2. Hukuk Dairesi 2013/24235 E. , 2013/28244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Turgutlu 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :08.06.2012 Yukarıda tarihi, numarası ve tarafları gösterilen hükmün onanmasına dair Dairemizin 18.6.2013 tarihli ve 2012/23694 esas, 2013/17051 karar sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, evliyken yeniden evlenen kişinin ikinci evliliğinin iptali isteğine (TMK. m. 145/1) ilişkin olup, mahkemece; davanın
**2. Hukuk Dairesi 2013/24235 E. , 2013/28244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Turgutlu 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :08.06.2012 Yukarıda tarihi, numarası ve tarafları gösterilen hükmün onanmasına dair Dairemizin 18.6.2013 tarihli ve 2012/23694 esas, 2013/17051 karar sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, evliyken yeniden evlenen kişinin ikinci evliliğinin iptali isteğine (TMK. m. 145/1) ilişkin olup, mahkemece; davanın kabulüne, Süleyman'ın Gülcay'la olan evliliğin iptaline, davacı Halime ile Süleyman'ın 2.10.2007 tarihinde evlendiklerinin tespitine karar verilmiş, davalı Gülcay'ın temyizi üzerine, hüküm Dairemizce 18.6.2013 tarihli 23694-17051 sayılı ilamla onanmış, onama kararına karşı davalı Gülcay karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dava, Süleyman ve Halime tarafından birlikte açılmış, Süleyman daha sonra 20.12.2010 tarihinde “davadan feragat” etmiştir. Dava ile; Süleyman'ın Halime ile evliyken Gülcay'la evlendiği iddia edilerek, Süleyman’ın Gülcay'la 8.10.2007 tarihinde yaptığı evliliğin iptali istenmiştir. Evliyken yeniden evlenen kişinin, ikinci evliliği mutlak butlanla sakattır. Bu sebebe dayanan mutlak butlan davasının, ilk eş tarafından, evliyken yeniden evlenen Süleyman'a ve bununla evlenen ikinci eşe karşı ileri sürülmesi gerekir. Çünkü, bu ikisi arasındaki evliliğin “mutlak butlanla” sakat olduğu ileri sürülerek ortadan kaldırılması istenmektedir ve ikisi için ayrı ayrı değil, hukuki ilişkideki ortaklığa bağlı olarak aynı ve tek bir hüküm verilecektir. Diğer bir ifade ile, ilişkinin taraflarından biri hakkında davanın reddine, diğeri hakkında ise davanın kabulüne karar verilmesi olanaklı değildir. Bu bakımdan, davanın, bu ikisine karşı birlikte açılmasında hem maddi hukuk, hem de usul hukuku açısından bir mecburiyet söz konusudur. Böyle bir durumda, davanın aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan Süleyman ve Gülcay'a karşı birlikte açılması gerekir. Bunlardan yalnızca birisinin tek başına “davalı” olarak husumet ehliyeti mevcut değildir. Dava, bu ikisine karşı değil de, bunlardan yalnızca birine karşı açılmış ise, mahkemece, davacıya; davayı diğer mecburi dava arkadaşına da teşmil etmesi, bu husustaki eksikliği tamamlaması için süre tanınması (HMK. m. 119/2), davacının bu süre içinde eksikliği tamamlaması halinde, davaya devam edilmesi gerekir. Davacı kendisine tanınan süre içinde davasını, diğer mecburi dava arkadaşına teşmil etmez, eş deyişle “davalı” taraftaki eksikliği tamamlamaz ise, o takdirde, mecburi dava arkadaşlarından yalnızca birine karşı açılmış olan davanın pasif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekir. Bu halde davanın esası hakkında hüküm verilmez. Mahkemece bu durum nazara alınarak, 15.4.2011 tarihli oturumda davacı Halime’ye “Süleyman hakkında da dava açması için” süre verilmiş; davacı, Süleyman hakkında bir dava açmamış, davayı ona teşmil etmemiştir. Bu durumda, zorunlu dava arkadaşlarından sadece Gülcay’a karşı açılan davanın, bu adı geçenin tek başına pasif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm, açıklanan yönde karar verilmek üzere bozulacakken, değinilen husus ilk incelemede gözden kaçtığından onanmış olmakla, davalı Gülcay'ın bu hususa da temas eden karar düzeltme isteği haklı ve yerinde olup, kabulüne Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4 maddesi gereğince karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 18.06.2013 tarihli ve 2012/23694 esas, 2013/17051 kara sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 09.12.2013 (Pzt.)