2. Ceza Dairesi 2022/13859 E. , 2023/3987 K. ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ... KARAR SAYISI : 2021/217 E., 2022/239 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mâhkumiyet ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, bozma A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/217 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Katılan vekili tarafından, yüzüne ka…
**2. Ceza Dairesi 2022/13859 E. , 2023/3987 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ... KARAR SAYISI : 2021/217 E., 2022/239 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mâhkumiyet ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, bozma A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/217 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Katılan vekili tarafından, yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesince belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.06.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği istem gibi REDDİNE, B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Doğanşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2013 tarihli ve 2013/353 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın, sulama kanalına ait kapağın kilidini kırması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-d, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2014 tarihli ve 2013/195 Esas, 2014/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, sanık ... şikayetçinin temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/10007 Esas, 2021/1923 Karar sayılı kararı ile ''şikayetçi kurumun davaya hiç dahil edilmemesi ..'' sebebi ile hükmün bozulduğu, bozma sonrası Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/217 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62, 53. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, suçun sabit olmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle verilen kararın hukuk ve yasalara aykırı olduğundan bozulmasını talep ettiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde sanığın ... Beldesi ... Mahallesi ... Ekinliği Mevkinde Devlet Su İşleri tarafından yapılan kanalın kapağının kilidini kırarak kendi taşınmazını suladığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; 03.08.2013 tarihli tutanak içeriğinde sulama kanalının kapak kilidinin kırıldığı ve suyun kapağa yaklaşık 500 metre mesafede olan sanığın bahçesine yönlendirildiğinin ve bahçedeki tüm ağaçların sulandığının bildirildiği gibi tutanak mümzi M.T. beyanlarında kilidin sanık tarafından kırıldığını görmemekle birlikte bahçedeki gevenlerin açılarak tüm bahçenin sulanmasını sağlandığını müdahale edilmemiş olması halinde bahçenin yalnızca bir kısmının sulanabileceğini, ayrıca sanığın eyleminin tek seferlik olmadığını sanığın 2 yıldan beri taşınmazını bu şekilde suladığını beyan ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanığın, DSİ tarafından sulama için yapılan sulama kanalının vanasının kapağının kilidini kırması şeklindeki eyleminin, sulamaya yarayan tesis hakkında işlenmesi sebebi ile 5237 sayılı Kanun'un 152/1-d maddesi gereğince sanığa ceza verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmedilen erteli hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası da gözetilmek suretiyle anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/217 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.