4. Hukuk Dairesi 2010/9067 E. , 2011/10754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/09/2008 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ...
**4. Hukuk Dairesi 2010/9067 E. , 2011/10754 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/09/2008 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ..., ... ... ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalılar ... ve ... ...'in kardeşi, davalı ...’un oğlu ve kendisinin de eşi olan ... ... ...’un intihar ettiğini, eşinin ölümünden davalıların kendisini sorumlu tutarak dışladıklarını, yazdıkları mektupla bunu açıkça dile getirdiklerini, davalıların bu ağır suçlamaları nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı ...’un dava konusu mektup ile bir ilgisinin bulunmadığını, mektupta aile içi olaylar ve huzursuzluklardan bahsedilip, üzüntü ve hayal kırıklıklarının dile getirildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davalılar ... ve ... ...’in yazdıkları mektupla davacının eşinin ölümü hakkındaki şüpheleri doğrudan davacıya yönelttikleri, ölümünden sorumlu bulunduğu yönünde imada bulundukları, bu durumun hukuki süreçte ispatlanamadığı, bu ağır suçlama nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının eşi, davalılar ... ve ...’ın kardeşi, davalı ...’un oğlu olan ... ... ...’un evde ölmüş halde eşi olan davacı tarafından bulunduğu, yapılan otopsi sonucu ölüm sebebinin tam olarak tespit edilemediği, ölümle ilgili takipsizlik kararı verildiği, ölenin psikolojik rahatsızlığının bulunduğu ve daha önce de intihara teşebbüs ettiği anlaşılmıştır. Belçika’da oturan davalılar ..., ... ... tarafından dava konusu mektubun kardeşlerinin ölümü sonucu duyulan üzüntü ile yazılmış olduğu, davacının kişilik haklarını ihlal kastının bulunmadığı, ölümden doğrudan davacıyı suçlayan bir ifadenin de yer almadığı anlaşılmıştır. Şu halde, davanın davalılar ... ve ... ... yönünden de reddine karar verilmesi gerekir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.