11. Hukuk Dairesi 2013/1402 E. , 2013/18852 K. MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2009/46-2012/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1402 E. , 2013/18852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2009/46-2012/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin HÜSEYİN EFENDİ ibaresini 1926 yılından beri ticaret ünvanı olarak kullandığını, sonrasında KURU KAHVECİ HÜSEYİN EFENDİ ibaresini şirket ticaret ünvanı ve marka olarak tescil ettirdiklerini, davalının ise HÜSEYİN EFENDİ ibaresini iltibas yaratarak şekilde marka olarak kullandığını, anılan ibare üzerinde öncelikli hakları bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkillerinin babasının ismi olması nedeniyle HÜSEYİN EFENDİ ibaresini adlarına tescil ettirdiklerini, kötüniyetli olmadıklarını, markanın farklı sınıflarda tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının HÜSEYİN EFENDİ ibaresini kahve, baharat alanında maruf hale getirdiği, önceye dayalı kullanımı bulunduğu, lokum emtisanın kahve yanında ikram edilen ürün olması nedeniyle anılan sınıf yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının lokumlar emtiası yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davacı taraf HÜSEYİN EFENDİ ibaresini işletme adı ve marka olarak öncelikli kullanım hakları bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. Tescil edilmesi halinde de koşulları oluştuğunda anılan KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir. Somut olayda, mahkemece davacının anılan ibareyi öncelikli olarak kullandığı tespit edilerek, tescil kapsamında olan mallara yakın ve karıştırılabilecek derecede benzer mal ve hizmetler yönünden korunacağı belirlenerek, davalının markasında bulunan 'lokum' emtiası yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmiştir. Oysa, davacının markasının kapsadığı 43. sınıfda yiyecek içecek sağlanması, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri bulunmakta olup, anılan bu sınıflar davalının markasındaki diğer bir kısım mal ve hizmet sınıflarıyla da benzer ve ilişkilidir. Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının markasının 43. sınıfında bulunan yiyecek içecek sağlanması, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri ile davalı markasındaki benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerin tespit edilerek, diğer sınıflarla iltibasa neden olup olmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.