Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin T.C. Maltepe Üniversitesi ile 26/05/2006 tarihinde sözleşme ve 09/06/2006 tarihinde ise bu sözleşmeye ek hususların belirlendiği ek sözleşme imzalayarak üniversitesinin MBA ve MYO programlarına ilişkin uzaktan eğitimde gelir paylaşımı modelli kayda dayalı tahakkuk esaslı bir çözüm ortalığı başlattığını, bu eğitimlerin elektronik ortamda uzaktan eğitim şeklinde verileceğinden elektronik ortama atıfta bulunacak şekilde e-MBA ve e-MYO şeklinde tanımlandığını, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalı ve sözlü bulunan anlaşmalara uygun olarak tam ve yeterli bir alt yapı oluşturduğunu, verilecek olan hizmete uygun olarak çalışanlar istihdam edildiğini, müvekkilinin yazılı ve sözlü anlaşmalara uygun şekilde tam ve eksiksiz şekilde hizmet verdiğini, davalı kurumun 09/06/2006 tarihinde imzalanan ek sözleşmesi tek yanlı olarak ve hiçbir haklı sebep bildirmeksizin feshettiğini, 3 sene sonunda fesih tarafların faaliyetletlerinde veya hizmetlerinde ya da ödemelerinde acze düşmeleri halinde uygulama alanı bulacağını, müvekkili şirketin tüm alt yapı masrafını ve tanıtım çalışmalarını 6 sene faaliyet göstereceği ve hizmet vereceği düşüncesi ile yaptığını ve bu yapılan masrafın 6 sene içinde karşılanacağının hesaplandığını, bu nedenle davalının 25/06/2009 tarihinden sonraki üç seneye denk düşen kısmını karşılamak zorunda olduğunu, iş bu fesih ile müvekkili şirketin maddi açıdan ağır zarara uğratıldığını ve itibarının zedelendiğini bildirerek; müvekkili şirketin sözleşmelerin 26/05/2009 tarihinden sonraki 3 yıllık döneme denk düşen 87.465,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların Türk Lirasına uygulanmakta oldukları en yüksek ticari kredi faizinin şimdilik olmak kaydıyla 10.000,00 Tl'sinin dava tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların Türk Lirasına uygulanmakta oldukları en yüksek ticari kredi faizinin, 26/05/2006 tarihli sözleşme 09/06/2006 tarihli ek sözleşmeye istinaden 2006/2007/2008 seneleri güz ve ilkbahar kayıtları ile öğrencilerin aldıkları ek derslerden kaynaklanan 2008 güz döneminde kayıtları yapılan e-MBA programının 2009 güz dönemine denk düşen 3.dönemi de dahil olmak üzere davalı üniversitenin müvekkili şirkete olan bakiye toplam borç 1.851.600,32 TL sinin ihtarname tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek ticari kredi faizinin şimdilik olmak kaydıyla 60.000,00 TL sinin ihtarname tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların Türk Lirasına uygulanmakta olduğu en yüksek ticari kredi faizinin, müvekkili şirketin sözleşme ve ek sözleşmenin fesih tarihi olan 26/05/2009 tarihine kadar olan bakiye toplam alacağı ve öğrenci kayıtları, üniversitenin ödeme kesintileri ve öğrencilerin aldıkları ek dersleri ihtiva eden 937.857,57 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren ticari bankaların Türk Lirasına uygulanmakta oldukları en yüksek ticari kredi faizinin ve 26/05/2009 tarihinden sonraki 2008 güz döneminde kayıtları yapılan e-MBA programının 3 dönemine ilişkin olmak üzere şirketin mahrum kaldığı kar müspet zarar olarak 913.742,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların TL 'ye uygulamakta oldukları en yüksek ticari kredi faizinin, şimdilik olmak kaydıyla 60.000,00 TL'sinin ihtarname tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların Türk Lirasına uygulanmakta oldukları en yüksek ticari kredi faizinin , davalı üniversitenin talebi ve müvekkili şirketin kabulü ile oluşan sözlü anlaşma kapsamında TTK madde 22 ye istinaden müvekkil şirketin vermiş olduğu ve davalı üniversitelerin kabul ettiği hizmetlerin masraf bedeli olan 11.529.674,48 TL'si ve yapılmış olan ek hizmetler için münasip bir hizmet bedeli olan %30 oranında ücret toplamı 458.902,34 TL'si olmak üzere toplam 1.988.576,82 TL'sinin bu miktar alacağa ihtarname tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların TL'ye uyguladıkların en yüksek ticari kredi faizinin şimdilik olmak kaydıyla 40.000,00 