9. Hukuk Dairesi 2017/24768 E. , 2018/11605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başv
**9. Hukuk Dairesi 2017/24768 E. , 2018/11605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar vermiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davalı şirketin merkez ofisinde Mali ve İdari İşler Müdürü olarak çalıştığını, davacının iş akdi, ikale sözleşmesi adı altında bir takım belgeler imzalatılarak feshedildiğini, iş akdi fesh edilirken, kıdem tazminatının, ihbar tazminatının, yıllık izin ücretinin ödenerek, işsizlik maaşı da alacağı beyan edilerek feshedildiğini, ancak davacı İş Kur Müdürlüğüne işsizlik maaşı müracaatında bulunmaya gittiğinde de iş akdinin fesih kodunun 22. madde olan 'diğer nedenler' şeklinde verildiğini ve işsizlik maaşı alamayacağını öğrendiğini, bundan sonra işyeri yetkililerini arayarak iş akdinin fesih kodunun değiştirilmesini istediğini, bu talebi kabul edilmiş ve iş akdinin fesih kodu 4 olan 'Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi' olarak değiştirildiğini, yapılan feshin geçersiz bir fesih olduğundan davacının işe iadesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacı ile davalı arasındaki iş sözleşmesi davalı tarafından tek taraflı feshedilmediğini, iş akdi davacının kendi istek ve iradesiyle iş akdini sonlandırmak istemesi üzerine ve akabinde tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları ikale sözleşmesi ile sonlandırıldığını, ikale sözleşmesi uyarınca davacının tüm hak ve alacakları davalı müvekkil tarafından davacıya ödenmiş olduğunu, ikale sözleşmesi davacının yararına olup, davalının muzayaka halinde olmadığını, ikale sözleşmesi ile sonlandırıldığından işe iade talebinin reddini talep etmiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, ikale sözleşmesinde davacı tarafından iş akdinin istifa yoluyla sonlandırılacağının bildirilmesi üzerine tarafların görüşerek karşılıklı anlaşmaya vardığı belirtildiğini, oysa hem davacının istifa etmek istediğini bildirmesi, hem de davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmiş olması kendi içinde çelişkili bir davranış olup, ikale sözleşmesinin imzalanmasından 19 gün sonra davacının işe iade davası açmış olması birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesini sonlandırma talebinin işçiden geldiği iddiasının ispatlanamadığını,ikale sözleşmesinde teklifin işveren tarafından geldiğinin kabulü halinde ise; sözleşmede tanınan haklar değerlendirildiğinde, davacının bu halde zaten hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti dışında bir menfaatin sağlanmadığı, davacının davalı işyerinde çalıştığı konum ve aldığı ücrete göre makul yarar ve ek menfaat koşunun da gerçekleşmediğini, bu şekilde ikale sözleşmesine itibar edilmeyerek aslında davalı tarafından yapılmış bir fesih olduğu kabul edilerek feshin haklı ya da geçerli olup olmadığının değerlendirilmesinde ise; davalı her ne kadar davacının çok sayıda hatalı fatura düzenlediğini ileri sürmüş ve bu konuda tanık dinletmişse de, bu konuda davacının özlük dosyasında hiçbir yazılı belgenin olmadığı, davalı iddialarına ilişkin yazılı hiçbir belgenin sunulmadığı, bu konuda davacıdan hiç savunma istenmediği, davalı gibi kurumsal bir firmanın iddia konusu olaylarla ilgili hiçbir şikayette bulunmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olması nedenleriyle davalı tarafından yapılmış haklı ya da geçerli bir feshin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E) İstinaf Sebepleri: Davalı vekili; davacının kendi isteği ile iş akdini sonlandırmak istediği, bunun üzerine ikale sözleşmesi imzalandığı, bütün hak ve alacaklarının ödendiği, sözleşme imzalanırken müzayaka haline olmadığı, makul yarar sağlandığını savunarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talebi üzerine ikale ile iş akdinin sonlandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. G) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H) Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda davacıdan gelen talep üzerine ikale ile iş akdinin sonlandığından İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki ikale sözleşmesinde davacının istifa yoluyla sonlanacağını bildirmesi üzerine ikale sözleşmesi yapıldığı yazmaktadır. Davacı işçiden bu yönde bir istek geldiği yönünde yazılı bir belge sunulmadığı gibi bu şekilde bir açıklama ile davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmiş olması kendi içinde çelişkilidir. Ayrıca ikale sözleşmesinin imzalanmasından 19 gün sonra davacının işe iade davası açmış olması, iş sözleşmesini sonlandırma talebinin işçiden geldiği iddiasının ispatlayamadığı, ikale sözleşmesinde teklifin işveren tarafından geldiğinin kabulü halinde dahi sözleşmede tanınan haklar değerlendirildiğinde, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti dışında bir menfaatin sağlanmadığı, davacının konumu ve aldığı ücrete göre makul yarar koşulunun gerçekleşmediği açıktır. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, 3-Davacının yasal süre içinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, 4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine rağmen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine, 5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Alınması gereken 35,90 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 karar- ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 217,00 TL tebligat, posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne kararın bir öğneğinin Bölge Adliye Mahkemesine'ne gönderilmesine, Kesin olarak oybirliği ile 23.05.2018 tarihinde karar verildi.