T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/195 - 2026/453 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/195 KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2022/517 E. - 2023/666 K. DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İstirdat Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/195 - 2026/453 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/195 KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2022/517 E. - 2023/666 K. DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İstirdat Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/11/2023 tarih ve 2022/517 E. - 2023/666 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 20/12/2013, 06/03/2017, 20/12/2023 tarihlerinde posta taşıma hizmeti işine dair sözleşmeler imzalandığını, söz konusu sözleşmeler nedeniyle hesaplanan KDV'nin tamamının davalı şirkete ödendiğini, akabinde KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkifat KDV'nin pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek zorunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi nedeniyle davalı şirkete gönderilen yazı ile 73.596,58-TL vergi aslı ve 878,53-TL pişmanlık zammı tutarının müvekkiline iade edilmesinin talep edildiğini, davalının söz konusu alacağı davacıya ödemediğini ileri sürerek, 74.475,11-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile davalı arasında posta taşıma hizmeti işine dair sözleşmelerin akdedildiğini, davalının düzenlediği faturalardaki tüm esasları belirleyen ve kontrol edenin davacı ... olduğunu, bu sebeple söz konusu faturalarda davalının hatası bulunmadığını, davacının vergi dairesine ödediği 73.596,58 TL'yi ve kendi hatasından kaynaklanan 878,53 TL'lik pişmanlık tutarını haksız ve hukuka aykırı olarak davalıdan talep ettiğini, davacının müvekkiline KDV ödemeleri için verdiği tutarın sözleşmeler çerçevesinde ve KDV Kanunu uyarınca zorunlu olarak ödemesi gerektiği tutarlar olduğunu, bu sebeple müvekkili açısından herhangi bir haksız zenginleşme söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında değişen dönemleri kapsayan sözleşmelerin imzalandığı, sözleşmeler kapsamında mutemet olarak tanımlanan gerçek kişilerin de çalıştırılmasının ön görüldüğü, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin iş gücü temin hizmetinin içerir nitelikte bulunduğu, davacı tarafından hak ediş bedelleri ödemesinin davalı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında yapıldığı, ödeme sırasında faturalarda hesaplanan KDV tutarının 9/10 oranına isabet eden kısmının kesinti yapılarak davacı tarafından ilgili vergi dairesine ödenmesi gerekirken bu kesinti yapılmaksızın davalıya ödemelerin yapıldığı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının düzenlemiş olduğu faturaların ilgili vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı ve davacı tarafından kesinti yapılarak ödenmesi gereken KDV tutarlarının ilgili vergi dairesine ödendiği, vergi daireleri tarafından yapılan inceleme sırasında vergi mevzuatı kapsamında ödeme yükümlülüğünün davacıda bulunması nedeniyle kesinti yapılmadığı tespit edilen miktarların davacıdan pişmanlık yolu ile gecikme cezası ile birlikte ödeme olarak alınması için işlemlerin başlatıldığı, başlatılan işlemler sırasında davacı tarafından davalıya ödenen bedellerin akıbetlerinin sorulmaksızın vergi dairesi ile pişmanlık anlaşması yapılarak gecikme cezası ile birlikte ödemelerin gerçekleştirildiği, başlatılan inceleme sırasında davacının davalıdan ödeme belgelerini istemek, davalıdan temin etmiş olduğu belgeleri incelemeyi başlatan vergi dairesine bildirmek suretiyle ödemelerin yapıldığını ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmesinin mümkün olduğu, davacı tarafından bu hususlara riayet edilmeksizin pişmanlık anlaşması yapılarak ödemelerin yapıldığı, bu hali ile davacı tarafından vergi dairesine pişmanlık yolu ile ve gecikme cezası ile birlikte yapılan ödemelerin mükerrer nitelikte ödemeler olduğu, davacının vergi dairesi tarafından başlatılan işlemler sırasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek mükerrer ödemeye sebebiyet verdiği, mükerrer olarak yapmış olduğu ödemeleri düzeltme beyannamesi ile ilgili vergi dairesinden talep edebileceği, bu hali ile bilirkişi raporunun sonuç bölümünde de tespit edildiği üzere davacı tarafından ilgili vergi dairesine pişmanlık yolu ile ve gecikme cezası ile birlikte yapılan ödemenin davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başka firmalarla yapılan benzer mahiyetteki sözleşmeler dahilinde çalışan personelin idaresi ve kontrolünün müvekkilinde olduğu yönünde yargı kararları bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumlu sıfatıyla davalıdan kesip vergi dairesine beyan etmesi ve ödemesi gereken KDV tutarlarıyla ilgili gerekli düzeltmeleri yaptığını ve KDV’yi vergi dairesine ödediğini, müvekkilinin 9/10 tutarındaki KDV'yi hem vergi dairesine hem de davalı şirkete ödediğini, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, bu duruma, davalının düzenlediği faturaların neden olduğunu, davalının faturalarını KDV tevkifatını göstermeksizin düzenlediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tazminat (sözleşmeden kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tevkifata tabi işlemler arasında sayılan işgücü temin hizmeti niteliği taşıdığı; davacı tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı yapılması gerektiği; tevkifata tabi olduğu halde davacı tarafından beyan edilmeyen KDV tutarının davalı tarafından beyan edilmiş ve ödenmiş olduğu, bu durumda davacı adına yapılacak tarhiyatta vergi aslının aranmayacağı, davalı tarafından beyan edilen ve ödenen verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizinin aranacağı; davalının ilgili dönemlere ilişkin KDV beyanları dikkate alınmadan yapılan düzeltme işleminin davacı tarafından fazla ve yersiz KDV ödemesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.