının usul ve esaslarını belirlemeye, yürürlükteki gözetim uygulamalarını değiştirmeye veya kaldırmaya, ithal mallarla ve yapılan beyanın doğruluğuyla ilgili incelemeleri yapmaya veya yaptırmaya, uygulamaya ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamaya ve talimat vermeye, yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya (mülga) Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının yetkili olduğu belirtilmiş; 4. maddesinde ise, ''(1) Bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin karar, başvuru üzerine veya re'sen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verilir. Yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınır. (2) Gözetim kararı, Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabilir. (3) İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra 'Gözetim Belgesi' de aranır.'' kuralına yer verilmiştir. 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkındaki Kararın uygulama usul ve esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan ve 08/06/2004 tarihli, 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliğinin 1. maddesinde, Yönetmeliğin, 2004/7304 sayılı Karar uyarınca bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsadığı; 3. maddesinde, bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin kararın, başvuru üzerine veya re’sen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verileceği, yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisinin dikkate alınacağı, gözetim kararının Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabileceği, bir malın ithalatının geçmişe dönük gözetime tabi tutulması halinde bu malın ithalatı sırasında Müsteşarlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kayıt tutulacağı, ileriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra "Gözetim Belgesi"nin de aranacağı, gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile başvuru sahiplerinden alınacak olan taahhütnamelerin Tebliğlerle belirleneceği; 4. maddesinde, "Gözetim Belgesi"nin, yürürlükteki mevzuatın öngördüğü diğer koşullar saklı kalmak üzere, ithalatçının usulüne uygun başvurusunun İthalat Genel Müdürlüğüne ulaşmasından itibaren 10 (on) işgünü içinde talep edilen tüm miktar üzerinden, ücretsiz olarak verileceği düzenlemeleri yer almaktadır. Yukarıda özetlenen mevzuata dayanılarak çıkarılan dava konusu 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ, aşağıda gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) ve tanımı belirtilen eşyanın (yalnız karşısında gösterilen Gümrük Kıymetinin altında birim kıymetleri haiz olanlarının) ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları içerir. GTİP Eşyanın Tanımı Gümrük Kıymeti (ABD Doları/Ton) ... Karpuzlar 300 "; "Gözetim uygulaması" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Tebliğin 1 inci maddesinde belirtilen eşya ancak Ticaret Bakanlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) düzenlenecek Gözetim Belgesi ile ithal edilir. Gözetim Belgesi gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranır." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarında hukuka uygunluk denetiminin, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yapılacağı öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yukarıda aktarılan mevzuata göre, davalı idarenin, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, ithalatı iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarını iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek, ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınarak gözetim uygulanmasına karar vermek, bu kararı gözetim belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere kayıt tutmak suretiyle geçmişe dönük olarak uygulamak, gözetim uygulamasının usul ve esaslarını, bu arada uygulama kapsamındaki gerekli belgeleri yönetmelik ve tebliğlerle belirlemek hususlarında düzenleme yapabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu Tebliğ'de yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. İthalatta gözetim uygulamalarının amacı, bir malın, aynısını veya doğrudan rakip mallarını üreten yerli üreticiler üzerinde, zarar tehdidi yaratan miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde, söz konusu malın ithalatının, ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesidir. Gözetim önlemleri, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlamanın ötesinde bir uygulama içermemektedir. Bu itibarla, birim gümrük kıymeti 300 ABD Doları/Ton'un altında olan, GTİP ... numaralı, "Karpuzlar" cinsi eşyanın ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan dava konusu Tebliğin, söz konusu eşyanın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesine yönelik kamu yararı amacıyla hazırlandığı açık olup, Yönetmelikte amaç unsuru yönüyle de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. Dava konusu Tebliğin, 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar ve İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliğinin