10. Hukuk Dairesi 2011/8570 E. , 2012/11484 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :199-240 Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi…
**10. Hukuk Dairesi 2011/8570 E. , 2012/11484 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :199-240 Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yctinilmcyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki dava dosyasına konu olayda; davacının, 01.01.2007 ile 07.06,2009 tarihleri arasında davalıya ait binanın bodrum katının daireye dönüştürülmesine ilişkin inşaat işyerlerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istediği görülmüştür. Mahkemece; davacı ile davalı işveren aralarındaki ilişkinin hizmet aktinin, özellikle, zaman ve bağımlılık unsurları yönünden süreklilik bulunmadığı ve niteliğinin istisna akdi olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. İstisna akdinin, hizmet akdinden farklılık gösteren yönlerinden birisi de, genellikle, istisna akdinde, hizmet akdine göre, daha kısa sürede, öngörülen sonuca ulaşma imkanının bulunmasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmede ise, işe başlayış ve bitiriliş tarihleri arasında iki yıldan fazla bir süre bulunması, davacının diğer sigortalı çalışmalarının "başka hususi bina işyerlerinde inşaatçılık " olması ve benzerlik göstermesi karşısında, mahkemenin yeterince araştırma yapmadığı ve davalı tanık beyanlarına dayalı olarak karar verildiği sonucuna varılmıştır. Özellikle, davacı ile, davalı arasındaki hukuki ilişkide "bağımlılık " unsurunun bulunup bulunmadığının yeterince irdelenmesi önem arzetmcktedir. Davacının kendine ait bir işyeri bulunup bulunmadığı, kalfalık veya ustalık belgesi bulunup bulunmadığı, mesleği nedeniyle bir odaya üye olup olmadığı, davacının göstereceği çalışma olgusunu bilebilecek başka tanıklar da dinlenmek ve ayrıntılı beyanları alınmak suretiyle, varsa, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası incelenerek, toplanan tüm kanıtlar yeniden değerlendirilerek, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozul malıdır.