7. Hukuk Dairesi 2010/4014 E. , 2011/1173 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Beton Elemanları Ürt.San.ve Tic.A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hukukumuzda gerçek z
**7. Hukuk Dairesi 2010/4014 E. , 2011/1173 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Beton Elemanları Ürt.San.ve Tic.A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Ayrıca, tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan, kesinti(inkıta)süresi belirlenemez ve bu nedenle de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ödediği ücretler, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda az yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz ardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine ve satılamayan enerji bedeline yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda hüküm oluşturulmuştur. Yasal düzenlemelere aykırı olarak düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözönüne alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı taraftan delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, daha sonra dosya yeniden uzman bilirkişiye verilmeli, genel idare giderlerinin kanıtlanması halinde miktarının belirlenmesi zarar kalemleri içerisinde satılamayan enerji bedelinin hesaplamaya dahil edilemeyeceği bilirkişiye hatırlatılarak davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Dava dilekçesinde; davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında kabloya hasar verildiği öne sürülmüştür. Mahkemece, davalı tarafın yaptığı çalışmalara ilişkin projeler ile zarar gören kablo güzergâhının ilk tesisine ilişkin projeler getirtilmemiş, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Kusur oranının ve gerçek zararın belirlenmesi hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davalı tarafın yaptığı çalışmalara ilişkin projeler ile zarar gören kablo güzergâhının ilk tesisine ilişkin projelerin getirtilmesi, dosyanın yeniden uzman bilirkişiye verilmesi, davalıların yaptığı bu iş nedeniyle davacının kablo güzergâhının zarar görüp göremeyeceği, zarar görmüş ise zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurunun bulunup bulunmadığı konularında bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, davalı tarafın kusur oranı ve kusur oranına göre sorumlu tutulabileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle dahi temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı ... A.Ş. yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.