Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4895 E. , 2024/7206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4895 Karar No : 2024/7206 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Turizm Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. Doç. Dr. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4895 E. , 2024/7206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4895 Karar No : 2024/7206 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Turizm Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. Doç. Dr. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... mah. ... mevkii ... ada, ... sayılı parsel 2.613,81 m²'lik Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 1.841,08 m²'lik kısmı üzerinde bina, yeşil alan, kullanım alanı yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ve tahsil edilen 271.679,38 TL ecrimisil ihbarnamesi ve 23.373,66 TL haksız çıkma zammının yapılan yargılamalar sonucu kesinleşen kısmen iptal, kısmen ret kararı üzerine, davalı idare tarafından, hizmet kusuru ile davacı şirkete kamu alacakları için uygulanan gecikme zammı ile birlikte ödenmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 160.000,00 TL maddi zararın davalı idareden tazmini istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket tarafından, şirket adına tahakkuk ettirilen 271.679,38 TL ecrimisil alacağına karşı mahkememizde tahakkuka karşı E:..., ödeme emrine karşı da E:... sayılı dosyalarla davalar açıldığı, 24/08/2010 tarihinde ecrimisil bedelinin davacı tarafından ödendiği, ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davada mahkememizce borcun 233.736,06 TL'lik kısmının reddine, 37.960,71 TL'lik kısmının ise iptaline karar verildiği, bu karar üzerine idarece 23.373,66 TL haksız çıkma zammı istendiği, davacı şirket tarafından, haksız çıkma zammının gecikme faizi ile birlikte 47.221,87 TL olarak ödendiği, buna ilişkin olarak da... İdare Mahkemesinde dava (E:... sayılı dava dosyası) açıldığı, ecrimisile ilişkin Danıştay Onuncu Dairesince verilen bozma kararı üzerine,... İdare Mahkemesince, ecrimisilin 231.979,33 TL'nin iptaline, 40.118,05 TL'lik kısmı yönünden davanın reddedildiği, haksız çıkma zammının da 19.291,05 TL'lik kısmı yönünden işlemin iptali, 4.011,05 TL'lik kısmı yönünden davanın reddedilmesi edilmesi üzerine, davacı şirket tarafından 21/08/2014 tarihinde 160.000,00 TL'nin gecikme faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığının görüldüğü, bu durumda, haksız tahsil edilen ve 4 yıl kadar paradan yararlanma hakkından mahrum edilen davacı şirkete, mali durumda önemli ve kesin zararlara yol açan davalı idarece, davalının ödemede bulunduğu 24.08.2010 tarihinden itibaren gecikme faizi uygulanarak 160.000,00 TL'nin iadesinin gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle, davanın kabulü ile 160,000,00 TL alacağın 24.08.2010 tarihinden işletilecek gecikme faiziyle davacıya iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarece söz konusu mahkeme kararları sonucunda tek taraflı ve nasıl hesaplandığı belli olmayacak şekilde davacı şirkete 279.762,17 TL'lik iade yaptığı, davalı idarenin nasıl yaptığı belli olmaksızın mahsuplaşmalar yaparak şirketi haciz tehdidi altında mağdur duruma düşürdüğü, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen nispi karar harcının davacı şirkete tamamlattırılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğu, mahkeme kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacı şirketin söz konusu ecrimisil borcunu dava açmaksızın rızaen ödediği, idarece mahkeme kararları üzerine iptal edilen kısımlar yönünden 6183 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre gerekli mahsup işlemleri yapıldıktan sonra kalan tutarın 23/07/2014 tarihinde nakden iade edildiği, herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, mahkemece davacının talep ettiği maddi zarar belirlenirken, herhangi bir bilirkişi incelemesi ve araştırma yapılmaksızın davanın kabulü yolunda karar verildiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Anayasanın 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından davacı şirket adına tahakkuk ettirilen 271.679,38 TL ecrimisil alacağına karşı ... İdare Mahkemesinde, tahakkuk işleminin ve ödeme emrinin iptali istemiyle davacı şirket tarafından ayrı ayrı davalar açıldığı, 24/08/2010 tarihinde ecrimisil bedelinin davacı tarafından ödendiği, ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davada, anılan İdare Mahkemesince, 233.736,06 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 37.960,71 TL'lik kısmı yönünden ise işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, davalı idarece davacıdan 23.373,66 TL haksız çıkma zammı istendiği, davacı şirketçe haksız çıkma zammının gecikme faizi ile birlikte 47.221,87 TL olarak ödendiği, haksız çıkma zammına ilişkin olarak da... İdare Mahkemesinde E:... sayılı dosya ile dava açıldığı, ecrimisile ilişkin Danıştay Onuncu Dairesince verilen bozma kararı üzerine... İdare Mahkemesince ecrimisil bedelinin 231.979,33 TL'lik kısmı yönünden iptali, 40.118,05 TL'lik kısmı yönünden davanın reddi, haksız çıkma zammının da 19.291,05 TL'lik kısmının iptali, 4.011,05 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı şirket tarafından, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ... tarihli dilekçe ile yapılan başvuruda; söz konusu ecrimisil bedelleri, %10 haksız çıkma zammı ve gecikme faizleri toplamı 279.462,17 TL tutarının Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından iade edildiği, ancak, bu tutarın davacı şirket tarafından ödendiği tarihten, iade edileceği tarihe kadar olan yasal faizinin kendilerine ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin, mahkeme kararında faiz talebine yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile reddedildiği, bunun üzerine, anılan tutarın faizsiz olarak davacı şirkete iade edilmesi sonucunda, hizmet kusuru ile davacı şirkete kamu alacakları için uygulanan gecikme zammı ile birlikte ödenmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 160.000,00 TL maddi zararın davalı idareden tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, uyuşmazlığın, söz konusu ecrimisil alacağının ve haksız çıkma zammının mahkeme kararı ile kısmen hukuka aykırı bulunarak iptali sonrasında, davalı idare tarafından davacıdan haksız olarak fazladan tahsil edilen ve idare tarafından, kendilerine ana parası iade edilen meblağın, ödeme tarihinden iade edileceği tarihe kadar olan yasal faizinin ödenmesine ilişkin istemden kaynaklandığı ve uğranıldığı ileri sürülen zararın ise, dava dilekçesinde 160.000,00 TL olarak belirtildiği, bu miktara yönelik olarak dava dilekçesinin konu ile netice ve sonuç bölümünde ayrıca, faiz isteminde bulunulmamasına rağmen, İdare Mahkemesince, 10/12/2015 tarihli ara kararı ile, tazmini istenen maddi zararın nasıl hesaplandığı ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin davacıdan istenilmesi üzerine verilen cevap dilekçesi ekindeki kendilerince hazırlanmış tabloda, belirli tarihlere göre yapılan hesaplamalar sonucu 196.627,67 TL rakamının yazılı olduğu görülerek davanın kabulü ile 160,000,00 TL alacağın 24.08.2010 tarihinden işletilecek gecikme faiziyle davacıya iadesi yolunda karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesince, öncelikle davalı idareden sorulup gerekli görülürse bilirkişi marifetiyle, davacının somut maddi zararı tespit edildikten sonra, dava dilekçesindeki taleple (160.000,00 TL maddi zarar) bağlı kalınarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararı, nispi karar harcının davacı şirkete tamamlattırılmasına ilişkin kısmı yönünden temyiz edilmekte ise de, bozma sonrası yeniden yapılacak yargılama sonucunda, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden yeniden hüküm kurulacağı tabiidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.