T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/33 - 2026/394 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/33 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/131 E - 2023/748 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/33 - 2026/394 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/33 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/131 E - 2023/748 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda; müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen asıl ve birleşen davaya konu senetlerin müvekkili adına sahte olarak oluşturulduğunu senetlerde keşideci sıfatıyla müvekkiline atfen atılı bulunan imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını belirterek; icra takibinin durdurulmasına müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine takiplerin iptaline %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili asıl ve birleşen davada; müvekkilinin asıl ve birleşen davalara konu senetlere ciro yoluyla hamil olduğunu davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; davacının mukayeseye uygun ve özellikle de senetlerin tanzim tarihine yakın tarihlerde atılmış imza örnekleri ve senet asılları dosyaya alındıktan sonra alınan grafolog bilirkişi raporu ve ek raporunda dava ve birleşen davalara konu senetlerdeki imzaların davacının eseri olmadığı yönünde görüş beyan ettiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosyaya alınan bilirkişi raporları ile dava konusu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı anlaşıldığı, davanın ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, İİK'nun 72/5.maddesi gereği davalı her ne kadar takibi yapmakta haksız olsa da kötü niyetli olduğu ispat olunamadığı, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; müvekkilinin ciro yoluyla hamil olduğunu, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, ayrıca icra takiplerinin iptaline karar verilmeyeceğini, davacı dışında lehtar aleyhine de takibe girişildiğini, tazminat isteminin reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; takibe konu senedin sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit davasında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı takibe konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK' nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının imzasının sahteliği yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmasına takibin sadece davacı yönünden iptaline karar verildiğinin anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Birleşen davalar yönünden yapılan inceleme sonucu her iki dava dosyasına konu senetlerin ve harca esas dava değerinin 14.000,00 TL olduğu gözetildiğinde: HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2023 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 17.830,00 TL olarak belirlenmiştir. İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 17.830,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 17.830,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 17.830,00 TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (HMK 341/4) Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; birleşen davalarda davalı aleyhine kabul edilen miktarın 14.000TL olduğu anlaşılmış olup, borç miktarı olarak kesin olan bu tutar için davalı istinaf yasa yoluna başvuramaz. HMK 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu durumda; HMK'nin 341/2. maddesinde açıklanan 17.830,00 TL'yi aşmayan birleşen davalar yönünden istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nin 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda asıl ve birleşen dosya davalısının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Birleşen davalar yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE, 3-a)Asıl dava yönünden alınması gerekli Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.732,58TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 871,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.860,88 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Birleşen davalar yönünden yatırılan peşin harcın talep halinde yatıran davalıya iadesine, 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."