2. Hukuk Dairesi 2013/6393 E. , 2013/18828 K. MAHKEMESİ Pendik 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.11.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle karşılık davalar da müstakil davalar gibi harca tabi (Harçlar K. md. 6/1) olup, d…
**2. Hukuk Dairesi 2013/6393 E. , 2013/18828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ Pendik 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.11.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle karşılık davalar da müstakil davalar gibi harca tabi (Harçlar K. md. 6/1) olup, davalı tarafından harcı yatırılarak açılmış bir karşılık davanın bulunmamasına göre davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalının %80 oranında özürlü olduğu, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, bu sebeple 2022 sayılı Yasaya göre kendisine Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlandığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Muhtaç olması sebebiyle 2022 sayılı Yasaya göre devletten aylık alan davalı, aylık bağlanmasını gerektiren şartlar devam ettiği sürece yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulamaz. Bu husus gözetilmeden, aynı Yasaya göre aylık alan davacı yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. 3-Davacının eşya talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükümde gösterilen eşyaların adet ve cinsleri belirtildiği halde, her birinin ayrı ayrı değerleri gösterilmeyip, toplam bedele hükmedilmiştir. Aynen iadeye, olmadığı takdirde bedele hükmedildiğine göre, aynen iadesi mümkün olmayan eşyanın yerine ifa edilecek bedelin ne olduğu belli olmayacağından, her bir çeyiz eşyasının değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmemiş olması, infazda duraksama yaratır. Hüküm altına alınan eşyaların her birinin değerinin ayrı ayrı gösterilmesi, taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak şekilde belirtilmesi (HMK md. 297/2) gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 03.07.2013 (Çrş.) KARŞI OY YAZISI Davalı, evlilikleri sırasında doğal yolla çocukları olmadığı için üremeye yardımcı tedavi yöntemiyle çocuk sahibi olmak istediklerini, davacıya ait beş adet bileziği, isteği ve rızasıyla tüp bebek tedavisinde kullandıklarını ileri sürmüş, davacı bu savunmanın aksine bir delil gösterememiştir. Taraflar, yardımcı üreme teknikleriyle çocuk sahibi olmaya birlikte karar verdiklerine ve bu tedavi yöntemini birlikte denediklerine göre bu tedavinin gerektirdiği masraflar için davacının isteği ve rızasıyla sarf edilen altınların artık geri istenmesi mümkün değildir. Bu sebeple davacının ziynetlerle ilgili isteğinin reddi gerekir. Hükmün yukarıdaki bozma sebepleri yanında bu sebeple de bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.