10. Hukuk Dairesi 2023/7275 E. , 2023/10466 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/668 E., 2023/539 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/601 E., 2022/257 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer’i müdahil Kurum vekili ile davalılar vekilleri tarafından is…
**10. Hukuk Dairesi 2023/7275 E. , 2023/10466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/668 E., 2023/539 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/601 E., 2022/257 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer’i müdahil Kurum vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.07.1986 - 04.02.2016 tarihleri arasında, davalı ... Kalıp Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti. şirketinde işçi olarak çalıştığı, bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapılmadığı ve sigorta primlerinin ödenmediği, davacının hizmet süresinin tespiti amacıyla Kuruma müracaat ettiği, 13.12.2017 tarihli cevabı yazı ile ilk işe giriş tarihinin 02.01.1992 olduğunun bildirildiği iddiasıyla davacının ... Kalıp Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti.'nde 01.07.1986 - 04.02.2016 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1986 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı duruşmalarda dava dilekçesini imzalı olarak açıklayarak kendisinin 1986 yılında davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, 1994 yılına kadar aralıksız çalıştığını, aynı yıl işten ayrılarak yaklaşık 8 yıl başka iş yerinde çalıştığını, sonra yeniden davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, dava dilekçesindeki talebinin 1986 - 1994 yılları arasındaki kesintisiz çalışmasında sigortasının bildirilmediği 1986 - 1992 yılları arasındaki çalışmasının tespitine ilişkin olduğunu beyan etmiştir. II.CEVAP Davalı ... Kalıp Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emekli olabilmek için iş bu davayı kötü niyetli olarak açtığı, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulundukları, şirketin 03.01.1991 tarihinde kurulduğu, bu nedenle bu süreler içinde davalı şirkette çalışmasının mümkün olmadığı, ekte sunulan davacıya ait işe giriş bildirgesi ve iş müracaat formundan da anlaşılacağı üzere davacının 15.03.2004 tarihinde çalışmaya başladığı, davacının 1974 doğumlu olduğu ve davacının sigortasız çalıştığını iddia ettiği yıl olan 1986 yılında 12 yaşında olduğu, 18 yaşından küçük bir işçinin ağır sanayide çalışamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın ... sigorta sicil numarasıyla 02.01.1992 tarihinde ilk işe girişinin mevcut olduğu, bu tarihten önce sigortalı çalışmalarına rastlanmadığı, davanın ispat edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin kabul edilebilir olmadığı, bahsi geçen yıllarda daha çocuk yaşta sayılacak bir kişinin çalışmasının da mümkün olmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının sırf emekli olabilmek adına bu davayı açtığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... adına dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini içerir davetiyenin tebliğ edildiği ancak davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının davalılara ait iş yerine çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihte yaklaşık 12 yaşında olduğu, dinlenen tanık beyanlarından davacının tespitini talep ettiği Kuruma bildirilmeyen 01.07.1986 - 01.01.1992 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının doğrulandığı, dosya kapsamından, davalı iş yerinde yapılan işin oto yedek parçası imalatı işi olduğu ve bu imalatın preslerde yapıldığının anlaşıldığı, pres makinelerinde çalışanların asıl işi yaptığının anlaşıldığı, bu iş yerinde ağır olan bölümlerin de olduğu, 80-90 tonluk hafif preslerin de olduğu, ancak tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacının ilk işe girdiğinde hem asıl işi öğrendiği hem de asıl işi öğrenirken aynı zamanda taşlama ve temizlik işleri yaptığı, küçük tonajlı pres makinelerinde ve taşlamalarda çalıştırıldığı ve ayrıca bu dönemde aynı zamanda iş yerinin temizliği, makinelerin temizliği, takımların toplanması, getir götür işleri, çaycılık, yemekhanede masa ve tabakları hazırlanması işini de yaptığı, bir bakıma ayakçı olarak çalıştığı, hatta tanıklar tarafından, davacının, çıraklık döneminde hem işi öğrenip hem bu işleri de yaptığını, bu nedenle hem işi öğrenip hem de iş yerinin temizliğini yaptığı için ücret aldığı ve bu nedenle işverenin davacıya verdiği ücretin işverene bir külfet olmadığının beyan edildiği, davacının hizmetinin tespitini talep ettiği dönemde okumadığı, herhangi bir çıraklık merkezinde kaydının olmadığı, davacının tespitini talep ettiği dönemde bir yandan davalı iş yerinde yapılan oto yedek parça işinin makinelerde yapılışını öğrenirken bir yandan da haftanın 6 günü 08:00 - 18:00 saatleri arasında iş yerinin temizliğini, getir götür işlerini, makinelerin temizliği işini, çaycılık işini ve yemekhanede masa ve tabakların hazırlanması işini yaptığı, davacının yaptığı iş dikkate alındığında yaşı itibariyle özel bir mesleki tecrübe gerektirmediği ve yaptığı bu işler karşılığında davalı işverenden ücret aldığı anlaşıldığı, davacının davalılara ait 57258 sicil numaralı iş yerinde 01.07.1986 tarihinden, iş yerinin şirketleştiği / devir tarihi olan 15.03.1991 tarihleri arasında ...