11. Hukuk Dairesi 2009/11746 E. , 2011/4277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2007 tarih ve 2007/234-2007/1199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla
**11. Hukuk Dairesi 2009/11746 E. , 2011/4277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2007 tarih ve 2007/234-2007/1199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline ait araca çarptığını, aracın tamamen hasar gördüğünü, ayrıca müvekkilinin yaralandığını, davalıların aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının sonuçlandığını, toplam 2.900,34 TL’sına hükmedildiğini, araç ticari olduğundan olay tarihinden bu yana ticari faiz alacağı hakkının doğduğunu ileri sürerek, işlemiş faiz alacağı olan 3.184,02 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sigorta A.Ş. vekili, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, BK’nun 113. maddesi uyarınca asıl borç ödenmekle faiz talep hakkının düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, mazeret bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Somut olayda bozma sonrası duruşma günü davacı vekiline “Birlikte sakin muhatabın tebellüğe ehil işçisi ...’e tebliğ olundu” şeklinde tebligat parçasına meşruhat düşülmek suretiyle tebliğ edilmiş ise de, Tebligat Kanunu'nun 17 nci maddesine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlere yapılacak tebliğlerde önce muhatabın aranılması, onun bulunmaması halinde aynı yerde daimi memur veya müstahdemlerinden birisine tebligat yapılması gereklidir. Tebligat parçasında bu hususta bir açıklık bulunmamaktadır. Bu haliyle davacı vekiline yapılan tebliğ usulüne uygun değildir. Mahkemece, taraflara usulünce tebligat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usulsüz tebliğe dayanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.