Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa bağlı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesin
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa bağlı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz 24 saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, gece zammı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta davacı, Trabzon Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğünde çalışmakta olup davacının çalıştığı işyerinin ev tipi sosyal hizmet birimi olup olmadığı ihtilaf konusudur. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun (2828 sayılı Kanun) "Tanımlar" kenar başlıklı 3/1-(13) hükmüne göre ev tipi sosyal hizmet birimleri; "Çocuk, kadın, engelli ve yaşlılar ile bakım veya barınma ihtiyacı olan kişilere hizmet verilen mesken niteliğindeki yatılı sosyal hizmet birimlerini" ifade eder. 2828 sayılı Kanun’un 3/1-(16) hükmüne göre çocuk evleri koordinasyon merkezi; "Çocuk evlerinin illerde planlanması, açılış ve işleyişine ilişkin her türlü işlemler ile harcamaların yapılması, takibi, denetlenmesi ve çocuk evleri arasındaki koordinasyonun sağlanması amacıyla oluşturulan merkezleri" ifade eder. 2828 sayılı Kanun'un "Personel Statüsü" başlığını taşıyan 16/son hükmüne göre ise "Ev tipi sosyal hizmet birimleri, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamındadır." Davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzaladığı 01.04.2018 tarihli sözleşmenin başlığı "Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi" olarak belirtilmiş olup, sözleşmenin 3. maddesinde ev tipi sosyal hizmet birimlerinin 7/24 esası ile çalışılan bir işyeri olduğu ifade edilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının Trabzon Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğüne bağlı çocuk evlerinde fiilen bakım personeli olarak çalışıp çalışmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, davacının fiilen çalıştığı işyeri konusunda gerekli araştırmalar yapılarak davacının çalıştığı işyerinin ev tipi sosyal hizmet birimi olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır. 3. Davacı 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerden olup, bu sebeple sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihten 31.10.2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Hakların Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'ne tâbidir. İlk Derece Mahkemesince, 31.10.2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre işçilik alacaklarının hesaplanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki davacının sendika üyelik bilgileri incelendiğinde, davacının davalı Kuruma 25.01.2021 tarihinde dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talepli dilekçe verdiği ve talebinin aynı gün kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan ücret bordrolarında da Ocak 2021 tarihinden itibaren davacının ücretinden dayanışma aidatı kesintisi yapıldığı görülmektedir. Buna göre davacı, 15.01.2021 tarihinde imzalanan 01.11.2019 - 31.10.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden 25.01.2021 tarihi itibarıyla yararlanabilir. Hesaplama konusu dönem dikkate alındığında, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları bakımından 01.11.2020-25.01.2021 tarihleri arasındaki hesaplamalarda yukarıdaki paragrafta belirtildiği şekilde yapılacak araştırmanın sonucuna göre 6098 sayılı Kanun'un hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri ya da 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi isabetsizdir. 4. Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde saat 20.00-06.00 saatleri arasında yapılan çalışmaların gece çalışması olduğu, güvenlik görevlileri hariç bu saatlerde çalıştırılan işçilere ücretlerinin %10 zamlı ödeneceği düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, puantaj kayıtlarına göre davacının 02.04.2018-31.10.2020 tarihleri arası döneme ilişkin gece çalışma dönemine denk gelen ücretlerinin toplu iş sözleşmesi hükmü gereği %10 zamlı olarak hesaplanması yerinde ise de 31.10.2020 tarihinden sonrası için de hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.