Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7847 E. , 2024/2398 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7847 Karar No : 2024/2398 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Başkent Üniversitesi ... Merkezinde sözleşmeli öğretim görevli…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7847 E. , 2024/2398 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7847 Karar No : 2024/2398 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Başkent Üniversitesi ... Merkezinde sözleşmeli öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, 01.07.2020 tarihi itibarıyla görevine son verilmesine ilişkin işlemin, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, bu kararın uygulandığından bahisle, Mütevelli Heyetin yetki devri ile sözleşme yapma yetkisini Üniversite Genel Sekreterine devrettiği ve bu yetki devrine dayanıldığının belirtilmesi suretiyle sözleşmenin, Genel Sekreter tarafından değerlendirilerek, yenilenmemesine ilişkin Üniversite Genel Sekreterinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali, işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen mali hakların, mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının amaç ve kapsamına, içeriğine uygun, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak işlem tesis edilmesi gerektiği, buna göre, vakıf üniversitelerine öğretim elemanı veya herhangi bir personel istihdam etme hususunda yetkinin mütevelli heyetinde olduğu dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine dair kararın da mütevelli heyeti tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle alınması gerekirken, davalı Üniversite Genel Sekreteri tarafından işlem tesis edildiği, işlemin gerekçesinin belirtilmediği ve somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla Mahkeme kararının amaç ve kapsamına uygun bir işlem tesis edilemediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasamızın 125. maddesi gereği davacının hukuka aykırı olarak tesis edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ilk davanın açılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ... İdare Mahkemesi'nde ilk davanın açıldığı 12.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edildiği, dosyanın derdest olduğu, bu karar doğrultusunda işlem tesis edildiği, üniversite adına sözleşme yapma yetkisi kendisine devredilen yetkili tarafından tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, belirli süreli sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği, herhangi bir sebebe ya da bildirime gerek olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin, yargı kararının gereği gibi uygulanmaması olduğu dikkate alındığında, davacının parasal hak isteminin 2577 sayılı Kanun'un 28/3 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; Başkent Üniversitesi ... Merkezinde sözleşmeli öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, 01.07.2020 tarihi itibarıyla görevine son verilmesine ilişkin işlemin, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, bu kararın uygulandığından bahisle, Mütevelli Heyetin yetki devri ile sözleşme yapma yetkisini Üniversite Genel Sekreterine devrettiği ve bu yetki devrine dayanıldığının belirtilmesi suretiyle sözleşmenin, Genel Sekreter tarafından değerlendirilerek, yenilenmemesine ilişkin Üniversite Genel Sekreterinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali, işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen mali hakların, mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İstinaf Mahkemesince; dava konusu Üniversite Genel Sekreterinin … tarih ve … sayılı işlemi, davacının … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem olarak değerlendirilmişse de, davacının, 02.12.2021 tarihinde, 24.11.2021 tarihli dava konusu işlemden sonra başvuru yaptığı anlaşıldığından, uyuşmazlık Üniversite Genel Sekreterinin ... tarih ve … sayılı dava konusu işleminde belirtilen kapsamda değerlendirilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlığını taşıyan 28. maddesinde; "1.Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. (...) " kuralı yer almıştır. 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanması mütevelli heyetince yapılacak olup; mütevelli heyet, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilecektir. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 21. maddesi uyarınca, rektör iken; vakıf meslek yüksekokullarının yöneticisi, müdürdür. Bu doğrultuda, vakıf üniversitesi mütevelli heyetinin rektör dışında, bir kişiye yetki devri mümkün değildir. Nitekim; yükseköğretim mevzuatımızda; mütevelli heyetin yetkilerini üniversite genel sekreterine devredebileceğine ilişkin açık bir düzenleme de yer almamaktadır. Başkent Üniversitesi Mütevelli Heyetinin … tarih ve … sayılı kararı ile üniversitede görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapmaya, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylamaya ve kendisine devredilen yetkileri üçüncü kişiye devretmeye Rektör yetkili kılınmıştır. Ankara 9. Noterliği tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı vekaletname ile rektör başka hususlarla birlikte, sözleşme yapma konusunda da üniversite genel sekreterini münferiden yetkili olmak üzere vekil tayin etmiştir. Her ne kadar davalı İdare tarafından, mütevelli heyetin, öğretim elemanı ile sözleşme yapma ve öğretim elemanının görevden alınması konusunda rektöre yetki devrinde bulunduğu, rektörün de üniversite genel sekreterini vekil tayin ettiği belirtilmişse de; rektörün, kanunda açık bir düzenleme olmaksızın bu konudaki yetkisini noter tarafından düzenlenen genel vekaletname ile genel sekretere devri ya da genel sekreteri vekil tayin etmesi kabul edilemez. Diğer bir anlatımla; 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesinde açıkça mütevelli heyetin yetkilerini uygun gördüğü ölçüde vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine devredebileceği öngörüldüğünden ve kanunda başkaca bu konuda alt devri mümkün kılan bir düzenleme olmadığından, vakıf üniversitesi yöneticisi olarak rektörün, kendisine devredilen bu yetkiyi başkasına devredemeyeceği gibi noter tarafından düzenlenen genel bir vekaletname ile bu yetkinin kullanımı için vekil tayin etmesi de mümkün değildir. Zira, idare hukukunda nasıl karar alma yetkisi hangi makama verilmişse, o makam tarafından kullanılması kural, yetki devri kanunun açık hükmüne dayanılmak suretiyle istisna ise; yetki devrinde de yetkinin devredildiği makamın, devraldığı yetkiyi kanunun izni olmaksızın başka bir makama devretmesi ya da yetkiyi devralan kişinin noter tarafından düzenlenen genel bir vekaletname ile kendisine vekil tayin etmesi, kanunda düzenlenen yetki kurallarının ihlal edilmesine yol açacaktır. Aksinin kabul edilmesi, kanun koyucunun iradesine aykırı olarak, 2547 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yetkinin devredileceği makam konusunda öngörülen sınırlı düzenlemenin kapsamının genişletilmesine, yetki devrinin mümkün kılınmadığı kişilerin de noter tarafından düzenlenen vekaletname ile yetkili kılınmasına neden olacaktır. Her ne kadar, dava konusu işlemde üniversite genel sekreteri tarafından, kendisine yapılan yetki devri uyarınca, davacı ile sözleşme yapmış olması nedeniyle bu yetkiye dayanılmak suretiyle, sözleşmenin yenilenmemesi konusunda da yetkisinin bulunduğu belirtilmişse de, üniversite genel sekreterinin üniversite adına akademik personel ile hizmet sözleşmesi imzalaması 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi uyarınca mümkün olmadığı gibi, sözleşmenin yenilenmesi hususunun kendisi tarafından değerlendirilmesi de 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi gereği mümkün değildir. Nitekim; kanuna dayanmayan bir yetkiyi kullanan üniversite genel sekterinin, bu çerçevede sözleşmenin yenilenmesi hususunu değerlendirmesinin de kanuni dayanağı olmayacağı açıktır. Bu bakımdan; davacının sözleşmesinin yenilenmeyerek görevine son verilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla, 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesinde öngörülen yetki kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi üzerine, yargı kararının gereği gibi uygulanarak, mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi olarak rektör tarafından işlem tesis edilmesi gerekirken, yargı kararının uygulandığından bahisle kendisine yetki devri mümkün olmayan üniversite genel sekreteri tarafından yargı kararına aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı Mahkeme kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen mali hakların, mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden: Olayda; belirli süreli hizmet sözleşmesi ile davalı idarede öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmeyerek, görevine son verilmesine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine, yargı kararının uygulanarak yetkili makam tarafından davacının sözleşmesinin yenilenmesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken, yetkili makam tarafından bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan; yetkili makam tarafından değerlendirme yapılmamış olması ve belirli süreli hizmet sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmaması dikkate alındığında, bu aşamada, davacı bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal haklar yönünden; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığı, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının a) Dava konusu işlemin, iptal edilmesine ilişkin kısmının yukarıda aktarılan gerekçe ile ONANMASI, b) İşlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen mali hakların, mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısmının BOZULMASI, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.