TLsinin vu bu miktar alacağa ihtarname tarihinden itibaren işletilecek olan bankaların TL ye uygulanmakta olan en yüksek ticari kredi faizinin, 50.000 TL manevi tazminatın ve bu miktara dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacıya usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş olduğu 01/03/2017 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili üniversite ile davacı arasında üniversite tarafından gerçekleştirilen ve uzaktan eğitim programları çerçevesinde açılan intenet bazlı meslek yüksekokulu ve internet bazlı işletme yüksek lisans programlarının yürütülmesinde şirket tarafından internet ve teknolojileri vasıtasıyla eğitim yönetim sistemi hizmetlerinin sağlanması hususunda tarafların sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin olarak 26/05/2006 tarihli ana sözleşme ile 09/06/2006 tarihli ek sözleşme imzalandığını, ana sözleşmenin 6.maddesinde iş bu sözleşme hükümlerinin 15/06/2005 tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği, taraflar arasında kabul ve beyan olunmakta ve 26/05/2006 tarihinden itibaren 6 öğrenim yılı için geçerliliğini koruyacağının kararlaştırıldığını, ancak 3 yılın sonunda 6 ay önceden ihbar etmek şartıyla tarafların fesih yetkisine sahip olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olarak 26/05/2009 tarihinde sözleşmenin sona ermesine ilişkin bir ikale sözleşmesi ve uzlaşma tutanağı taslağı hazırladığını, ve Kartal 3.Noterliğinin 19/11/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, davacı yanın üniversiteden 6 yıllık bir masraf talebinde bulunması ya da sözleşmenin yürürlükte olduğu 3 yıla ait masrafları istemesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin gelir paylaşımı esasına dayandığını, davacının hizmet verdiği dönemlere ilişkin %70'lik gelir payı olarak toplam 7.051.222,35 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın fesih tarihinden sonraki dönemleri de kapsayacak şekilde hizmet vermediği halde gelir paylaşımının devam etmesi gerektiği yönündeki iddia ve taleplerinin dayanaksız olduğu, davacının sözleşmenin bitim tarihi olan 26/05/2009 tarihinden önce sanal sınıf hizmetini kestiniğini, bu durumun Kartal 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/86 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, müvekkilinin bu 2009 güz döneminde hizmete girmesini planladığı MUDES sistemini, öğrencilerin daha fazla mağdur olmaması amacıyla 2009 bahar döneminde devreye sokmak zorunda kaldığını, davacının manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu ve talep edilen faizlerin de fahiş bildirerek; davacının açmış olduğu davanın reddine, karşı davasında da; davacı karşı davalı şirketin verdiği hizmeti süresinden önce kesmesi nedeniyle sanal sınıf uygulamasına girişleri engellediği, öğretim elemanlarının ücretlerini ödemediği, üniversitenin itibarını zedelediği, öğrencilerin mağdur olduğu, üniversiteye şikayet maillerinin gönderildiğini, üniversitenin logosunu kullanarak kendisinin haksız kazanç sağladığını, bu durumunun Kartal 3 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/132 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, manevi zarara uğrayanın davacı karşı davalı şirket değil müvekkilleri üniversite olduğunu bildirerek maddi zarara ilişkin 764.730,28 TL'nin ticari faizi ile 50.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davacı/karşı davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli 2009/425 Esas, 2017/716 Karar sayılı asıl dava ve karşı davanın ayrı ayrı reddine yönelik kararıdır. Davacı karşı davalı vekili, mahkemenin vermiş olduğu ret kararının yerinde olmadığını, davalı tarafça gerçekleştirilen feshin haksız, kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesindeki fesih maddesinin yanlış yorumlandığını, tarafların altı yıllık sözleşmede üç yılın sonunda haklı sebep ileri sürmeksizin sözleşmeyi feshedebileceğine ilişkin tespitin yerinde olmadığını, müvekkilince yapılan masrafların altı sene için hesaplanarak yapıldığını, müvekkilinin tam