TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI : 2022/242 Esas 2022/800 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 15/02/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kan…
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1143 Esas 2025/1962 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1143 KARAR NO : 2025/1962 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI : 2022/242 Esas 2022/800 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 15/02/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, konkordato talep eden davalı şirketlere tahsis edilen krediler kullanıldığı halde ödemelerin yapılmadığını, davalıların müvekkiline asaleten ve kefaleten borçları bulunduğunu, yaptıkları konkordato başvurusu üzerine davalılar hakkında geçici ve kesin mühlet kararları verildiğini, konkordato komiserliğinin yapılan başvuru sonucu bir kısım nakit alacak kabul edilmiş ise de, bir kısım nakit alacak ile gayri nakit alacağın reddedildiğini, gayri nakdi alacakları henüz nakde dönüşmediğinden bu davaya konu edilmediğini belirterek davalı ... ... A.Ş.'den asaleten 47.363,37 TL nakdi, kefaleten 2.356.238,86 TL nakdi alacağın tasdik edilen proje kapsamında davalı tarafından müvekkiline ödenmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde konkordato dışında kalan anılan alacakların davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, diğer davalı ... Grup ... Ltd. Şti.'nden asaleten 240.630,39 TL nakdi, kefaleten 1.039.243,40 TL nakdi alacağın davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mükerrer borcun hesaba katılmaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; çekişmeli alacaklar hakkında açılan dava bir eda davası olup İİK'nun 308/b hükmü uyarınca alacağı konkordato sürecinde itiraza uğramış olan alacaklının maddi hukuk hükümlerine göre alacağının hüküm altına alınmasını talep edebileceği, somut olayda ise, davacı yanın 21.12.2022 tarihli celsede davanın İİK'nun 308/b hükmü uyarınca açıldığını ve davalarının kısmen bir alacak davası olmadığını beyan ettiği, davalı şirketler hakkında verilmiş olan konkordato tasdik kararının Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırıldığı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ilamı ile de Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması sonucu konkordato tasdik kararının ortadan kalkması ile davalarının konusuz kaldığı ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, davacı alacaklı yanın 21.12.2022 tarihli celsede davalarının "kısmen bir alacak davası" olmadığı yönündeki beyanları ile davanın tespit davası olarak açıldığı anlaşılması karşısında eda davası açılabilecek halde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nun 114. maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nun 308/b hükmüne istinaden açılan davada 21.12.2022 tarihli celsedeki beyanlarının hatalı yorumlandığını, işbu davanın açılmasından sonra istinaf mahkemesi kararı ile konkordato kararının kaldırılmasıyla konusuz kaldığını, davanın hatalı şekilde hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini, 21.12.2022 tarihli celsede davanın yalnızca İİK'nun 308/b maddesi uyarınca açılan dava olduğu, genel hükümlere göre açılmış ayrı bir alacak davası olmadığı belirtilerek, konkordato kararının istinaf mahkemesince kaldırılması üzerine İİK'nun 308/b maddesi uyarınca davanın konusuz kaldığı bildirilmişken, bu beyanlarının değerlendirilmesinde mahkemece hataya düşülerek, davanın tespit davasıymış gibi kabul edilip, haksız ve hukuka aykırı şekilde hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini, davanın genel düzenlemelere göre açılmış bir alacak davası olmadığını, verilen konkordato tasdik kararı sonrasında, kabul edilmeyerek çekişmeli alacak hale gelen alacağın İİK'nun 308/b maddesine istinaden açılmış bir dava olduğunu, İİK'nun 308/b maddesinde davanın ön şartının konkordato tasdik kararı olduğundan, tasdik kararının kaldırılması sebebi ile davanın konusuz kaldığını, davanın genel hükümlere göre bir kısım alacak için açılmış bir alacak davası olmadığı için artık davanın devam edilmesinin imkanı bulunmadığının bildirildiğini, beyanlarında davanın İİK'nun 308/b maddesi kapsamında tespit davası olarak açıldığına dair hiçbir ifade olmadığını, duruşma