-... ve ...'ya ait ... Kardeşler yanında, 16.03.1991 - 01.01.1992 tarihleri arasında ise davalı ... Kalıp Yedek parça San.ve Tic.Ltd.Şti yanında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak ve kesintisiz olarak çalıştığı ancak 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1992 tarihi olduğu ve bu tarihten önceki tespit edilen sürelerin prim gün sayısına dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalılara ait 57258 sicil numaralı iş yerinde 01.07.1986 - 15.03.1991 tarihleri arasında ...-... ve ...'ya ait ... Kardeşler yanında, 16.03.1991 - 01.01.1992 tarihleri arasında davalı şirket ... Kalıp Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti yanında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak ve kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1992 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki tespit edilen sürelerin prim gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının tutarsız olduğu, çok eski yılları hatırlamalarının beklenemeyeceği, 1986 yılından itibaren çalışıldığına dair veri bulunmadığı, davacının o tarihte 12 yaşında olduğu, ispat edilemeyeceği, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının kesintili olduğu, şirket ile ... kardeşler ortaklığının organik bağlantısı bulunmadığı, davacının o tarihte çırak dahi olamayacak yaşta olduğu, kararın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının 20 yıl dava açmak için beklediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ispat edilemediği, tanık beyanlarının somut ve inandırıcı olmadığı, davacının çocuk yaşta böyle bir işte çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve maddi delillerle ispatlanmayan dava sonucunda hukuka aykırı bir biçimde hüküm kurulduğu, çalışma olgusu hiçbir kuşkuya, duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ve sağlıklı bir biçimde belirlenmediği, dosya kapsamında dinletilen tanık beyanları tutarsız ve somut veriye ulaşılabilecek nitelikte olmadığı, davacının çalışma başlangıcının sağlıklı bir şekilde tespit edilemediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Kalıp Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, 12 yaşında bir çocuğun ağır işte çalıştırılmış olamayacağı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 02.01.1992 - 10.05.1994 tarihleri arasında geçen çalışmasının davalılara ait 57258 sicil sayılı işyerinden bildirilmesi karşısında, 01.07.1986 - 01.01.1992 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçirildiğinden söz edilmesinin mümkün bulunmadığı, davacının, hüküm altına alınan 01.07.1986 - 15.03.1991 tarihleri arasında davalılar ..., ... ve ...'ya ait ... Kardeşler unvanlı iş yerinde, 16.03.1991 - 01.01.1992 tarihleri arasında ise davalı ... Kalıp Yedek parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacak şekilde kesintisiz olarak çalıştığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalılar vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; 01.07.1986 - 01.01.1992 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1- 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." 2- 6100 sayılı Kanunu'nun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115 inci maddesinin ilgili ilk iki fıkrası şöyledir: "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." 3- 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir. 4- 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar." 5- 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." 6- 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..." 3. Değerlendirme 1- 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 2- Hak düşürücü süre hak sahibinin hakkını kanunda belirtilen sürede kullanmaması halinde hakkın sona ermesine neden olur. Hak düşürücü süre dava şartı olup 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca hâkim tarafından re’sen gözetilir. Bir başka deyişle Mahkeme davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı gibi taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 3- 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesi uyarınca Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. 4- Bir başka anlatımla sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi veya çalışmaların Kurum tarafından tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 5- Somut olayda, dava 29.12.2017 tarihinde açılmıştır. Davacı adına ilk işe giriş bildirgesi 02.01.1992 tarihinde verilmiş ve anılan tarih öncesi için davalı işverene ait işyerinden herhangi bir sigortalı hizmet bildirimi yapılmamıştır. Dosya kapsamındaki hizmet cetvelinden ve davacının beyanlarından davacının bildirimlerinin sona erdiği 10.05.1994 tarihinden sonra başka işyerinde çalıştığı yani çalışmasının anılan tarih itibariyle sona erdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 31.12.1994 tarihinden başlayan hak düşürücü sürenin dava tarihi olan 29.12.2017 tarihi itibariyle fazlasıyla geçtiği belirgindir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.