Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7412 E. , 2024/5569 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7412 Karar No : 2024/5569 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına vesayeten ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7412 E. , 2024/5569 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7412 Karar No : 2024/5569 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına vesayeten ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya Barosu'na kayıtlı avukat olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde belirtilen avukatlığa engel "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle anılan Kanunun 135/5. ve 136/1. maddeleri gereğince meslekten çıkarılmasına ve aynı Kanunun 154/1.maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar işten yasaklamasına dair ... tarih ve E:..., K:...sayılı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E..., K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanacağının hüküm altına alındığı, uyuşmazlık bu bağlamda ele alındığında davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçu nedeniyle 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve bu cezanın Yargıtay... Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği, dolayısıyla Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinde sayılan avukatlığa engel hallerden birini teşkil ettiği anlaşılan mahkumiyeti bulunan davacının aynı Kanunun 136. maddesinin 1. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve aynı Kanunun 154/1. maddesinin amir hükmü gereğince tedbiren işten yasaklanması yönündeki Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararına yönelik itirazının reddine ilişkin dava konusu ... tarih ve E..., K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, disiplin soruşturmasında davacının sözlü savunmasının dinlenmediği, öte yandan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan Yargıtayca onanarak kesinleşen mahkumiyet kararına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenilmesi gerektiği, hakkında mahkumiyet kararı verilen suç tipinin dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, sahtecilik gibi mesleğin onur ve saygınlığına halel getirecek nitelikte olmadığı, nitekim davacının da mesleğini kamu personeli olarak değil serbest olarak icra ettiği, mahkumiyet kararına konu suçun avukatlık mesleğini serbest olarak icraya engel görülmesinde orantısızlık bulunduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerce temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, temyiz başvurusunun ise reddedilerek Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı onama kararı ile kesinleştiği görülmektedir. Davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine Antalya Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile 1136 sayılı Kanunun 135/5 ve 136/1. maddeleri gereğince davacının meslekten çıkarılmasına ve aynı Kanunun 154/1. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar davacının tedbiren işten yasaklanmasına karar verildiği, davacı vekilinin bu karara karşı yaptığı itirazın reddi ile baro disiplin kurulu kararının onanmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığa kabul şartları" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerektiği, "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinde, "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : a) (Değişik bend: 23.01.2008 - 5728 s.k/madde 326) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak, b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak,"; 34. maddesinde, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."; "Disiplin cezalarının uygulanacağı haller" başlıklı 134. maddesinde, "Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır."; "Disiplin cezaları" başlıklı 135/1-5. maddesinde, "Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir."; "Cezaların uygulanma şekli" başlıklı 136/1. maddesinde, "Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır."; "Savunma hakkı" başlıklı 137. maddesinde, "Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur."; "Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri" başlıklı 140. maddesinde, "Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz. Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması, ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu halde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır. Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır. Baro yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadırlar."; "Disiplin kurulunda duruşma" başlıklı 144. maddesinde, "Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde, yönetim kurulunun iletmesi üzerine, disiplin kurulu, incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur. Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır. Duruşma gizli olur. Disiplin kurulu incelemeyi ivedilikle ve herhalde kararın kendisine gelişi tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırmak zorundadır. Ceza davasının sonucunun beklenmesini gerektiren haller saklıdır."; "İşten yasaklanma" başlıklı 153. maddesinde, "Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu karariyle, tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir. Kararın verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır. Ancak, baroya bildirdiği büro adresine tebligat yapılamayan avukatın ayrıca çağrılması ve dinlenmesi zorunlu değildir. Disiplin kurulu, bu karara esas olacak delillerin hangi sınır dahilinde gösterilip inceleneceğini, istekle bağlı olmaksızın, serbestçe takdir eder. Karar, hakkında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ olunur ve bu karar verildiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak, karara karşı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz olunabilir. İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz. Bu husustaki itirazlar ivedilikle ve en geç bir ay içinde karara bağlanır. İtiraz yerinde görülürse karar kaldırılır. İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur."; "İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller" başlıklı 154. maddesinde, "Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya (...) (...) 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur. Yukarıdaki fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca haklarında işten yasaklama kararı verilmeyen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan vereceği kararla işten yasaklanırlar."; "Disiplin kurulu kararına karşı itiraz" başlıklı 157. maddesinde, "Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler. Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. (...)" hükümleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda; Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığının baroya bildirilmesi üzerine Baro Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile disiplin soruşturması açıldığı, soruşturma kapsamında davacının yazılı savunmasının alındığı, soruşturmayı yürüten raportör avukatın raporu doğrultusunda disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, ... tarih ve ... esas sayılı Baro Disiplin Kurulu Başkanı imzalı yazı ile davacıya hakkında kovuşturma açıldığı bildirilerek 10 gün içerisinde tüm savunma ve delillerin yazılı olarak bildirilmesi ve duruşma isteği bulunmakta ise bu hususu yine aynı süre içinde bildirmesinin istenildiği, bu yazının 24.02.2017 tarihinde davacıya bizzat tebliği üzerine davacının 06.03.2017 tarihli dilekçesiyle savunmalarını bildirerek aynı zamanda duruşma isteminde de bulunduğu, 04.07.2017 tarihli Baro Disiplin Kurulunun birinci oturumuna ilişkin tutanakta, davacı avukatın "duruşma talebinin olmadığı" belirtilmek suretiyle 1136 sayılı Kanunun 140/2. maddesi gereğince disiplin kovuşturmasının ceza davasının sonuna kadar bekletilmesine karar verildiği, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bu defa Baro Disiplin Kurulunun 24.07.2018 tarihli ikinci oturumunda, avukat hakkında verilen cezaya ilişkin suçun avukatlığa engel hallerden olması nedeniyle 1136 sayılı Kanunun 153/1. maddesi gereğince tedbiren işten yasaklama kararı verilebilme ihtimaline binaen "tedbir duruşması" yapılması amacıyla re'sen duruşma açılmasına karar verildiği, davacı avukatın halen ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunması nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne yazı yazılarak duruşma gün ve saatinde ilgilinin hazır bulundurulmasının istenildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun ... tarih ve ... Muh. sayılı yazısı ile hükümlü ve tutukluların baro disiplin kurullarınca yapılacak olan duruşmalara katılabilmelerinin 5275 sayılı Kanunun 92. maddesi kapsamında yer almadığı, hükümlü/tutukluların ceza infaz kurumu dışına çıkarılmasının hem ceza infaz kurumunun düzenini tehlikeye düşürebileceği, hem de terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkan sağlayabileceği değerlendirilerek talebin reddine karar verildiği, Baro Disiplin Kurulunun üçüncü oturumu olan 29.08.2018 tarihli oturumunda, tedbiren işten yasaklama kararı verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine TBB Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararı için ilgilinin dinlenmesi veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olmasının şart olduğuna yönelik kuralın yerine getirilmemesi gerekçe gösterilerek itirazın reddine ve kararın onanmasına karar verildiği, Bakanlıkça bu karar geri gönderilmiş ise de TBB Disiplin Kurulunca 08.03.2019 tarihli karar ile önceki kararda ısrar edildiği, bu ısrar kararına karşı Adalet Bakanlığınca açılan iptal davasında, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "Avukat hakkında duruşma yapılmadan tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararı verilmesinin, Kanunen verilmiş bir hak olan dinlenme (savunma) hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı" gerekçesiyle ret kararı verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ...K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği, öte yandan davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine Antalya Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 1136 sayılı Kanunun 135/5 ve 136/1. maddeleri gereğince davacının meslekten çıkarılmasına ve aynı Kanunun 154/1. