5. Hukuk Dairesi 2024/11952 E. , 2025/4073 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/404 Esas, 2023/405 Karar Oyunları Yatırımları Anonim Şirketi I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin16.02.2023 Tarihli ve 2022/638 Esas, 2023/28 Karar Sayılı Kararı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda(2004 sayılı Kanun) borçtan kurtulma, istirdat ve menfi tespit davaları için özel yetki hükümleri kabul edilmiş ise de itirazı
**5. Hukuk Dairesi 2024/11952 E. , 2025/4073 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/404 Esas, 2023/405 Karar Oyunları Yatırımları Anonim Şirketi I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin16.02.2023 Tarihli ve 2022/638 Esas, 2023/28 Karar Sayılı Kararı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda(2004 sayılı Kanun) borçtan kurtulma, istirdat ve menfi tespit davaları için özel yetki hükümleri kabul edilmiş ise de itirazın iptali davası için özel bir yetki kuralı düzenlenmediği, 6100 sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) yetkiye ilişkin düzenlemelerinin uygulanması gerektiğini, adı geçen Kanunda da bu davalar açısından kesin yetki kuralı bulunmadığı, kesin olmayan yetki kuralları uygulanacağından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde sözleşmenin ifa yeri Karşıyaka olarak belirlendiğinden yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2023 Tarihli ve 2023/404 Esas, 2023/405 Karar Sayılı Kararı Davanın ihtilafın bayilik sözleşmesinden kaynaklı, davalının sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu para borcunun bulunduğu iddiasına dayalı olduğu, böylelikle eldeki davada kesin yetkili kuralının bulunmadığı, seçimlik yetki kuralına dayandığı, somut olayda para borcunda ifa yerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin ve taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 7/3 maddesi gereği alacaklının yerleşim yerinin olduğu, dolayısıyla alacaklının yerine göre İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. Değerlendirme 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanun'un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2.Alacağın tahsili istemli icra takibine vaki itirazın, iptali istemine ilişkin itirazın iptali davası yasal dayanağını 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinden almakta olup bu dava ile icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve 2004 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlak amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada belirlenecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığıdır. 3. İtirazın iptali davalarında yetkili mahkeme hususunda özel bir yetki düzenlemesi yapılmamış olup bu anlamda 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı ve devamı maddelerinde yer alan yetkiye ilişkin düzenlemeler nazara alınmalıdır. 4. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince aksine yasal bir düzenleme olmadıkça genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Bu hükme göre her dava açıldığı tarihte davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde görülecektir. 5. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili düzenlemeyi içeren, kamu düzenine ilişkin olmayan ve özel yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ise “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” düzenlemesini içermektedir. 6. Bu doğrultuda Sözleşmenin ifa edileceği yerin belirlenmesinde 6098 sayılı Kanun'un 89 hükmü dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu madde; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir .'' şeklinde düzenlemeyi içermektedir. 7. Yine 6100 sayılı Kanun'un "Yetki Sözleşmesi" başlıklı 17 nci maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. 8. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer. 9. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında şans oyunlarının oynatılması faaliyetini konu alan "bayilik sözleşmesi" akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup bu sözleşme gereğince davalı tarafça ödenmesi gerektiği iddia edilen komisyon tutarının ödenmemesi üzerine girişilen takibe vaki itirazın iptali istemi ile dava açılmış, yukarıda yer verilen mahkemeler arasında yetki uyuşmazlığı ortaya çıkmıştır. 10. Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin 16.5. hükmü uyarınca "İstanbul Merkez" adliyesi mahkemeleri yetkili kılınmış ise de, davalı yanın tacir sıfatını haiz olmadığı toplanan delilerden anlaşılması karşısında 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi hükmü uygulama yeri bulamayacaktır. 11. Bu durumda taraflar arasında sözleşme bulunduğu ihtilafsız olduğu gözetildiğinde genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesi yanında 6100 sayılı Kanun'un. 10 hükmü uyarınca ifa yeri mahkemesinde de dava açılabilecektir. İfa yeri yukarıda da belirtiliği üzere 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince belirlenecektir. 12. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olup davanın taraflarınca sözleşme ilişkisinin varlığının kabul edilmesi ve davacının komisyon bedeli alacağının tahsiline yönelik takip yürüttüğü nazara alındığında, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden bu durumda davacı alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkili mahkemelerden olup davacı tercih hakkını bu yönde kullandığından, uyuşmazlığın İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.