Başvurucu, tapu tahsis belgesinin geçersiz sayılması sebebiyle hükmedilen tazminatın gerçek zararı karşılamaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, tapu tahsis belgesinin geçersiz sayılması sebebiyle hükmedilen tazminatın gerçek zararı karşılamaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1945 doğumlu olup Antalya'da ikamet etmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğünce (Vakıflar İdaresi) başvurucunun Antalya'nın Kızıltoprak Mahallesi'nde bulunan gecekondusu için 16/5/1985 tarihinde 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tapu tahsis belgesi verilmiştir. Başvurucunun gecekondusunun bulunduğu taşınmaz 21/12/1981 tarihli ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol ve park alanı olarak ayrılmıştır. Tapu tahsis belgesinden sonra aynı mahallede bulunan 97/1 pafta 453 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan başvurucuya yer tahsisi yapılmıştır. Ayrıca Vakıflar İdaresinin 16/9/1987 tarihli yazısıyla tahsis karşılığında ödemesi gereken tutarın 000 TL (2 TL) olduğu başvurucuya bildirilmiştir. Başvurucu 4/3/1990 tarihinde 667 TL (1,67 TL) ödeme yapmıştır. Başvurucu 12/3/2008 tarihinde Antalya Vakıflar İdaresine müracaat ederek tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesini talep etmiştir. Vakıflar İdaresi 19/3/2008 tarihli yazıyla gecekondunun bulunduğu taşınmazın imar planında park ve yol alanında kalması nedeniyle tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesinin mümkün olmadığını, gecekondu önleme bölgesinden tahsis yapılması için Muratpaşa Belediyesine bilgi verildiğini başvurucuya bildirmiştir. Başvurucu 30/6/2008 tarihinde Muratpaşa Belediye Başkanlığına (Belediye) müracaat ederek aynı bölgede ve emsal nitelikte başka bir arsa tapusu verilmesini talep etmiştir. Başvurucunun talebi 18/7/2008 tarihli işlemle, taşınmazının yolda kaldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu bu işleme karşı Antalya İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) iptal davası açmıştır. İdare Mahkemesi 8/10/2009 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, tapu tahsis belgesi verilen gecekondunun tahsis tarihinden önce çıkarılan imar planında yol ve park alanında kalması sebebiyle 2981 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiştir. Anılan karar Danıştay Ondördüncü Dairesince 28/2/2013 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu 29/6/2015 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) Vakıflar İdaresi ve Belediye aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Dava dilekçesinde, Antalya'nın Kızıltoprak Mahallesi'nde bulunan 97/1 pafta 453 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 400 m²lik bölümünün tapusunun iptal edilerek başvurucu adına tescil edilmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde taşınmazın rayiç bedeli üzerinden tazminat ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 26/9/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda, tapu tahsis belgesine konu taşınmazın 400 m²sinin rayiç değeri hesaplanmıştır. Aynı bilirkişi tarafından hazırlanan 7/11/2016 havale tarihli ek raporda ise %35'lik düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonra taşınmazın rayiç değeri 000 TL olarak hesaplanmıştır. Başka bir bilirkişi tarafından hazırlanan 25/10/2016 havale tarihli raporda ise başvurucunun tahsis karşılığında borçlandırıldığı tutardan ödediği (667 TL) ve eksik kalan (333 TL) tutarın dava tarihi itibarıyla güncel değeri hesaplanmıştır. Raporda; 667 TL'nin değeri Amerikan doları artış oranına göre 635,07 TL, avro artış oranına göre 472,83 TL, 24 ayar külçe altın artış oranına göre 915,45 TL, TÜFE endeksi değişim oranına göre 428,19, ÜFE endeksi değişik oranına göre 552,12 TL, bunların tümünün ortalamasına göre ise 389,21 TL olarak bulunmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/12/2016 tarihli kararıyla tapu iptali ve tescil talebini reddetmiş, tazminat istemini ise Vakıflar İdaresi yönünden kabul ederek başvurucu lehine 414,60 TL tazminata hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde; İdare Mahkemesinin kararına atıfta bulunularak başvurucuya tapu tahsis belgesinin verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiği ifade edilmiştir. Bununla birlikte kararda başvurucunun 400 m²lik tapu verileceği inancıyla 667 TL ödeme yaptığı vurgulanmış, bu tutarın isabet ettiği 333 m²nin rayiç değerinin hesaplanarak başvurucuya ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 7/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın rayiç bedeli olarak bulunan 000 TL'ye 333/400 oranını uygulamak suretiyle tespit ettiği anlaşılan 414,60 TL'nin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Vakıflar İdaresi bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 11/4/2017 tarihinde istinaf istemini kabul ederek Asliye Hukuk Mahkemesi kararını kaldırmış, Vakıflar İdaresi aleyhine hükmedilen tazminat miktarını 389,21 TL'ye indirmiştir. Kararın gerekçesinde İdare Mahkemesi kararına atıf yapılarak başvurucunun işgal ettiği yerin 21/12/1981 tarihinde yapılan uygulama imar planında park ve yol alanında kalması nedeniyle tapu tahsis belgesinin baştan beri geçersiz olduğu vurgulanmıştır. Kararda, tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi değil fiilî kullanımı gösteren bir zilyetlik belgesi olduğu gözetildiğinde başvurucunun Vakıflar İdaresinden talep edebileceği bedelin idareye ödediği 667 TL'nin güncelleştirilmiş değeri olduğu belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, 21/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 389,21 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Vakıflar İdaresinden alınarak başvurucuya verilmesine hükmetmiştir. Başvurucu bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi 13/3/2018 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi kararını, temyiz isteminin yerinde olmadığını belirterek onamıştır. Nihai karar 25/7/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu bu arada 19/6/2017 tarihli dilekçeyle Yargıtay Birinci Başkanlığına müracaat ederek tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi isteminin ifa edilememesi hâlinde hak sahibine ödenmesi gereken tazminatın taşınmazın rayiç değeri mi yoksa hak sahibi tarafından ödenmiş tutarın güncellenmiş hâli mi olacağı hususunda Hukuk Dairesi ile Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu arasında içtihat farklılığı bulunduğunu belirtmiş ve içtihadın birleştirilmesini talep etmiştir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu 31/5/2018 tarihinde, ileri sürülen kararların konularının farklı olduğu gerekçesiyle içtihadı birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına karar vermiştir. 2981 sayılı Kanun’un "Tapu verme" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine 'Tapu Tahsis Belgesi' verilir.Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder....Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları resen iptal edilir." 2981 sayılı Kanun’un "Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular hakkında aşağıdaki uygulamalar yapılır....b) (Değişik : 22/5/1986 - 3290/6 md.) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir. Tahsis edilen arsa veya hissenin bedeli 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kanun veya 6/6/1984 tarih ve 3016 sayılı Kanuna göre tespit edilir.…"