7. Hukuk Dairesi 2013/1870 E. , 2013/5179 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, dava
**7. Hukuk Dairesi 2013/1870 E. , 2013/5179 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma yıllık izin ücreti ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili davacının inşaatın bitimi sonrası şirketin inşaat alanında herhangi bir faliyet ve sorumluluğu kalmadığını, davacının inşaat bitiminde kendi isteğiyle Sirya Koru Sitesinde kapıcı olarak çalışmak için sözleşmesini feshettiğini davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iş akdinin tazminat gerektirmeyecek surette feshedildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120 nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İşyerinin miras yoluyla intikali 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 599 uncu maddesinde düzenlenmiş, sözü edilen madde hükmünde mirasbırakanın ölümü ile mirasçıların bir bütün olarak mirasa hak kazanacakları açıklanmıştır. İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Davalı taraf 31.12.2007 tarihinde davacının çalıştığı inşaatın bitirilerek işin geçici kabulle kooperatife teslim edildiğini savunmaktadır. Davacı 24.10.2011 tarihli dilekçesiyle 2008 yılının 6. ayından itibaren Site Yönetimince karar alınarak kapıcı olarak çalıştırılmasına karar verildiğini karar defterinin eline geçmesi ile öğrendiğini beyan etmiştir. SGK belgeleri nazara alındığında 9.8.2006 tarihi ile 1.6.2008 tarihleri arasında davacının değişik işveren numaraları üzerinden olsa da davalı şirket tarafından sigorta giriş-çıkış kayıtlarının bildirildiği, 10.3.2010-18.7.2011 tarihinde dava dışı Sirya Koru 10 Site Yönetimi tarafından giriş-çıkış kayıtlarının kuruma bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından 1.6.2008 ile 10.3.2010 tarihleri arasında iş akdinin devam edip etmediği etmişse hangi işveren bünyesinde devam ettiği, fasılasız devam söz konusu ise devir olgusunun bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Bu hususta gerekli araştırma yapılarak akdin fasılasız devam ettiği sonucuna varılması halinde en son çıkış verilen 18.7.2011 tarihinde akdin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sonlanıp sonlanmadığı belirlenerek kıdem tazminatı ödenecek şekilde sonlandırıldığı kanaatine varılması halinde davalı işverenin kendi dönemiyle ve o tarihteki en son brüt ücret üzerinden hesaplanacak miktarla kısıtlı olarak kıdem tazminatından sorumluluğuna gidilmeli, devir olgusunun tespiti halinde ihbar ve yıllık izin ücretlerinden devralan işverenin sorumlu olacağı gözönünde tutulmalıdır. Devir olgusundan bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılması halinde ise feshe bağlı tüm alacak kalemleri bakımından davalı işverenin kendi dönemi bakımından ayrı ayrı irdelemesi yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.