12. Ceza Dairesi 2023/2594 E. , 2023/3869 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/882 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edil…
**12. Ceza Dairesi 2023/2594 E. , 2023/3869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/882 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/225 Esas, 2015/1498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi gereğince 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına , 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/225 Esas, 2015/1498 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli 2019/7972 Esas, 2021/1574 Karar sayılı kararı ile '' sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/459 Esas, 2021/758 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince 225 gün adli para cezası ile ile cezalandırılmasına 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, verilen karara katılan vekilinin itirazı üzerine dosya yeni esasa kaydedilmiştir. 4. Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince 225 gün adli para cezası ile ile cezalandırılmasına 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.03.2023 tarihli ve 2023/27001 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; Sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine, cezanın az olduğuna, sanık hakkında hapis cezası verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; Kazanın meydana gelmesinde katılanın kusurlu olduğuna, sanığın kusursuz olduğuna, beraat etmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.''...Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 06 DZ 3811 plakalı ... ile Ahmet Refik Paşa caddesi üzerinde seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan katılana çarparak olay yerinden kaçtığı, tanık ...' nin plakayı tespit edip bildirmesi üzerine sanığın yakalandığı, bu olay neticesi katılanın Adli Tıp Kurumu' nca düzenlenen 18/07/2013 tarihli rapora göre hayati tehlike geçirmeksizin BTM ile giderilemez hayat fonksiyonlarını 5. Derecede etkileyecek kırık oluşturacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Sanığın kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, alınan raporda sanığın tali kusurlu olduğu katılanın tali kusurlu olduğu bildirilmiş, bu rapora itiraz edilmesi üzerine dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen raporda sanığın asli kusurlu, katılanın kusursuz olduğu bildirildiğinden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış alınan raporda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu katılanın kusursuz olduğu bildirilmiş bu rapor hükme esas alınmıştır...'' gerekçeleri ile kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2.Sanık savunmasında; ''Olay günü kullandığım ... ile ana caddede ilerlerken sağımdaki sokağa döndüm, dönüşümü tamamladım, belki sokağa 20-25 m kadar girmişimdir, benim sağ tarafımdan sol tarafıma doğru yaya karşıya geçiyordu, sokağın her iki tarafında kaldırım vardı, yaya soldaki kaldırıma yaklaşık 1,5-2. m kadar mesafedeydi, ben geçişini tamamladığını düşündüm, bir anda durup döndü, göz göze geldik, ben fren yaptım, ama benim aracımın sol ön far kısmından yayaya çarptım, ben korktum, panikle oradan kaçtım, biraz ileride ara sokakta durup ambülans çağırdım, oradan ayrıldım, üç gün sonra polis beni yakaladı, müşteki kaza yerinde çalışan bir taksiciymiş, babam daha sonra müştekiyi görmüş, yardımda bulunmayı teklif etmiş ama mağdur kabul etmemiş, ben bir daha kendisini görmedim'' demiştir. 3. Katılan beyanında; "Olay tarihinde akşam saat : 23,00 dolaylarında marketten sigara alıp yürüyerek evime doğru giderken caddeden karşıdan geçip kaldırıma adım atacağım sırada sol tarafımdan tersten gelen ... bana çarptı ve ... kaçtı, bana çarpan ... sürücüsü şahıstan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, benim olay nedeniyle fizik tedavi için yaptığım masraflar ile tedaviye gitmek üzere bindiğim taksi ücretlerine dair maddi zararlarım mevcuttur, bu zararlarım ödenmemiştir, benim bu olaydan önce hiç bir özrüm yoktu, olay nedeniyle sol bacağımda meydana gelen kemik kırılmasından dolayı halen fizik tedavi devam ediyor "demiştir. 4.Tanık ... beyanında: "Ben daha evvel polis karakolunda ifade vermiştim, bu ifademi tekrar ederim, katılana çarpan ... benim önümde gidiyordu, ben olay meydana geldiğinde katılana çarpan ... kaçınca peşinden takip ettim, ancak durduramadım, plakasını alarak polise bildirdim, sanık bu şekilde yakalandı, kaza öncesinde katılan yürüyerek karşıdan karşıya geçtiği sırada benim kullandığım aracın önünde seyreden sanığın aracı kendi önündeki aracı hatalı sollayarak karşı şeride geçtiğinde karşı şeritteki katılana çarptı, olay bu şekilde meydana geldi, ayrıca çok süratliydi, çarpar çarpmazda katılan çarpmanın etkisiyle katılan havaya fırlayıp yere düştü, olayın meydana geldiği yerdeki marketin sahibi katılanla ilgilenmeye başlayınca bende sanığı yakalamak üzere takip etmiştim" demiştir. 5. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 25/06/2014 tarihli raporunda sanığın tali kusurlu olduğu, mağdurun asli kusurlu olduğu, bu rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyetinden alınan 25/09/2014 tarihli raporda sanığın asli kusurlu, mağdurun ise kusursuz olduğunun mütalaa olduğu, her iki rapor arasındaki çelişki nedeniyle dosya İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda ise sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, mağdurun kusursuz olduğu mütalaa olduğu anlaşılmıştır. 6. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. IV. GEREKÇE Olay günü saat 23:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, iki yönlü, iki şeritli, 12 metre genişliğindeki yolda seyir halindeyken istikametine göre sağından yolun soluna geçmekte olan katılan yayaya çarptığı, kaza nedeniyle katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez 5. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; İki yönlü, iki şeritli yolda seyir halindeyken, sollama yasağı olan yol kesiminde önündeki aracı sollamak üzere karşı şeride girdiği esnada, otomobilin gidişine göre sağdan sola doğru geçmekte olan ve bu geçişin önemli kısmını tamamlayan yayaya, karşı kaldırıma 1,5-2 metre mesafe kala çarptığı, anlaşılan sanığın sollama yasağına rağmen sollama yaptığı eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.