1. Hukuk Dairesi 2012/4273 E. , 2012/7443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. M
**1. Hukuk Dairesi 2012/4273 E. , 2012/7443 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriğinden çekişme konusu 33 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında, 02.03.1968 tarihinde S.T.adına tespitinin yapıldığı, tespitin kesinleşip S.adına tapu kaydı oluşturulduğu, taşınmazın 28.02.1985 tarihinde kayıt maliki S. tarafından davacıların kardeşi olan O.C.'e satış yolu ile temlik edildiği, davacıların babaları olan A. C.'ün 14.11.1991 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak tarafların kaldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı,miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Ne varki, somut olayda tarafların ortak miras bırakanı olan A.tarafından yapılmaş temlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla olayda 01.04.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.