11. Hukuk Dairesi 2011/1818 E. , 2012/10914 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2008/648-2010/750 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle te…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1818 E. , 2012/10914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2008/648-2010/750 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerekdava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'in, dava dışı bankadan kullandığı tüketici kredisi nedeniyle davalı şirket tarafından hayat sigortası ile sigortalandığını, murisin kredi borcunun devam ettiği sırada vefat ettiğini, tüketici kredi sözleşmesinin hayat sigortasına ilişkin kısmında krediyi kullandıran bankanın dain ve mürtehin olarak gösterildiğini, bu nedenle sigorta tazminatından, bankaya olan borcun mahsup edilmesinden sonra kalacak meblağın kanuni mirasçılara ödenmesinin gerektiğini, ancak davalı şirketin müvekkillerinin ödeme talebini reddettiğini, ret gerekçesinin yerinde bulunmadığını ileri sürerek, 10.000 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, davacıların murisi olan sigortalının, sigorta poliçesinin akdedilmesinden önce hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının tedavisi için süreklilik arz eden ilaç kullanmasına rağmen hayat sigortası başvuru formunda bu hususun beyan edilmediğini, beyan yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi nedeniyle sigorta tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sigorta poliçesi başvuru belgesinde, tansiyon yüksekliğinin bulunup bulunmadığının açık ve anlaşılır bir şekilde sorulmadığı, ayrıca davacıların murisi sigortalıya kalp hastalığı tanısının, poliçenin imzalanmasından çok sonra konulduğu, sigortalının sigorta sözleşmesi kurulduğu sırada hipertansiyon hastalığını bilerek saklamadığı kanaatinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000 TL'nin 09.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 445,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.