sırasındaki açık beyanın amacı dışında yorumlanarak, açık ifadelere rağmen beyanları ve iradesi dışında bir değerlendirmede bulunulduğunu, 21.12.2022 tarihli celsedeki beyanlarının davanın konusuz kaldığına ilişkin olduğunu, davanın konusuz kalmasının nedeninin de davanın İİK'nun 308/b maddesi hükmüne istinaden çekişmeli alacaklar için açılmış davası olması olduğunu, konkordato kararı kesin olarak kaldırılınca, İİK'nun 308/b maddesi hükmüne istinaden açılan davanın devamı imkanı kalmadığını, davanın İİK'nun 308/b maddesi hükmü dışında, davalılar aleyhine genel hükümlere göre açılmış alacak davası olmadığı için konkordato kararı kaldırıldıktan sonra davaya devam edilmesinin mümkün olmayacağını, mahkemenin hatalı değerlendirip, amacı dışında yorumlayarak hukuka aykırı ve açıkça hakkaniyetsiz şekilde karar verdiğini, dava açıldığında, henüz konkordato kararı ayakta olup, alacağı itiraza uğrayan alacaklı sıfatıyla müvekkili bankanın çekişmeli alacaklı olarak İİK'nun 308/b maddesi gereğince açtığı davanın, açıldığı tarihte hukuki yarara haiz bulunduğunu, konkordato tasdik kararını açılan davadan sonra kaldırılmasında müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından, alacağın tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesi istemli davanın usuli nedenlerle konusuz kalmış olması sebebiyle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/345 Esas 2021/718 Karar sayılı dosyasında, davacılar ... Grup ... Ltd. Şti., ... ... A.Ş. tarafından hasımsız olarak açılan konkordato talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda davacıların konkordato projesinin tasdiki talebinin kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2022/121 Esas 2022/659 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiş, karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesini 2022/121 Esas 2022/659 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Davacı vekili 02/12/2022 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile davalıların konkordato tasdik talepleri bölge adliye mahkemesince reddedildiğinden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili 21/12/2022 tarihli celsede, davanın esasen İİK'nun 308/b maddesine dayalı olarak açıldığını, bunun dışında kısmen bir alacak davası olmadığını, davalılar hakkında verilen konkordato tasdik kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılması ve konkordato davasının reddedilmesi üzerine Yargıtay'ın hükmü onamasıyla konkordato talebinin ortadan kalktığını, davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalılardan alacaklı olduğunu, davalıların konkordato taleplerine ilişkin davada alacaklarının eksik olarak kabul edildiğini iddia etmiş, davalı yan ise mükerrer borcun hesaba katılmaması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato davasında kabul edilen alacak dışında başka alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır. Bilindiği üzere olayların anlatımı taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı vekilinin dava dilekçesi, yazılı beyan dilekçesi ve yargılama aşamasında 21/12/2022 tarihli celsedeki beyanında açılan davanın tespit davası olduğuna ilişkin açık bir beyanı bulunmadığı gibi, dava dilekçesindeki anlatım karşısında işbu davanın İİK'nun 308/b maddesi uyarınca açılan bir alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, dava dilekçesindeki açık talep karşısında işbu dava İİK'nun 308/b maddesi uyarınca açılmış olan alacak davası olup, İİK'nun 308/b maddesinin 1. fıkrası uyarınca açılan dava genel hükümlere göre görülecek olan bir eda davası niteliğinde bulunup, konkordato süresi sona erdikten sonra davacının alacağını ilama bağlatmasında hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Davanın konusuz kalması taraf iradesine bağlı olmayıp dava konusunun hukuken ortadan kalkmasının sonucudur. Dava konusu hukuken ayakta ise, taraf beyanı ile davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılamaz (Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih 2024/2615 Esas 2024/3215 Karar sayılı ilamı). Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davacının açılan davada hukuki yararının bulunduğu gözetilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/242 Esas 2022/800 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -