11. Hukuk Dairesi 2013/1842 E. , 2013/17731 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2011/397-2012/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1842 E. , 2013/17731 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2011/397-2012/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumun Kuruluş Kanunu'nun 11 maddesi gereği TSE'nin çalışma konuları ile ilgili oldukları veya çalışmalarında doğrudan doğruya yahut dolayısıyla faydalandıkları ilgili Bakanlıklarca TSE'nin mütalaası alınarak tespit edilen 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi teşekkül, müessese ve ortaklıklarla, Bakanlıkların teftiş ve denetlemesi altındaki birlik, kurum ve ofislerin her yıl bütçelerine koyacakları (5.000 TL) maktu aidat ile bir evvelki yılın bilançosuna göre tahakkuk eden safi karlarının binde birine tekabül eden safi karlarının nispi aidatların TSE'nin gelirleri arasında sayıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 2007 ve 2009 yıllarındaki bilançolarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili müvekkili şirketin davaya dayanak yapılan 132 sayılı Kanun'da belirtilen 233 sayılı KHK'ya tabi teşekkül, müessese ve ortaklık olmadığını, özel hukuk tüzel kişisi olup ve dolayısıyla özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, 6100 Sayılı HMK'nın 106'ncı maddesi gereğince, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacakları, ayrıca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.