(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5388 E. , 2013/9311 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklanması dinlen…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5388 E. , 2013/9311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklanması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, faydalı masraf alacağı, kazanç kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu işyerinde 01.09.2007 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme ile kiracı olduklarını, bu kapsamda kullanım amacına uygun olarak işyerinde bir takım zorunlu ve faydalı masraflar yaptıklarını, işyerinin faaliyetine başladığını ancak belediyeden çalışma ruhsatı alabilmek için gerekli belgelerin davalı tarafından temin edilmediğini, bu süreçte işyerinin mülkiyetinin dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğunun ortaya çıktığını, davacının belediyenin kiracısı konumunda olup alt kiraya verme yetkisinin bulunmadığını, işyerinin bu sebeple mühürlendiğini ve halen kapalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kiralanana yönelik 5.000 TL faydalı masraf alacağı, 2.000 TL kazanç kaybı ve 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; davanın kira başlangıcından 2 yıl 6 aylık süre geçtikten sonra açıldığını, davacının bu kadar uzun bir süreden sonra söz konusu iddiaları ortaya atmasının MK’nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacının baştan itibaren kiralananın durumunu bildiğini ve 15.10.2009 tarihine kadar faaliyetini sürdürdüğünü, işyerinin mühürlendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının isteklerinin kiralananın maliki olan dava dışı belediyeye karşı ileri sürülebilecek taleplerden oluştuğu ancak belediyenin davada taraf gösterilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu işyerinin mülkiyetinin dava dışı ... Büyükşehir Belediyesine ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mülkiyeti Büyükşehir Belediyesine ait olan taşınmaz 19.08.2008 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme ile davalı kooperatife çiçek mezat yeri olarak kiraya verilmiş, davalı da alt kiraya verme yetkisi olmamasına rağmen taşınmazı 01.09.2007 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme kapsamında davacıya kiralamıştır. Davacı kira sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle gerçek durumun kendisinden gizlendiğini, çalışma ruhsatı alınabilmesi için gerekli belgelerin davalı tarafından verilmediğini iddia etmiştir. Davalının yetkisi bulunmamasına rağmen taşınmazı alt kiraya vermesi, asıl kira sözleşmesinin ihlali niteliğindedir. Ne var ki asıl sözleşmedeki bu yasağa uyulmamış olsa bile sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği alt kira sözleşmesi kendi içinde varlığını korur. Bunun bir sonucu olarak davalı yapmış olduğu sözleşme uyarınca kendi kiracısına karşı sorumludur. Davalı sözleşme uyarınca kiralananı kullanıma uygun bir halde teslim ve kira süresi boyunca bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Aksi durumda sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararlar var ise davalı sonuçlarına katlanmakla yükümlüdür. Dava sözleşme sorumluluğu kapsamında davalı alt kiraya verene karşı açılmıştır. Davanın sözleşmenin tarafı olmayan Büyükşehir Belediyesine tevcih edilmesi sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırılık teşkil eder. Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında mahkemece davacının öne sürdüğü fesih nedenleri üzerinde durulup taraf delilleri toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.