ve eksiksiz faaliyette bulunurken ve ödememe almamasına rağmen hizmetleri gerçekleştirdiğini dolayısıyla haklı bir sebep bildirmeksizin sözleşmenin feshedilmesinin yerinde olmadığını, teklif edilen ikale sözleşmesi ve azlaşma tutanağı taslağının ticari teamüllere, iyi niyet kurallarına hiç bir şekilde uymadığını, müvekkili şirketin e-MBA ve e-MYO programlarında ders verecek olan tüm öğretim elemanlarının ders teklif ücretlerini peşin ödediğini, üç yılın sonunda sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, projenin tüm finansmanını üstlenen müvekkili şirketin kazançtan aldığı ve alması gereken %70 lik payın önemli bir kısmının teknik alt yapı, tanıtım, malzeme ve insan kaynakları masrafları ile şirket tarafından üstlenilen öğretim üyesi telif ve hizmet sözleşmelerine harcandığını, verilen bir kısım hizmetlerin bedellerinin ödenmediğini, davalının ikale sözleşme ile mevcut sözleşme şartlarının müvekkili aleyhine değiştirerek sözleşmeyi feshetme tehdidinde bulunduğunu bunun da TMK.'nun 2.maddesine aykırı olduğunu, yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu müvekkilinin hak edişleri hususunda yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalının ihtarda kayıt esasına göre değil de tahsil esasına göre ödeme yapacağını ve bu ücretlerin sadece öğrencinin müvekkili şirketten hizmet aldığı döneme ait olacağını beyan eden ihtarına rağmen bilirkişilerin tahakkukun muacceliyet esasına göre tespit edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, basit bir hesaplamayla bile müvekkilinin 1.378.172,00 TL alacağı bulunduğunu, sözleşmenin feshi nedeniyle hiç bir yerde kullanılmayacak on senelik olarak satın alınan hizmetin sadece üç senelik kısmının talep edildiğini, müvekkilinin taraflar arasında sözleşmede bulunmamasına rağmen davalı tarafça talep edilen hizmetleri yerine getirdiği bu sebeple de alacaklı olduğunu, davalı taraf ile yapılan ilk sözleşmede, davalı tarafın açıkça maliyeti daha az olan asenkron eğitim modelini benimseniş ve sözleşme buna göre düzenlenmişken davalı tarafın istekleri ile söz konusu eğitim modeli yapılan alt yapı, teknik ve hizmet masrafları ile senkron olarak müvekkili şirketçe yeniden düzenleme yapıldığını ve hizmet sağlamaya devam edildiğini, iki hizmet modeli arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu, üniversitenin sözlü talebi üzerine hazırlanan ve verilen hizmetin bulunduğunu beyan ederek dava dilekçesindeki tüm taleplerinin kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı - karşı davacı vekili, mahkemenin karşı dava yönünden vermiş olduğu ret kararının yerinde olmadığını, davacı karşı davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi ihlal ettiği dosya kapsamında yer alan bilgi belge ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle müvekkili üniversitenin uğradığı zararların tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin eğitim gibi önemli bir kamu hizmeti yürüttüğünü, eğitim devamlılığını sağlamak amacıyla bir takım önemler almasının zorunlu olduğu hallerde davacı karşı davalı şirketten izin alınmasının gerektiği tespitinin yerinde olmadığını, mahkemenin üniversitenin kayıp ve zararlarına istinaden ileri sürdüğü taleplerin tahsilatı yapan üniversite olması nedeniyle tanzim edilen faturaların kabul edilmesi nazara alınarak taleplerinin haksız olduğunun belirlenmesinin yerinde olmadığını, müvekkili üniversitenin yönünden davacı karşı davalının sözleşme süresi sona ermeden önce sanal sınıf uygulanmasına girişleri engelleyerek rekabet halinde olduğu diğer vakıf üniversiteleri nezdinde vaad etmiş olduğu eğitim hizmetlerini sağlayamadığı yönünde bir izlenime sebep olduğunu bunun da itibar kaybına yol açması nedeniyle manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu, davacı karşı davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını bu nedenle de sözleşmede yer alan hükümler kapsamında sözleşmeyi feshettiğini, bilirkişi raporlarının çelişkiler içerdiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.