6. Ceza Dairesi 2025/331 E. , 2025/2719 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3475 E., 2022/712 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında "Basit yaralama ve mala zarar verme" suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2022 gün ve 2019/95 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilere…
**6. Ceza Dairesi 2025/331 E. , 2025/2719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3475 E., 2022/712 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında "Basit yaralama ve mala zarar verme" suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2022 gün ve 2019/95 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 gün ve 2020/263 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararı ile, mala zarar verme suçundan beraatine, sanığın yağma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-h, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık müdafii ve sanık tarafından istinaf edildiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.03.2022 gün ve 2021/3475 Esas, 2022/712 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2024 tarihli ve 2023/1608 Esas, 2024/13397 Karar sayılı ilamı ile; “... Katılan ... ile arkadaşı olan ...'un 01.12.2015 tarihinde dershaneden çıktıkları, yürüyüş yolu üzerinde sanık ... ile karşılaştıkları, sanık ve ... arasında kız arkadaş mevzusundan dolayı tartışma çıktığı ve arbede yaşandığı, daha sonra ...'un olay yerinden uzaklaştığı, bu esnada Katılan ...'ın, babası ile buluşacaklarından bahisle babasını aramakta olduğu, sanık ...'nın, katılana bıçak doğrultarak, telefonunu elinden aldığı iddia edilen olayda, sanığın savunmasında müştekinin telefonuna kız arkadaşı olan mesajlara bakmak istediği için tartışma yaşandığını ancak telefonu almadığını, olay günü düzenlenen 01.12.2015 tarihli tutanak içeriğine göre de müşteki ile sanığın kız meselesi yüzünden yaralama ve tartışma olayının meydana geldiğinin anlatıldığı, müştekinin kollukta alınan ilk beyanlarına göre de sanığın sahsına ait telefonu zorla alarak mesajlar bölümüne girerek mesajları okumaya başladığını ifade etmesi karşısında, sanığın somut olayda suça konu telefonu almasındaki kastının yağma olup olmadığının tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,....” gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2025 tarihli ve KD-2022/110570 sayılı itirazı üzerine özetle; “.... Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2016 tarihli ve 331-352 sayılı, 07.11.2019 tarihli ve 331-649 sayılı, 02.07.2020 tarihli, 2018/6-284 Esas ve 2020/275 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi yağma suçunun oluşması için suça konu malın sahiplenme kastıyla alınmasının şart olmadığı, yararlanmanın sadece ekonomik menfaati değil aynı zamanda bilgi edinmeyi de kapsadığı, içinde bulunduğumuz çağda cep telefonları birer bilgisayar mahiyetinde olup, içerilerindeki bilgiye ulaşma, bilginin değiştirilmesi ya da yok edilmesinin de yararlanma kastını ortaya koyduğu somut olayımızda da sanığın cep telefonunu mesajları kontrol etmek maksadıyla aldığı, sanığın faydalanma kastının bulunduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı yağma suçundan cezalandırılmasına dair mahkeme hükmünün onanması yerine bozulmasına karar verilmesi gerektiği ....” yönünde itiraz talebinde bulunması üzerine dosyanın Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Somut olayda katılan ... ile arkadaşı olan ...'un 01.12.2015 tarihinde dershaneden çıktıkları, yürüyüş yolu üzerinde sanık ... ile karşılaştıkları, sanık ve ... arasında kız arkadaş mevzusundan dolayı tartışma çıktığı ve arbede yaşandığı, daha sonra ...'un olay yerinden uzaklaştığı, bu esnada Katılan ...'ın, babası ile buluşacaklarından bahisle babasını aramakta olduğu, sanık ...'nın, katılana bıçak doğrultarak, telefonunu elinden aldığı iddia edilen olayda, sanığın savunmasında müştekinin telefonuna kız arkadaşı olan mesajlara bakmak istediği için tartışma yaşandığını ancak telefonu almadığını, olay günü düzenlenen 01.12.2015 tarihli tutanak içeriğine göre de müşteki ile sanığın kız meselesi yüzünden yaralama ve tartışma olayının meydana geldiğinin anlatıldığı, müştekinin kollukta alınan ilk beyanlarına göre de sanığın şahsına ait telefonu zorla alarak mesajlar bölümüne girerek mesajları okumaya başladığını ifade etmesi karşısında, sanığın somut olayda suça konu telefonu almasındaki kastının yağma olup olmadığının tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 1.Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2023/1608 Esas, 2024/13397 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.03.2025 tarihinde karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y Dosya kapsamına göre; katılan ... ile arkadaşı ...'un olay günü saat 19.15 sıralarında dershaneden çıkıp cadde üzerinde yürüdükleri sırada sanık ...'ün yanlarına gelerek ... ile konuşmak istediğini söylediği, ...'ün elindeki telefonu aldığı, sanığın isteği üzerine ...Caminin bulunduğu yere kadar birlikte yürüdükleri, sanığın konuştukları esnada ...'a 3-4 kez tokat attığı, telefonundaki mesajlara baktığı, eski kız arkadaşı olduğunu iddia ettiği kişiyle aralarındaki mesajları görünce itiş kakış yaşandığı, daha sonra tanık...'ün telefonunu sanıktan alarak olay yerinden uzaklaştığı, bu esnada katılan ...'nin babası ile telefonda görüşmekte olduğu, sanığın bu kez katılandan telefonunu istediği, katılanın vermediği ancak sanığın katılanın parmağını bükerek telefonu zorla aldığı, katılanın tepki göstermesi üzerine sanığın cebinde bulunan adli emanette kayıtlı bıçağı çıkardığı, telefondaki mesajları okuduğu, katılana ait cep telefonunu cebine koyduğu, "korkacak birşeyim yok, seni öldürürüm." şeklinde tehdit içeren sözler sarfettiği, katılana tokat attığı, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk kuvvetlerini görünce sanık ...'ün olay yerinden kaçtığı sırada ayağı kayarak yere düştüğü, katılana ait cep telefonun bu şekilde zarar gördüğü ve çalışmaz hale geldiği anlaşılan olayda sanığın katılana ait cep telefonunu cebir ve tehdit kullanarak zorla aldığı, kız arkadaşı olan kişiden gelen mesaj içeriklerine baktıktan sonra cebine koyup kolluk kuvvetlerinin gelmesi üzerine olay yerinden kaçtığı nazara alındığında, faydalanma kastının bulunmadığından bahsedilemeyeceği, nitekim sanığın katılanın telefonundaki mesaj içeriklerine bakmasına rağmen telefonu geri vermeyerek olay yerinden kaçtığı değerlendirildiğinde artık sahiplenme amacıyla hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, telefonun bu şekilde alınmasından sonra hemen veya makul süre zarfında iade edilmesi halinde yağma kastının bulunmadığının kabul edilebileceği, bu gerekçelerle sanığın yağma suçunu işlediği, ayrıca yağma suçunun tamamlandığı kanaatinde olduğumdan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.