11. Hukuk Dairesi 2024/3709 E. , 2025/2068 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/251 Esas, 2024/576 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E., 2020/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…
**11. Hukuk Dairesi 2024/3709 E. , 2025/2068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/251 Esas, 2024/576 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E., 2020/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ülke çapında tanınan “...” markasının, ilk defa 1999 yılında 197729 numara ile tescil edildiğini, “...” markasının 40 yılı geçen bir geçmişinin bulunduğunu, bu markanın günümüzde halen medikal sektöründe müvekkili tarafından kullanıldığını ve tanındığını, “...” markasının aynı zamanda müvekkilinin tescilli ticaret unvanının özü olduğunu, müvekkilinin “...” ana markası yanında “... inject”, “... lance”, “... luer-lock”, “... medikal”, “... perfusion”, “... spinal”, “... şekil”, “setecoject”, “setmed”, “setsecure”, “... fine” markalarının da tescil ile koruma altında olduğunu, davalının tescil ettirmek istediği "... tıbbi ürünler" markasının piyasada direkt olarak müvekkilini çağrıştırdığını, bu markanın davacının markalarının tescilli olduğu ürünlerle aynı ürünlerde kullanılmak üzere tescil edilmek istendiğini, bu hususların davalının kötüniyetinin tezahürü olduğunu, sıradan tüketicilerin ve hatta sağlık sektöründe çalışanların davalının bu markasını davacının “...” ana markasının bir ürünü veya yan markası olarak algılaması olasılığının yüksek olduğunu ileri sürerek davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-9571 sayılı kararının iptalini ve davalı firmanın 2018/76281 sayılı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresi ayırt edicilik vasfı nispeten zayıf bir bir unsur olduğundan markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, davacının ticaret unvanı gerekçeli itirazının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede bir benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI