(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2065 E. , 2008/3718 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2065 E. , 2008/3718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, dava konusu 107 ada 16, 17, 18 ve 25 parsel sayılı taşınmazlarda paylı malik olan murisi annesi “... kızı ...”ın kayıtlarda “...; H.... kızı, .... H.... kızı” yazılı kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde “... kızı ...” şeklinde düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, getirilen nüfus kayıtları ve yaptırılan zabıta araştırması sonucuna göre, davacının mirasbırakanı ile tapu malikinin farklı kişiler olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, Medeni Kanunun 1027.maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet nakline ... vermemek için tapu maliki ve adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir. Eldeki davanın gerekçede yazılı nedenle reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bu davada ise davacının, isminin düzeltilmesini istediği kişi ile mirasçılık bağını gösteren bir belge dosyada yoktur. Davacıdan mirasçı olduğunu gösterir belge istenmelidir. Diğer yandan yapılan araştırma ve nüfus kayıtlarına göre... Köyü nüfusuna kayıtlı ... kızı, 01.07.1915 doğumlu ... ile ... Köyü nüfusuna kayıtlı ... kızı 22.09.1955 doğumlu ... isimli iki ayrı kişinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazlardaki davacı murisine ait olduğu iddia edilen paylar satış yolu edinilmiştir. Bu satışlara ilişkin akit tabloları getirilerek, satın alan kişinin kimlik bilgileri incelenmeli, davacı murisine ait nüfus bilgileri ile karşılaştırılmalı, bu incelemede satın almanın 1965 ve 1968 yıllarında yapıldığı, ... kızı ...’ın 1915 doğumlu, ... kızı ...’ın da 1955 doğumlu olduğu dikkate alınmalıdır. Bu konuda bir kanaat oluşmamış ise davacının gösterdiği tanıklar da dinlenmek suretiyle oluşacak duruma göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile verilen karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.