10. Ceza Dairesi 2022/890 E. , 2022/11436 K. Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Ş…
**10. Ceza Dairesi 2022/890 E. , 2022/11436 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Şüpheli ... hakkında, 31/05/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda; 14/09/2017 tarihli ve 2017/17394 soruşturma, 2017/155 sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolu,mercii ve süresinin gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin erteleme kararına itiraz etmesi üzerine itirazı inceleyen mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/4262 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, tedbirin infazı için 18/10/2017 tarihinde Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2- Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18/10/2017 tarihli ve 2017/1507 DS sayılı Bilgilendirme Formunun cezaevinde tutanakla tebliğ edilerek hastaneye sevkedildiği, Sincan Devlet Hastanesinin 21/12/2017 tarihli raporunda cezaevinden sevkedilen sanığın idrar tetkiki vermeden hastaneyi terk ettiğinin bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 22/01/2018 tarihinde cezaevinde tutanakla tebliğ edilerek yeniden hastaneye sevkedildiği, hastanenin 14/05/2018 tarihli raporunda tedavi programına uyumlu olduğunun belirtildiği, Rehberlik ve İyileştirme Program Takvimi düzenlendiği, 27/06/2018 tarihli bireysel görüşmesine katıldığı ancak 25/07/2018 tarihli grup seminer çalışmasına katılmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 26/07/2018 tarihli kararı ile dosyanın kapatılarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 3- Erteleme kararının kaldırılarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 17/08/2018 tarihli ve 2018/27499 soruşturma, 2018/7532 esas, 2018/6035 sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 4- Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/4. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği Anlaşılmıştır. B-) Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/09/2017 tarihli ve 2017/17394 soruşturma, 2017/155 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı yapılan itirazın Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/4262 değişik iş sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmesini müteakip, adı geçen şüphelinin denetim yükümlülüğünü ihlâl ettiğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ısrar şartının gerçekleşmediğinden bahisle ceza verilmesine yer olmadığına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına ilişkin Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır " şeklinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18/02/2019 tarihli ve 2019/667 esas, 2019/963 karar sayılı ilâmında "..."kovuşturma şartının" gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyanın infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “kamu davası açılmasının ertelenmesine dair kararın infazının devamına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan,..." şeklinde belirtildiği üzere, Somut olayda, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kabul edilerek “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince davanın durmasına ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal koşulları oluşmayan “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verilerek hükümde çelişki ve karışıklığa neden olunmasında isabet görülmemiştir.” denilerek Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir. C-) Konunun Değerlendirilmesi: Sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca 14/09/2017 tarihli ve 2017/17394 soruşturma, 2017/155 sayılı kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine ve erteleme süresi içinde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/4262 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “ceza verilmesine yer olmadığına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verildiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında; mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile “ceza verilmesine yer olmadığına” kararı verilemeyeceği, ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi halinde bu suçtan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı,bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan, mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davası hakkında “durma kararı” verilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “ceza verilmesine yer olmadığına” ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verilerek hükmün karıştırılmasının kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından; kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak; Sanığın 31/05/2017 tarihli eylemi nedeniyle 14/09/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın itirazı üzerine mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/4262 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek 06/10/2017 tarihinde kesinleşmesinin ardından, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından uyarılmasının ardından tekrar başvurarak tedavi sürecini tamamladığı, ancak 25/07/2018 tarihli grup seminer çalışmasına katılmaması nedeniyle ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyasının kapatıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 191/4-b ve 191/4-c bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla TCK’nın 191/5. fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 31/05/2017 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 06/10/2017 tarihinden itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da TCK’nın 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yoluna gidilmesi için bildirimlerde bulunulup sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibariyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 06/10/2017 tarihinden itibaren TCK’nın 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve CMK’nın 223/8-1. cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. ” hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, kanuna aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma isteminin değişik gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir. D) Karar: Açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/804 esas, 2018/1028 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.