11. Hukuk Dairesi 2010/4324 E. , 2011/16485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2010 tarih ve 2008/673-2010/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/4324 E. , 2011/16485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2010 tarih ve 2008/673-2010/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı galvanizli rulo saç emtiasının, davalı tarafından Mersin'den Kayseri'ye taşındığını, emtianın hasarlı olarak alıcısına teslim edildiğini, hasarın, taşımanın gerçekleştirildiği araçların brandasız olmaları nedeniyle emtianın yağmur suyu ile temas etmesinden kaynaklandığını, bu durumda hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 11.965 TL'nin ödeme tarihi olan 16.11.2007'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, meydana gelen hasarın sigorta teminatı dışında olduğunu, taşımanın brandalı araçlarda yapılmasını sağlamayan dava dışı sigorta ettirenin kusurlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınan emtianın Mersin Limanı'ndan Kayseri'ye davalı tarafça taşındığı ve hasara uğradığı, taşınan emtianın galvanizli olduğu, bu nitelikteki emtianın birkaç gün yağmur suyu ile temas etmesi nedeniyle paslanmasının mümkün olmadığı, bu durumda hasarın taşıma sırasında oluşmadığı, yükleme boşaltma sırasında meydana gelen hasarların da sigorta teminatı altında bulunmadığı, davacının teminat kapsamında olmayan bir zarara ilişkin olarak ödeme yaptığı ve bu ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğu, oysa davacının rücu hakkını kullanabilmesi için teminat kapsamında olan bir hasarı ödemiş olmasının gerektiği, taşıma hükümleri uyarınca taşıyıcının bir kusuru var ise de bunun taşıma sözleşmesinin tarafları arasında tazminata konu olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, nakliyat emtea taşıma poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup mahkemece meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında olmadığı ve davacının yaptığı ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuen rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Ancak somut olayda, 16.11.2007 tarihli tazminat makbuzu ve ibraname başlıklı belge ile davacı sigortalının davalıya karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı sigortalı, dava konusu taşıma ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin mevcut olduğu kabul edilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.