İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:09/04/2026 kayseri 1. asliye ticaret mahkemesi'nin 22/01/2026 tarih ve 2026/51 Esas 2026/63 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa toplam 106.877,73-TL bedel karşılığında ve farklı günler…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/507 KARAR NO: 2026/704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/01/2026 ESAS NO: 2026/51 KARAR NO: 2026/63 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:09/04/2026 kayseri 1. asliye ticaret mahkemesi'nin 22/01/2026 tarih ve 2026/51 Esas 2026/63 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa toplam 106.877,73-TL bedel karşılığında ve farklı günlerde tavuk ürünleri sattığını, satılan ürünlere ilişkin faturaların düzenlendiğini ve tarafların ticari defterlerine kaydının yapıldığını, ancak satın alınan tavuk ürünlerinin bedelinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda ".... davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davalı ...'nun; ... Vergi Dairesinin 19/01/2026 tarihli yazı cevabına göre tacir olmadığı, davalının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davalının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; istinaf incelemesinden geçerek kaldırılmasını istedikleri hususun yerel mahkemenin gerekçeli kararında görevli olmadığını açıklayarak görevli ve yetkili mahkemeyi gösteren bir karar verilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın ticari satış ilişkisinden doğduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin süreklilik arz eden mal alım satımına dayalı olduğunu, ticari organizasyon kapsamında yürütülen ticari nitelikli bir faaliyet sonucu olduğunu, tacir sıfatının yalnız vergi yazısına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, tacir sıfatının ticari faaliyetle belirlendiğini, ticari işletmeye ilişkin uyuşmazlıklarda görevin ticaret mahkemesinde olduğunu, eksik inceleme ile dosya üzerinden karar verilmesinin savunma hakkını ihlal ettiğini, dilekçelerinin incelendiği zaman öncelikle görev itirazlarının akabinde yetki itirazında bulunduklarının açık bir şekilde görüldüğünü, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından verilen kararın aleyhe olan kısımlarının beyanları doğrultusunda ortadan kaldırılmasını, beyan ve talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinin tespitini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, beyanları doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan belge ve delillere, somut uyuşmazlıkta davanın mutlak ticari dava niteliğinin olmamasına, keza davalının tacir olarak kabulünün mümkün bulunmamasına, bu nedenle de davaya bakmak görevinin HMK 2. Md uyarınca Asliye Hukuk mahkemesine ait olmakla, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı vekilinin yukarıda yazılı ve yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı istinaf eden davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 22/01/2026 tarih ve 2026/51 E. - 2026/63K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 732-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-c bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 02/04/2026