11. Hukuk Dairesi 2013/13349 E. , 2013/21175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) BİRLEŞEN DAVA : KADIKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/721 ESAS Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 gün ve 2008/1061-2010/1197 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.03.2013 gün ve 2011/3614-2013/4760 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilleri
**11. Hukuk Dairesi 2013/13349 E. , 2013/21175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) BİRLEŞEN DAVA : KADIKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/721 ESAS Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 gün ve 2008/1061-2010/1197 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.03.2013 gün ve 2011/3614-2013/4760 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 19-10-2006 tarihli “Ortaklık Pay Devri ve İntifası ile Devir Vaadi ve İştira Opsiyonu Sözleşmesi” ile Dharma Kozmetik Pazarlama Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ndeki mevcut % 25 oranındaki hissesinden % 20’sini 60.000.- TL'sına, Dharma İlaç Sanayi Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş.'deki mevcut % 25 oranındaki hissesinden % 15’ini 70.000.- TL'sına davalı şahsa devrettiğini, ancak davalının bu devir bedellerini müvekkiline ödemediğini, ayrıca davacı ve davalı arasında 28-12-2006 tarihinde “Hisse Devir Sözleşmesi Tasfiye Protokolü” imzalandığını, bu sözleşmenin 3'üncü maddesini “a” bendine istinaden ödenmesi gereken koordinasyon ve danışmanlık ücretinin 2007 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait olan kısmının davalı tarafından ödendiğini, ancak Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım ayları için ödeme yapılmadığını, konu edilen hisse devir bedelleri ile koordinasyon ve danışmanlık ücretlerinin tahsili için davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itiraz sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili davanın reddini istemiş ve davacının dava ve takip konusu tutarın %40’ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin ilaç sanayi, danışmanlık ve koordinasyon hizmeti faaliyetlerinde bulunduğunu, dava dışı ... ile davalı şirketin hakim hissedari ile dava dışı ... arasında 19.10.2006 tarihli ortaklık pay defteri ve intifası ile devir vaadi ve iştira opsiyonu sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşmenin taraflarının 28.12.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi tasfiye protokolünü imzaladıklarını, böylelikle 19.10.2006 tarihli sözleşmede kararlaştırılmış olduğu üzere dava dışı ... tarafından kurulan müvekkili firmanın davalı şirkete danışmanlık ve koordinasyon hizmeti vermeye başladığını, bu hizmet karşılığında davalı tarafça Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran 2007 aylarına ait olmak üzere 5 aylık ödeme yapıldığını, ancak müvekkili şirketçe hizmet verilmeye devam edilmesine rağmen Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2007 aylarına ait tutarlar için herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu bedellerin tahsili amacıyla başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu iddia ederek, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2007 aylarına ait 50.000 TL danışmanlık ve koordinasyon ücretinin tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/3614 E., 2013/4760 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur. Asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenler asıl davada davacı ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dairemizin 2011/3614 E., 2013/4760 K. sayılı ve 12.03.2013 tarihli ilamında yer alan muhalefet şerhi doğrultusunda sayın çoğunluğun (3) nolu bentteki bozma görüşüne katılmayıp, davacının buna yönelik karar düzeltme isteminin kabulü görüşünde olduğumdan karara muhalif kalıyorum.