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar davacının tedbiren işten yasaklanmasına karar verildiği, davacı vekilinin bu karara karşı yaptığı itiraz dilekçesinde müvekkilinin duruşma yapılması talebinin dikkate alınmadığı belirtilerek meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının duruşmalı olarak yeniden yapılması isteği üzerine TBB Yazı İşleri Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ...sayılı yazıları ile duruşma günü ve saati bildirilmesine karşın davacı vekilinin mesleki mazeret bildirerek duruşmaya katılamaması üzerine dosya üzerinden inceleme yapılarak itiraz ret-onama kararı verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, hakkında disiplin kovuşturması açılan avukatın isteği üzerine baro disiplin kurulunca duruşma açılmasının zorunlu olduğu, bu hususta idareye takdir yetkisinin tanınmadığı, aynı zorunluluğa hakkında ceza kovuşturması yürütülen avukat ile ilgili tedbiren işten yasaklama kararı verilmesinden önce ilgilinin sözlü savunmalarının alınması gerektiği belirtilmek suretiyle Kanunun 153. maddesinde de yer verildiği, buna mukabil baro disiplin kurulu kararına karşı yapılan itirazlarda ise duruşma açılmasının, Birlik Disiplin Kurulunun ihtiyarına bırakıldığı görülmektedir. Bu durumda, davacı avukatın baro disiplin kuruluna verdiği 06.03.2017 tarihli dilekçesinde, disiplin kovuşturmasının duruşmalı yapılması talebine açıkça yer verdiği halde baro disiplin kurulunun 04.07.2017 tarihli birinci oturumuna ilişkin tutanakta davacı avukatın duruşma talebinin bulunmadığı yönünde ifadeye yer verilerek dördüncü oturumda hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının mahkumiyetle sonuçlandığından bahisle esasen davacı avukatın kendisini sözlü olarak ifade etme ve savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan davacı vekilinin talebi üzerine itiraz aşamasında Birlik Disiplin Kurulunca takdiren duruşma açılmasına karar verilmiş ise de; bu hususun baro disiplin kurulunda avukatın talebi üzerine duruşma açılması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira Birlik Disiplin Kurulunun itiraz mercii olduğu, disiplin kovuşturmasına konu eylemin disiplin cezası gerektirip gerektirmediğine yönelik disiplin hukukuna özgü usul ve esaslar çerçevesinde ilk elden inceleme yetkisini haiz olmadığı, yasal düzenleme gereği yetkisinin onama, bozma veya düzelterek onama şeklinde kararlarla sınırlı olduğu, itiraz başvurusu sonucu şayet kovuşturmanın derinleştirilmesi gerektiği düşüncesinde ise ancak kararın bozularak dosyanın ilgili barosuna gönderilmesi kararı verebileceği, kanun koyucunun da bu hususu dikkate alarak itiraz başvurularında sözlü savunma talebi üzerine duruşma açılması kararını Birlik Disiplin Kurulunun takdirine bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, baro disiplin kurulunca duruşma açılarak davacı avukatın sözlü savunması alındıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 25/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Antalya Barosu'na kayıtlı avukat olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde belirtilen avukatlığa engel "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle anılan Kanunun 135/5. ve 136/1. maddeleri gereğince meslekten çıkarılmasına ve aynı Kanunun 154/1.maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar işten yasaklamasına dair ... tarih ve E:..., K:... sayılı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E..., K:...sayılı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Olayda, davacı avukatın Antalya Barosu Başkanlığına hitaben düzenlediği 06.03.2017 tarihli dilekçesinde yer alan disiplin kovuşturmasının duruşmalı icra edilmesi talebi dikkate alınmaksızın 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 144. maddesi hilafına hareket edilerek meslekten çıkarma cezası tesis edilmiş ise de; TBB Disiplin Kurulunca davacı vekilinin itiraz dilekçesindeki duruşma talebi üzerine duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin gönderildiği, davacı vekilinin mesleki mazeret sunması nedeniyle duruşma gününün ileri bir tarihe bırakıldığı ve tekrar duruşma günü tayin edildiği, ancak ikinci kez mesleki mazeret sunulması üzerine bu defa dosyanın sürüncemede kalmaması adına incelemenin dosya üzerinden yapılarak karar verildiği görülmekedir. İtiraz başvurularında duruşma açılması, yasa gereği Birlik Disiplin Kurulunun takdirine bırakılmış olup Birlik Disiplin Kurulunca baro disiplin kurulunda icrası gereken bir aşama olan duruşma safhasına ilişkin eksikliği gidermek amacıyla davacı vekilinin talebi üzerine duruşma açılmasına karar verildiğinden davacı avukatın sözlü savunma hakkının kısıtlandığını söylemeye olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmamaktayım.