11. Ceza Dairesi 2023/1940 E. , 2023/10585 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/530 E., 2022/858 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inc…
**11. Ceza Dairesi 2023/1940 E. , 2023/10585 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/530 E., 2022/858 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/828 Esas, 2015/1414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/6892 Esas, 2022/10246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/530 Esas, 2022/858 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 7394 sayılı Kanun'un dördüncü maddesi ile eklenen ek fıkra, 5237 sayılı Kanun'un 43 ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, müvekkilin suç kastının olmadığına, sahte olduğunu bilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında gerçek bir alışveriş karşılığı olmayan faturaları 2011 takvim yılında katma değer vergisinde kullandığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2.Sanık, alışların gerçek olduğunu, 3 adet eski nakliye aracının tamiri için kullandığını, sahte fatura kullanmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, vergi inceleme raporu, vergi suçu raporu, mütalaa, bilirkişi raporu ve sanığın oluşan vergi kaybını giderdiğine dair müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. 3.Mahkemenin sanık savunması, vergi inceleme raporu, bilirkişi raporu, sanığın oluşan vergi kaybını giderdiğine dair müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararını verdiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 05.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değişik 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen "359. maddede yazılı suçlara ilişkin yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalarda mütalaaya konu fiilin, başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi bakımından kamu davası açılması için rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmaz." hükmü uyarınca, dosya kapsamına göre her ne kadar sanık hakkında mütalaa bulunmasa da sanığın şirketi hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi nedeniyle mütalaa bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; a. Faturaları düzenleyen mükellef/mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, b. Aynı mükellefler hakkında ilgili takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c. Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.01.2012 yerine 10.02.2015 şeklinde yanlış gösterilmesi, b.7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinde yapılan değişiklikle "Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında... indirilir" hükmüne yer verildiği; 7394 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesiyle 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddenin birinci fıkrası ile "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir" ve aynı maddenin ikinci fıkrasındaki "Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır" hükümleri uyarınca, kanunun yayımı tarihinde kovuşturma evresinde olan dosyalarda, hüküm tarihinden önce ödeme yapılması halinde soruşturma evresinde yapılan ödemeler için öngörülen, verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi gerektiği gözetilmeden, somut olayda mahkemesince, sanık tarafından kovuşturma aşamasında tüm ödemelerin yapılmış olduğu kabul edilmesine rağmen 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/530 Esas, 2022/858 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.