10. Hukuk Dairesi 2023/2290 E. , 2024/6777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/698 E., 2022/2784 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2020/942 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Böl
**10. Hukuk Dairesi 2023/2290 E. , 2024/6777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/698 E., 2022/2784 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2020/942 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.04.2014 günü meydana gelen iş kazasında ...adlı işyerinde çalışan müvekkilinin işini yaptığı sırada herhangi bir kusuru olmaksızın 500-600 kilo ağırlığında akıllı paletin düşmesi sonucunda yaralandığını ve sakatlandığını, geçirmiş olduğu kaza neticesinde müvekkilinin bilirkişi raporu ile tespit edilecek oranda meslekte kazanma gücünü yitirerek malül kaldığını, davalı şirketin meydana gelen iş kazasında tehlike sorumlusu olarak müvekkilinin üzerinde meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunsa da yargılama sırasında mahkemece görevlendirilecek bilirkişi kurulunun inceleme ve değerlendirmeleri sonucu kesin durumun belli olacağını, işin yapılması sırasında gerekli güvenlik önlemleri almayan, ehil manevracıların kontrol ve denetiminde yaptırmayan, malzemelerin kaldırılması sırasında uygun iş organizasyonunu kurmayan, işçiye işyerinde yapılan işle ilgili tehlikeler ve bu tehlikelerden doğabilecek risklere karşı alınacak önlemler konusunda mevzuatın belirlediği düzeyde gerekli eğitim vermeyen, kuralların usul halini alması için etkin iş disiplini, işyerinde yapılan çalışmaların talimatlara, iş güvenliği usul ve şartlarına uygun yapılıp yapılmadığının gözetimi için etkin kontrol ve denetim mekanizması kurmayan davalının tam kusurlu olup müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı müvekkilinde meydana gelen iş kazası sonucunda kalçasında kırılma meydana gelmiş yapılan kontrollerden sonra CBÜ Hastanesinde ameliyat olduktan sonra 24.04.2014 tarihinde taburcu olduğunu, müvekkiline 24.06.2014 tarihine kadar istirahat verilmiş olup iş göremezlik raporu aldığını, iş kazasına bağlı olarak 3 ay boyunca ayağa kalkamadığını, günlük zaruri ihtiyaçlarını karşılayamadığını, bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini ve kalçasında platin bulunduğunu, meydana gelen iş kazasından dolayı müvekkili ve ailesi üzerinde derin üzüntü yarattığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili lehine tedavi süresince yapmış olduğu masraflar sebebiyle 500 TL tedavi gideri, çalışma gücünün azalmasından dolayı doğan kayıtlar için 500 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı 500 TL, 156.992,14 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşanan iş kazasının davacının içinde plastizot (TV poşeti) malzemesi olan akıllı paletleri forklift ile alıp rampada manevra yaptığı esnada bıçaklar üzerindeki paletlerin devrileceğini fark edip forkliften inip paletleri tutmak isterken ayağının kayması sonucunda meydana geldiğini, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında oluşan kazanın sebebinin bizzat davacının ağır kusurlu hareketleri olduğunu, gerekli eğitimleri almış ve iş makinesi kullanma sertifikasına sahip bir personel olan davacının görevi esnasında kendisinden beklenen özeni göstermediğini ve kazaya sebebiyet verdiğini, olay günü davacının akıllı paletleri forklift ile aldıktan sonra paletleri doğru olarak yüklememesi ve olması gerekenden hızlı olarak manevra yapması sonucunda akıllı paletlerin forklift üzerinden kaydığını, akıllı paletlerin kaymasından sonra davacının başka bir hata ile bu paletleri düzeltmek adına araçtan indiğini ve tek başına düzeltmeye çalıştığını, ancak bu sırada talihsiz bir şekilde ayağının kaydığını ve davaya konu kazayı geçirdiğini, forklift kullanma sertifikasına sahip olan aynı alanda iş tecrübesine sahip bir personelden paletleri nasıl yükleneceğini ve hangi hızda manevra yapacağını bilmesi dolayısıyla buna göre hareket etmesinin beklendiğini, forklift aracında teknik arıza ve fazla ağırlık olmadığı dikkate alındığında paletlerin devrilmesinin operatör kaynaklı olduğunun ortada olduğunu, paletlerin kaymasının ardından davacının amirlerine ve yetkililere haber vermemiş bizzat kendisinin hatasını düzeltmeye çalıştığını, davacının çalışmadığı dönemler için kendisine geçici iş göremezlik ödeneği bağlandığını hastane ve tedavi masraflarının karşılandığını, davacının sigortalı işçi olup SGK kapsamında meslekte kazanma gücü % 10 azalan sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, bu konuda davacının öncelikle SGK'ya başvurması ve gelir talep etmesi gerektiğini, kazanın ardından davacının halen müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının manevi zararı bulunsa dahi bu zararın 30.000 TL gibi fahiş nitelikte olmadığının kesin olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin % 65, davacı işçinin % 35 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 26 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle; "... Davanın kısmen kabulü ile 1-156.992,14 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle talep edilen tazminat talebinin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında taraflarınca sunulan yazılı deliller, tanık ifadeleri, kamera görüntüleri ile bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin değerlendirme dışında bırakıldığını, kararda şirkete atfedilen % 65 kusur oranının dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde gerçek durumu yansıtmadığını, şirketin iş güvenliği bakımından üzerinde düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verdiği, iş güvenliği uzmanı ve vardiya amirleri aracılığıyla iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallara uyulup uyulmadığı hususundaki denetim görevinin yerine getirildiğini, şirketin davacıya genel iş sağlığı ve güvenliği talimatını tebliğ ettiğini, bununla da kalmayıp işçinin talimatların her birini okuyup anladığını teyit ettiğini, buna rağmen davacının talimatlara aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğini, davacının istiflenmiş olan paletlerin devrileceğini farkettiği esnada forkliftten inmeyip yerinde kalmış olsaydı yahut inse bile yükün devrilmesini tek başına engellemeye çalışmasaydı söz konusu kazanın hiçbir şekilde gerçekleşmeyeceğini, davacının ağır kusurlu eylemleri ile nedensellik bağı ortadan kalkmışken şirkete % 65 kusur atfedilmesinin uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın da somut olay ile kazanın gerçekleşme biçimi ve kusur durumu dikkate alındığında fahiş olduğunu, hukuka aykırı tesis edilen kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.