Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2543 E. , 2024/3859 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2543 Karar No : 2024/3859 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- .. Turizm Taşımacılık Otomobil Demir Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. 2- .. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2543 E. , 2024/3859 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2543 Karar No : 2024/3859 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- .. Turizm Taşımacılık Otomobil Demir Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. 2- .. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacı şirketin maliki ve ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığında kullanıldığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-B maddesi uyarınca aracın 30 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile araç sürücüsüne .. tarih ve ... sayılı idari para cezası karar tutanağı ile 4.036,00 TL tutarında trafik para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; aracın trafik tescil belgesinde kullanım amacının "Yolcu Nakli-Ticari" olarak belirtildiği, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca verilen Yetki Belgesi Taşıt Kartı'nın ve davacı adına İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünce düzenlenen Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım Belgesinin mevcut olduğu, davacının maliki olduğu araç ile sürücü tarafından UBER sistemi aracılığıyla bulunan yolcunun şehir içindeki bir noktadan belirli mesafe uzaklıktaki başka bir varış hedefine yolcu ve sürücü arasında varılan anlaşma neticesinde bir defaya mahsus ve ücret karşılığı yapılan yolcu taşımacılığının ticari taksi taşımacılığı niteliğinde olduğu, buna göre ticari taksi mahiyetinde çalıştırılan aracın, ilgili belediyeden alınan faaliyet konusu dışında belediye sınırları içinde yolcu taşımacılığı yapma faaliyetinde kullanıldığının tutanakla da tespit edildiği, trafikten yasaklanan aracın ilgili yasalar hükmü uyarınca belediyeden alınan taksi taşımacılığı için geçerli bir izni bulunmadığı, 2918 sayılı Yasanın Ek.2/3-B maddesi kapsamına girdiği anlaşıldığından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, araç sürücüsü olan davacı hakkında verilen dava konusu para cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak tesis edildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada anılan davacı hakkında davalı idare tarafından dava konusu işlem tarihinden geriye dönük olarak son bir yıl içerisinde yine 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3-B maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin işlemlerin tesis edildiği, davacı tarafından ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama neticesinde İstanbul 9. İdare Mahkemesinin .. tarih, E:... ve K:... sayılı kararıyla, 01/12/2018 tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:... ve K ... sayılı kararıyla,... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin .. tarih, E:...ve K:...sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, tekerrüre esas alınan ve dava konusu işlem tarihinde hukuken geçerli olan ve dava konusu işlem tarihinden önce davacıya tebliğ edilen önceki tarihli işlemlerin davacı açısından tekerrüre dayanak alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararıyla, davacılar tarafından verilen ve 24/09/2019 tarihinde.... İdare Mahkemesi'nde kayda alınan dilekçeyle davadan feragat edildiği, öte yandan, ilk davanın açıldığı tarihten hükmün verildiği tarihe kadar avukat ile temsil edilmeyen davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davalı tarafın istinaf başvurusunun sadece vekalet ücretine yönelik olması ve vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusundan itibaren avukat ile temsil edilen taraf lehine de vekalet ücreti takdir edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ancak vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun reddedildiği, verilen kararın hukuka aykırı olduğu vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Davacıya ait aracın 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3-B maddesi uyarınca aracın 30 gün süreyle trafikten men edilmesi yönünde tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmış, İdare Mahkemesi tarafından davanın reddine davalı idare tarafından savunma verilmediği belirtilerek vekalet ücreti takdir edilmeksizin karar verilmiş, davalı idarenin vekalet ücretine ilişkin istinaf talebinin Bölge İdare Mahkemesince reddedilmesi üzerine davalı idare tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış ve "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." , 2. fıkrasında; "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükümlerine yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği kuralı yer almıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Türkiye Barolar Birliğince 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Amaç ve Kapsam" başlığını taşıyan 1. maddesinde; "Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda... Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri uygulanır...."; 3. maddesinin 1. fıkrasında; "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek... ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası... göz önünde tutulur." denilerek avukatlık ücretine hak kazanabilmek için hukuki yardımda bulunmuş olmak esas alınmaktadır. "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." düzenlemesine, Tarifenin ''Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret'' başlığını taşıyan 15. maddesinde; ''(1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir. (2) Şu kadar ki, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesine veya dilekçenin reddine karar verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmolunmaz." düzenlemesine, "Uygulanacak tarife" başlığını taşıyan 21. maddesinde; "(1) Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." kuralına yer verilmiş, Tarifenin 2. kısmının 2. Bölümünde; İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar için, duruşmasız ise 1.362,00 TL vekalet ücretine hükmedileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davanın 27/03/2019 tarihinde açıldığı, İdare Mahkemesince 01/04/2019 tarihinde davalı idareden dava konusu işlemlerin hukuki gerekçelerinin sorularak, dayanağı tüm bilgi ve belgelerin (olay tespit tutanağı, alınan ifadeler, araç sürücüsü hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan işleme ilişkin belgeler ile bu işleme karşı açılan herhangi bir dava varsa mahkeme bilgilerinin) yer aldığı işlem dosyasının istenildiği, 18/04/2019 tarihinde İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bilgi ve belgelerin gönderildiği, sonrasında ise davalı idare tarafından 17/06/2019 tarihinde kurum avukatı Sahra Aslan tarafından savunmaya esas teşkil edecek ek bilgi ve belgelerin Mahkemeye sunulduğu, Mahkemece davanın reddine savunma dilekçesi verilmediği belirtilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin karar verildiği görülmüştür. Bu durumda; davalı idare tarafından,17/06/2019 tarihinde dosyaya avukat marifetiyle ek bilgi ve belge sunulduğundan, Mahkemece davanın reddine davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesi hüküm fıkrasına "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin eklenmek suretiyle kararın bu şekilde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin eklenmek suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği kuralı yer almıştır. 02/01/2019 gün, 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve ilk derece mahkemesince kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti" başlığını taşıyan 3. maddesinin 1.fıkrasında; "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek... ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası... göz önünde tutulur." denilerek avukatlık ücretine hak kazanabilmek için hukuki yardımda bulunmuş olmak esas alınmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davanın 27/03/2019 tarihinde açıldığı, İdare Mahkemesince 01/04/2019 tarihinde davalı idareden dava konusu işlemlerin hukuki gerekçelerinin sorularak, dayanağı tüm bilgi ve belgelerin (olay tespit tutanağı, alınan ifadeler, araç sürücüsü hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan işleme ilişkin belgeler ile bu işleme karşı açılan herhangi bir dava varsa mahkeme bilgilerinin) yer aldığı işlem dosyasının istenildiği, 18/04/2019 tarihinde İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bilgi ve belgelerin gönderildiği, 17/06/2019 tarihinde kurum avukatı Sahra Aslan tarafından savunmaya esas teşkil edecek ek bilgi ve belgelerin gönderildiği ancak usulüne uygun savunma dilekçesi verilmediği, Mahkemece davanın reddine savunma dilekçesi verilmediği belirtilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin karar verildiği, davalı idarece kurum avukatı ... tarafından İdare Mahkemesince verilen kararın vekalet ücreti yönünden bozulması talebiyle 17/09/2019 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, davacıların 24/09/2019 tarihli dilekçeyle davadan feragat ettiği, bunun üzerine Bölge İdare Mahkemesince ilk davanın açıldığı tarihten hükmün verildiği tarihe kadar avukat ile temsil edilmeyen davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davalı istinaf başvurusunun sadece vekalet ücretine yönelik olması ve vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusundan itibaren avukat ile temsil edilen taraf lehine de vekalet ücreti takdir edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, davanın açıldığı tarihten itibaren usulüne uygun savunma dilekçesi vermeyen ve davanın çözümüne hiçbir katkısı olmayan ancak dava idare lehine sonuçlandıktan sonra vekalet ücreti talep eden davalı idare vekilinin işbu davada hukuki yardımının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, temyizce incelenen karar usul ve hukuka uygun olduğundan kararın vekalet ücreti yönünden onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmamaktayız.