Başvuru, cezalı vergi tarhiyatına karşı açılan davada emsal kararlara aykırı şekilde davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, cezalı vergi tarhiyatına karşı açılan davada emsal kararlara aykırı şekilde davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Başvurucuya ait 2014/5358 ve 2014/5359 başvuru numaralı dosyaların 2014/5357 başvuru numaralı dosya ile birleştirilmesine, belirtilen dosyaların kapatılmasına, incelemenin 2014/5357 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: İnşaat malzemeleri satışı faaliyetinde bulunan başvurucunun 2004 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda sahte belge düzenleyerek piyasaya sürdüğü tespit edilen mükelleften sahte belge aldığı ve kullandığı kanaatine varılarak başvurucu adına, 2004 ve 2005 yıllarının farklı dönemleri için vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi (KDV) tarhiyatı yapılmıştır. Başvurucu söz konusu tarhiyatın iptali için üç ayrı dava açmıştır. Ankara Vergi Mahkemesi (Mahkeme) 24/3/2010 tarihli kararlarıyla, öncelikle ilgili dönemlerde trilyonlarca lira tutarında matrah beyanına karşın işi organize edecek işyeri, depo, araç ve işçilerin bulunmadığının inceleme raporları ile ortaya konulduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmaksızın tanzim edildiği sonucuna ulaşan Mahkeme, bu faturalara isabet eden katma değer vergileri tutarının reddi suretiyle yeniden düzenlenen beyannamelere istinaden salınan vergi ve kesilen cezada yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen bu kararlar; Danıştay Dördüncü Dairesinin24/1/2011 tarihli ilamlarında başvurucu tarafından uyuşmazlık konusu fatura karşılıklarının banka kanalıyla ödendiğinin belirtilmesi ve buna ilişkin belgeler sunulmasına karşın vergi inceleme raporu ve davalı idare savunmasında bu hususa değinilmediği,lehe olan bu hususun Mahkemece değerlendirilmediği, eksik inceleme ve varsayıma dayalı vergi ve cezanın kaldırılması talebiyle açılan davanın reddinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle bozulmuştur. Bozma kararına uymayan Mahkeme 8/7/2011 tarihli kararlarıyla, kuruluşundan beri gerçek bir ticari faaliyette bulunmadığı açık olan firmanın mal tesliminde bulunmasının mümkün olmayacağı, ayrıca banka sisteminin ödeme aracı olarak kullanılmasının da tek başına ilgili firmadan mal alımında bulunulduğunu göstermeyeceği gerekçeleriyle önceki kararlarında ısrar etmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen bu ısrar kararları, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 27/2/2013 tarihli ilamlarıyla onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talepleri, aynı Kurulun 11/12/2013 tarihli ilamlarıyla reddedilmiştir. Bu kararlar başvurucu vekiline 21/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.