verdiği yetki doğrultusunda, ilgili ürün rekoltesi, arz talep dengesi, iç ve dış piyasa fiyatları, yerli üretim ve ithal maliyetleri, döviz kuru ve benzeri etkenler dikkate alınarak yürürlüğe konulması karşısında, hukuki ve maddi gerekçelerinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir. İptali istenilen Tebliğin konusunu, birim gümrük kıymeti 300 ABD Doları/Ton'un altında olan, GTİP ... numaralı, "Karpuzlar" cinsi eşyanın ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar oluşturduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ düzenlemelerinin bir bütün olarak incelenmesinden; 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ve bu karara istinaden çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda verilen yetki üzerine hazırlandığı, hukuka ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; davacı tarafından, dava konusu Tebliğ ile herhangi bir geçiş hükmü sevk edilmemesi sonucu Tebliğin yayımlanmasından önce ithalat işlemlerine başlayıp da Türkiye sınır kapısına getirdiği ürünlerin ithalatının, artan maliyet (gümrük beyanı) veya gözetim belgesi alma süresinin uzunluğu (10 işgünü) nedenleriyle gerçekleştirilemediği ve ürünlerin bozulduğu, sonuç olarak geçiş hükmü sevk edilmemesinden ötürü maddi zarara uğradığı ileri sürülmüş ise de; Tebliğin yayımlandığı tarihte küresel bir salgın olan Covid-19 pandemisinin bulunduğu, pandemiyle mücadele çerçevesinde gıda ürünleri kullanan/tüketen işletmelerin kapatılmasına karar verildiği, dolayısıyla azalan talebe karşı yerli üreticinin ivedi bir şekilde korunmasının elzem olması nedeniyle geçiş sürecinin öngörülmediği anlaşıldığından, dava konusu Tebliğde herhangi bir geçiş hükmü getirilmemesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, tazmin istemi işbu davanın konusunu oluşturmamakla birlikte, davacı tarafından ithal edilen eşyanın gözetime tabi olduğundan bahisle fatura kıymeti yerine, gözetim kıymeti üzerinden beyan edilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi istemli başvurularının reddi kararına yönelik itirazının reddine ilişkin işlemin iptali ile 110.215,00 TL gümrük vergisi ve 17.633,00 TL katma değer vergisinin faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; ... Vergi Mahkemesi'nce, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen vergilerin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak verilen 21/05/2021 tarih ve E: 2021/249, K:2021/684 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiş; yine ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı beyannameler muhteviyatı karpuz cinsi eşyaların bedellerinin noksan beyan edildiğinden bahisle hesaplanan fark katma değer vergileri ve gümrük vergilerine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ek tahakkuk kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... Vergi Mahkemesi'nce, davanın kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline dair verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Bununla birlikte, davacı tarafından, 2020 yılında ithal edilmek istenilen karpuz cinsi eşyanın ithalatında gözetim uygulanması nedeniyle ithalat işlemlerinin tamamlanmaması neticesinde uğranılan zararın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile 146.188,67 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ... Vergi Mahkemesi'nce, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve 146.188,67 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine dair verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "davacı tarafından hukuka aykırı olduğu iddia edilen ithalat işlemlerine ait birtakım uygulamalar neticesinde ortaya çıkabilecek olan, ithalat işlemlerinin yapılamaması veya fazla vergi ödenmesi durumlarına karşı yargı yollarının açık olduğu, davacının ise bu uygulamaların anılan sonuçlarına yönelik olarak yargı organları nezdinde herhangi bir başvuru yapmadan ve salt bu uygulamaları sebep göstererek gümrük müdürlüğüne getirdiği ürünleri 'ileride herhangi bir hak talep etmemek ve imha edilmek üzere ve kati olarak' kendi isteği ile gümrüğe terk ettiği görüldüğünden, davalı idarece; davacının talebi üzerine yapılan imha işlemi ve münhasıran bu imha işlemi sebebiyle meydana gelen zararda, idarece yürütülen hizmet veya ithalat işlemlerine ait uygulamalar ile meydana gelen zarar arasında idarenin sorumluluğunu gerektirecek nitelikte bir nedensellik bağının bulunmadığı, dolayısıyla davacının dava konusu zararının tazmini için gereken şartların oluşmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Ayrıca, davacının ürünlerinin gümrükte bekleme sürecinin zirai karantina (uygunluk belgesi) nedeniyle de uzadığı görülmektedir. Sonuç itibarıyla, dava konusu Tebliğde herhangi bir geçiş hükmü getirilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi davacının, dava konusu Tebliğde geçiş hükmü öngörülmemesi nedeniyle doğduğunu ileri sürdüğü bir zararının da kalmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.